Obama ve eşcinsel evlilikler

2012/05/20 Dünya,Obama,Yaşam damladogan

 

Obama’nın eşcinsel evlilikleriyle ilgili fikrini iki kızı değiştirdi

 

ABD Başkanı Barack Obama’nın “Eşcinsellerin evliliğine olumlu bakıyorum” demesi geçen haftanın çok tartışılan konusu oldu. Newsweek dergisinin “İlk eşcinsel ABD Başkanı” diye Obama’yı kapak yapması tartışmayı büyüttü. Peki Obama bu açıklamayı niçin yaptı? Yanıtı basit: “Kızlarına  eşcinselliğin neden farklı olduğunu anlatamayınca bu konudaki fikrini değiştirmek zorunda kaldı.”

AMERİKA Birleşik Devletleri Başkanı Barack Obama geçen hafta ilginç bir çıkış yaptı.
Ünlü anchorwoman Robin Roberts’a verdiği röportajında eşcinsellerin evliliğine ‘olumlu’ baktığını söyleyiverdi.
Obama’nın bu sözleri büyük yankı uyandırdı
2007 yılında ‘Değişim’ sloganıyla göreve gelen Obama eşcinsel evliliklere yeşil ışık yakan ilk Amerikan Başkanı olmuştu.
Röportaj sırasında Obama bu kararında iki kızı Malia ve Sasha’nın etkisi olduğunu söyleyerek samimi bir itirafta bulundu.
İki kızının da eşcinsel aileler tarafından büyütülmüş pek çok arkadaşı vardı.
Obama, röportajda “Evde bu arkadaşlarından ya da ailelerinden söz açıldığında farklı bir tutum sergilememizi kızlarım anlayamıyor” diyerek yaşadığı fikir değişiminin nedenini anlattı.
Başkan’a göre bu bir evrimdi.
Çünkü zaman değişiyordu ve artık bu konuda fikirler de değişmeliydi.
AMERİKA’DA 9 MİLYON EŞCİNSEL YAŞIYOR
ABD’deki eşcinsellerin nüfusu tahminlere göre 9 milyonu aşıyor.
Üstelik eşcinseller Obama’nın seçim kampanyasının da en büyük bağışçılarından…
Bu tarihi açıklamasının ardından Obama’ya destek gecikmedi.
İki yıl önce gay olduğunu açıklayan ünlü Latin pop yıldızı Ricky Martin hemen New York’ta Obama’ya destek için bir davet düzenledi.
Ricky Martin cesareti nedeniyle Başkan Obama’yı takdir ettiğini dile getirirmeyi de ihmal etmedi.
Obama da yaptığı konuşmada, ‘Artık geri dönüş yok’ sinyali verdi.
Eşcinseller gecede 1 milyon dolar bağış toplayarak Obama’nın seçim kampanyasında alacakları rolün ilk işaretini vermiş oldular.
OBAMA BU AÇIKLAMASIYLA KUMAR MI OYNADI?
ABD’de seçimlere altı aydan kısa bir süre kaldı.
Obama rakibi Cumhuriyetçi Mitt Romney’den ‘farklılaşma’ derdinde.
Romney eşcinsel evliliklere karşı olduğunu her koşulda dile getiriyor, “Evlilik sadece bir kadın ve bir erkek arasında olabilir” diyor.
Onun için Obama’nın eşcinsellerle ilgili açıklamaları, pek çok kişiye göre ‘siyasi’ bir kumardı.
İki adayın bu farklı tutumu ülkede kutuplaşmaya da yol açabilir.
Zira ABD’nin 50 eyaletinin 29’unda eşcinsel evlilikler yasak.
Obama’nın son çıkışının ülkedeki muhafazakârları Romney etrafında toplayacağı fikri konuşuluyor.
ÇAY PARTİSİ HAREKETİ CANLANIR MI?
Obama’yı fazla ılımlı politikalar yürütmekle eleştirenler olurken, Çay Partisi Hareketi’nin bir kez daha taban kazanmasından korkanlar da var.
Peki bu Çay Partisi Hareketi nedir?
Hareket ilhamını, 18’inci yüzyıldaki ünlü Boston Çay Partisi’nden alıyor.
İngiltere’nin çaya koyduğu yüksek vergiyi eleştiren Amerikalılar, 1773 yılında Boston limanına gelen gemilerdeki çayları denize dökmüştü.
Vergileri ve İngiltere’yi protesto eden bu eylem bir bakıma ABD’yi bağımsızlığına götüren süreci de başlattı.
Üstelik bu tarihten sonra ABD’nin geleneksel içeceği de çaydan kahveye dönüştü.
Çay Partisi bugün ‘radikal sağcı’ bir siyasal hareketin ismi.
Obama’yı ‘fazla sosyalist’ olmakla suçluyorlar.
Sağlık politikalarından sosyal devlet anlayışına kadar pek çok kararını eleştiriliyorlar.
Üstelik hareket pek çok konuda muhafazakâr Cumhuriyetçiler’den bile daha keskin.
2009 yılında kitlesel protestolarla ortaya çıkan bu hareket kısa sürede geniş bir tabana yayıldı.
Çay Partisi Hareketi kısa sürede ülkenin yüzde 20’sinin desteklediği bir söylem haline geldi.
İşsizlerin ve emeklilerin başını çektiği on binlerce kişi sokaklara döküldü.
2010 yılındaki kongre seçimlerinde bu hareketi destekleyen tam 138 aday Amerikan Kongresi’ne girmeyi başardı.
Böylece kongre üyelerinin yaklaşık dörtte biri Çay Partisi Hareketi’nden oldu.
Hareket son dönemde sokak eylemleri düzenlemekten vazgeçti.
Artık eylemlerine Cumhuriyetçi Parti içinde devam ediyorlar.
ABD’nin muhafazakârlaşan yüzü olarak biliniyorlar.
Siyasi gözlemciler, yaşanan son gelişmelerden endişeli.
Zira ufak bir kıvılcım protestocuları bir kez daha sokağa dökebilir.
Geçen yılki “Wall Street’i İşgal Et” eylemleriyle sarsılan ülkede yaşanacak yeni bir dalga seçimlerde Obama’yı zorlar.
Ancak Obama aynı görüşte değil…
EŞCİNSELLER İÇİN SORMA VE SÖYLEME POLİTİKASI
ABD’de 1993’te uygulamaya giren “Sorma ve Söyleme” (Don’t ask, don’t tell) politikasına göre, eşcinsellerin orduya katılmaları yasaktı.
Onun için ordudaki eşcinseller cinsel tercihlerini gizli tutuyorlardı.
Eşcinsel oldukları ortaya çıkınca da ordudan atılıyorlardı.
Obama 2011’de bu politikayı sonlandıran imzayı atınca, eşcinseller kimliklerini gizlemeden orduya katılmaya başladılar.
Ancak bu aşamaya kadar ordudaki görevlerinden uzaklaştırılanların sayısı 14 bini bulmuştu.
GENÇLER EŞCİNSEL EVLİLİĞE OLUMLU BAKIYOR
YAPILAN son kamuoyu anketleri de Amerikan toplumundaki değişimi gösteriyor.
Reuters ve Ipsos’un yaptığı son ankete göre aynı cinslerin yasal olarak evliliğini destekleyen Amerikalıların oranı yüzde 39.
Buna karşı olanların oranıysa yüzde 27.
Amerika’nın ünlü araştırma şirketi Gallup’a göre ise gay ve lezbiyenlerin ilişkilerini ‘ahlaki’ bulan ve evliliğe sıcak bakanların oranı yüzde 50’yi buluyor.
Üstelik 55 yaş üstünde yüzde 40’a düşen bu oran, 18-36 yaş grubu arasında yüzde 66’ya kadar yükseliyor.
Obama’nın kızlarına eşcinselliğin neden ‘farklı’ olduğunu anlatamaması belki tam da burada ortaya çıkıyor.
Yaş grupları arasındaki bu görüş ayrılığı değişen toplumun ve yaşanan ‘evrim’in de bir göstergesi oluyor.
2008’de sosyal medyanın önemini fark eden ve gençleri seçim kampanyasının odağına oturtan Obama bu kez de gençlere oynuyor gibi görünüyor.

, ,

Related Post

ABD seçimlerini anlama kılavuzu

Y kuşağı dünya sahnesine İspanya’da çıktı

Dinleyen dinleyene!

Bal kabağının İrlanda’dan ABD’ye yolculuğu

Yorumlarınız benim için çok önemli...