Çin’de Bo-Gu Skandalı

2012/08/05 Dünya damladogan

Çin, televizyon tarihinin unutulmaz dizilerinden Dallas’a benzer bir skandalla çalkalanıyor. Bundan kısa bir süre öncesine kadar Çin Komünist Partisi’nin yeni lideri olması beklenen Bo Şilai’nin kayıt dışı servetini yurtdışına kaçırdığı iddia edilmiş ve Mart ayında parti disiplinini bozduğu gerekçesiyle partiden ihraç edilmişti. Şimdi de karısı Gu Kailai gizli aşk yaşadığı İngiliz işadamı Neil Heywood’u zehirleyerek öldürdüğü iddiasıyla tutuklandı. Üstelik suçunu itiraf ettiği dile getirilen Gu’nun idam cezası alması bekleniyor.

 


Sözümüz meclisten dışarı… Bilirsiniz, bir ülkede seçim yakınsa, hele liderlik yarışı varsa her türlü ayak oyunu ve komplo gündeme gelecektir. Çin’i 90 yılı aşkın süredir yöneten Çin Komünist Partisi’ndeki liderlik değişimi de yaklaşıyor. On yılda bir yapılan dönüşüme iki aydan az bir süre kala parti içindeki güç mücadelesi artmaya başladı. Skandallardan nasibini alan son isim; Komünist Parti’nin kurucularından birinin oğlu, Ticaret Bakanlığı ve Dalian eyaleti valiliği gibi önemli görevler üstlenen Bo Şilai oldu. 63 yaşındaki Bo’nun bu yıl içinde Komünist Parti’nin yönetim kurulu olan Politbüro’nun daimi komisyon üyeliğine seçilmesi bekleniyordu. Hatta pek çok kişi Ekim ayındaki parti liderliği yarışında onun isminin ön plana çıkacağını tahmin ediyordu. Ancak art arda patlak veren skandallar Bo’nun siyasi hayatını bitiriverdi.

Polis şefi ABD konsolosluğuna sığındı, her şeyi anlattı

Bo Şilai’yi sona götüren süreç altı ay önce başladı. Bo, o dönemde Komünist Parti’nin Chongqing eyaleti parti sekreterliği görevini yürütüyordu. Kendisine en yakın isimlerden biri olarak bilinen polis şefi Vang Lijun Şubat ayında ABD Konsolosluğu’na sığındı. İngiliz işadamı Neil Heywood’un ölümünden Bo’nun karısı Gu Kailai’nin sorumlu olduğunu, Bo’nun da bu cinayeti ört pas ettiğini iddia etti. Can güvenliğinden endişe ettiğini, çareyi konsolosluğa sığınmakta bulduğunu söyledi. Bu olayın üzerine Bo, ‘disiplin kurallarını ihlal ettiği’ gerekçesiyle tüm görevlerinden alındı ve partiden uzaklaştırıldı. Mart ayından beri haber alınamayan politikacının ev hapsinde tutulduğuna inanılıyor. Fakat Çin’deki yaygın görüş Bo’nun partiden ihracının arkasında başka gerekçeler olduğu yönünde. Bunların başında Bo’nun hızla yükselen popülaritesi gösteriliyor. Çinli politikacılar genellikle birey olarak ön plana çıkmıyor. Buna rağmen çok sayıda yolsuzluğu aydınlatan ve suç çetelerinin yakalanmasını sağlayan Bo’nun halk tarafından bir kahraman olarak görülmesinin parti içinde rahatsızlık yarattığı düşünülüyor. Ayrıca Bo görevde olduğu sürece ülkedeki gelir eşitsizliği ile ilgili verileri de açıklıyordu. Bu ‘solcu’ yaklaşım da nüfusun en fakir yüzde 10’luk kesimine göre 65 kat daha fazla para kazanan en zengin yüzde 10’un hoşuna gitmiyordu.

İş adamı Heywood’un cenazesi neden otopsi yapılmadan yakıldı

Komünist Parti’nin eski yöneticisine bir darbeyi de karısı vurdu. Bo’nun avukat eşi Gu Kailai ve ailenin bir çalışanı İngiliz işadamı Neil Heywood’u zehirleyerek öldürdükleri iddiasıyla geçen hafta tutuklandı. Çin’in resmi haber ajansı Şinhua’ya göre Gu, Heywood’u “oğlunun güvenliğinden endişe ettiği için” öldürdü. Haberde ikilinin suçlarının sabit olduğu ve haklarındaki delillerin çürütülemeyecek kadar kesin olduğu da yazıldı. Heywood Kasım 2011’de Chongqing eyaletinde bir otel odasında ölü bulunmuştu. Aşırı düzeyde alkol tüketimi sonucu öldüğü açıklanan işadamının cesedi karısının onayı ile otopsi yapılmadan yakılmıştı. Ancak pek çok dostu, ünlü işadamının içki içmeyi sevmediğini, ölümün şüpheli olduğunu söylemişti.

Cinayetin nedeni gizli aşk mı, 6 milyar dolarlık gizli servet mi?

Peki İngiliz iş adamının, Bo Şilai ve ailesiyle bağlantısı neydi? İddialara göre Bo ve eşi, kayıt dışı kazandıkları 6 milyar dolarlık serveti yıllar içinde yurtdışına kaçırmıştı. Gu’nun sevgilisi Heywood da, çifte İngiltere’de gizli banka hesapları açmaları için yardımcı oluyordu. Heywood ailenin oğlu Bo Guagua’nın en iyi okullarda okuması için de bağlantılar buluyordu. Guagua, Heywood’un da mezun olduğu İngiltere’nin ünlü okulu Harrow’a giren ilk Çinli öğrenci olmuştu. Guagua daha sonra Oxford Üniversitesi’ne ve ABD’nin Harvard Üniversitesi’nin Master programına kabul edilmişti. Ancak 25 yaşındaki Guagua, savurgan ve lüks düşkünü hayatı nedeniyle eleştiri oklarının hedefi oluyordu. Heywood bir süre önce yıllardır ağır depresyon tedavisi gördüğü dile getirilen Gu’nun dengesiz tavırları nedeniyle ilişkisine son vermişti. Hatta bazı iddialara göre bildikleri karşısında işadamı, Guagua’yı ve aileyi tehdit etmeye başlamıştı. Yaşananlardan korkan anne Gu, sonunda otel odasını basmış, zorla siyanür içirerek Heywood’u öldürmüştü. Gu, Heywood’un çocuklarının vaftiz annesi olacak kadar aileye yakındı. Hatta iddialara göre yakın arkadaşı olan Heywood’un karısını cesedin biran önce yakılması gerektiği konusunda ikna eden de oydu.

Dava, tepki azalsın diye mi tam Olimpiyat döneminde başladı

Eğer suçlu bulunursa Çin yasalarına göre Gu idam cezası alabilir. Mahkemenin ailenin tutmak istediği iki avukatı kabul etmemesi ve bunun yerine devletin iki avukat ataması, dava ile ilgili soru işaretlerini artırıyor. Davanın zamanlaması da tepkilere neden oluyor. İngiltere Başbakanı David Cameron Çin yönetiminden defalarca Heywood’un ölümünün araştırılmasını istemişti. İngiltere’de büyük yankı bulması beklenen davanın, ilgiyi azaltmak için özellikle Londra Olimpiyatları dönemine denk getirildiği düşünülüyor. Çin hükümetinin internette dava ile ilgili haberlere sansür koyması da spekülasyonları artırıyor. Gu ve Heywood ile ilgili haber, duyulduktan kısa bir süre sonra Çin’de kullanılan Twitter benzeri internet sitesi Sina Weibo’da en çok konuşulan üçüncü konu oldu. Ancak bu habere yorum yapmak isteyen kullanıcılar ‘ilgili yasalar’ gereği yorum yapamayacakları uyarısıyla karşılaşıyor.

, , , , , , , , , ,

Related Post

Cumhurbaşkanları da aldatır: İşte bir yasak aşkın 5N 1K’sı

Bayern Münih’te ne oluyor?

Justin Bieber’e 11 gün kala

Papa’yı istifaya götüren 3 neden

Yorumlarınız benim için çok önemli...