Biri annesi diğeri oğlu için adalet arıyor

2012/09/02 Dünya,Portre damladogan

En azılı katil bile annesinin gözünde çocuk kadar masumdur. Hele de söz konusu olan kişinin haksızlığa uğradığına inanılıyorsa, ailelerin yapabileceklerinde sınır yoktur. İşte bugün gerçeğin peşine düşen iki ailenin hikayesini anlatacağım. Ukrayna’da eski başbakanı Yulia Timoşenko’nun kızı ve WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange’ın annesinin adalet mücadelesini…


Eski Ukrayna Başbakanı Yulia Timoşenko tam bir yıldır tutuklu. Bu sözler ise 32 yaşındaki kızı Eugenia’nın haykırışı: “Eğer uluslararası destek olmasaydı annem çoktan ölmüştü. Ama şimdi dikkat çekmeyi başardık, bu da onları korkutuyor.” Onlar diye bahsettiği; Kiev yönetimi. Ona göre annesinin hapishanede olmasının tek nedeni siyasi. Yaşananlar Timoşenko’nun ezeli rakibi Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in komplosu. Yanukoviç kendisine tehdit olarak gördüğü muhalif lider Yulia Timoşenko’yu bu şekilde siyasetten uzak tutmaya çalışıyor. Hatta 51 yaşındaki Timoşenko kaldığı hapishanede gardiyanlar tarafından dövülüyor. Hem zehirlenme korkusu yaşadığı hem de ona yapılan kötü muameleyi protesto etmek için zaman zaman açlık grevi yapıyor. Onun hakları için mücadele etmekse annesini bu halde görmeye dayanamadığını söyleyen kızı Eugenia’ya kalıyor. Aylardır ülke ülke gezen Eugenia sesini duyurmaya çalışarak yabancı liderlerden destek arıyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Uluslararası Af Örgütü’nden Ukrayna’ya gelen tepkiler göz önünde bulundurulduğunda bunda başarılı olmuş görünüyor. Geçen hafta Ukrayna’nın Timoşenko’nun temyiz başvurusunu reddetmesinin ardından şimdi gözler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne çevrildi. Strasbourg’daki mahkeme davayı görüp görmeyeceğini önümüzdeki günlerde açıklayacak. Fakat mahkemenin salı günü yaptığı toplantıda Eugenia yine hazır bekleyerek bu mücadeleyi her alanda sürdüreceğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

Dövmeli rockçı damatla siyasetten uzak yaşam

Eugenia yıllarca verdiği röportajlarda siyasetten uzak kalmak istediğini söylemişti. Şimdiyse pek çok kişi 28 Ekim’de yapılacak seçimlerde muhalefeti birleştirmesi gereken ismin O olduğu görüşünde. Halbuki bundan daha bir yıl öncesine kadar çok farklı bir hayatı vardı. 14 yaşındayken İngiltere’ye yerleşmiş, daha sonra da ülkenin en başarılı üniversitelerden biri olan London School of Economics’te Siyaset ve Felsefe bölümlerine kabul edilmişti. 2000 yılında Mısır’da tatildeyken barda gördüğü İngiliz rockçı Sean Carr’a aşık olmuş, barmenin Carr’ın numarasını alması için uzun uğraşlar vermişti. İkilinin ilişkisi duyulunca medyada büyük ilgi gördü. Her tarafı dövmeli bu rock şarkıcısı ve Ukrayna’nın önemli siyasi figürlerinden birinin kızı gittiği her yerde kameraların ilgisini çekiyordu. Eugenia mezun olup Ukrayna’ya geri dönme kararı aldığında Sean Carr da onu takip etti. Harley Davidson marka motorsikleti ve Rottweiler köpeği Salem ile birlikte Kiev’e geldi. Turuncu Devrim sırasında ve Timoşenko’nun mitinglerinde onlar da hep miting alanındaydı. Eugenia ve Sean 2005 yılında evlendi, Kiev’de açtıkları restoran ve dükkanlarla sakin bir hayat yaşamaya başladı. Ta ki geçen yıla kadar…

2011 hem evliliğini hem ailesini dağıttı

2011 Eugenia’nın hem ailesi hem de evliliği için çok kötü bir yıl oldu. Annesi Yulia Timoşenko Ağustos ayında tutuklandı, Ekim ayında yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerekçe 2009 yılında Rusya ile imzalanan bir doğalgaz anlaşmasında ülkesini 190 milyon dolar zarara uğratmaktı. Üstelik Timoşenko ayrı bir davada da vergi dolandırıcılığı ve zimmete para geçirmekten halen yargılanıyor. Eugenia daha sonra 6 yıllık eşiyle boşanma kararı aldı. Soyadını tekrar Timoşenko’ya değiştirdi. Babası ise Çek Cumhuriyeti’ne sığındı.

Turuncu Devrim’in ‘Gaz Prensesi’

Başarılı bir iş kadını olarak bilinen Yulia Timoşenko ticarete korsan CD satarak başlamıştı. Daha sonra iş dünyasında hızla yükselmiş, zamanla gaz endüstrisine yön veren bir isim olmuştu. Hatta ülkede ‘gaz prensesi’ olarak anılmaya başlanmıştı. Kendine özgü ördüğü sarı saçları ile ülkenin 2004’teki Turuncu Devrim sırasında demokrasinin sembolü oldu. Devrimin ardından iki dönem başbakanlık yaptı.

Oğlu için Ekvador’a gitti

61 yaşındaki Christine Assange aylardır oğlunun siyasi bir komploya kurban gittiğini kanıtlamaya çalışıyor. O Julian Assange’ın annesi. Twitter’da attığı tweetlerle insanlara gerçeği anlatmaya çalışıyor. Oğlu hakkında İsveç’te iki kadına tecavüz ettiği iddasıyla tutuklama emri var. Ama tüm dünya asıl nedenin farklı olduğunda hemfikir. Zira Assange ülkelerdeki Amerikan büyükelçilikleri ile ABD’nin gizli yazışmalarını deşifre eden internet sitesi WikiLeaks’in kurucusu. İngiltere’deyken tutuklanarak 1.5 yıl ev hapsinde kalan Assange, İsveç’e iade edileceğinin kesinleşmesi üzerine Londra’daki Ekvador Büyükelçiliği’ne kaçtı; sığınma talebinde bulundu. Çünkü eğer İsveç’ten ABD’ye gönderilirse idam cezasıyla yargılanabilecekti. Avustralyalı Christine Assange ise kendini yollarda buldu. Önce İngiltere’de milletvekillerine oğlunun İsveç’e iade edilmemesi için sağduyu çağrısı yaptı. İngiliz halkından destek istedi. Daha sonra Ekvador’a gidip Cumhurbaşkanı Rafael Correa ile bizzat görüştü. Ekvador anayasasını neredeyse ezberlemişti ve orada yazan maddelerle Correa’yı oğluna sığınma hakkı verilmesi için ikna etti. İngiltere’de alınan kararın ne kadar ‘gülünç’ olduğunu, gerçek nedenin gizlendiğini anlattı. Yapılan röportajlarda “bir anne olarak oğlumun hiç bu işe bulaşmamış olmasını dilerdim” diyor. Bir vatandaş olaraksa gücün nasıl kötüye kullanıldığını görmekten ve yolsuzlukların ortaya çıkmasından gururlu.

, , , , , , , , ,

Related Post

Panama sızıntılarından ne öğrendik?

Dış mihraklar, paralel danışmanlar

Yorumlarınız benim için çok önemli...