Sessiz sedasız bir devrim: Y jenerasyonu dünyayı değiştiriyor

2012/09/16 Dünya,Pussy Riot damladogan

“Bireysel, girişimci, çalışmaktan hoşlanmayan, eğlence meraklısı, kendi doğrularını savunan, fikirlerini açıkça ifade eden, teknoloji tutkunu, hızlı tüketen, birden fazla işi aynı anda yapabilen”… Uzmanlar Y jenerasyonunu tanımlarken bu özellikleri sayıyor. Yıllardır işverenlere bu kişilerin nasıl işte tutulacağı, işe nasıl adapte edileceği anlatılıp duruluyor. Ancak fark edilmeyen bir nokta var. İş hayatına alışamayan bu jenerasyon aslında sessiz sedasız dünyayı değiştiriyor.


Tarihler konusunda anlaşmazlık sürüyor ama genel kanıya göre Y jenerasyonunu 1980 ila 1999 yılları arasında doğan gençler oluşturuyor. İş dünyasında giderek daha etkin hale gelen bu jenerasyon çoğu işveren için hem fırsat hem de risk. Ancak “kendi doğrularını her koşulda savunmasıyla bilinen” bu nesil sayesinde dünya sessiz bir devrime sahne oluyor. Bir çok ülkedeki değişimin liderliğini bu gençler yapıyor.

Kendini yaktı “Arap Baharı” başladı

Bilgisayar mühendisi olmasına rağmen ülkesindeki gençlerin yüzde 31’i gibi o da aylardır işsizdi. Ailesini geçindirmek için seyyar satıcılık yapmaya başladı. Zabıtalar tezgâhına el koyunca gördüğü kötü muameleyi protesto etmek için 17 Aralık 2010 tarihinde bedenini ateşe verdi, 4 Ocak’ta hayatını kaybetti. 26 yaşındaki bu genç, kendi yaşadıklarına dikkat çekmek istiyordu. Ancak onun feryadı Arap Baharı’nın da fitilini ateşledi. Ülkede binlerce genç sokaklara döküldü. Yaşanan ‘Yasemin Devrimi’ydi… Tunus’ta 23 yıl süren Zeynel Abidin Bin Ali diktası 23 günde yıkıldı. İsyanlar Tunus’un ardından yine gençlerin gösterilerinin başını çektiği Mısır, Libya, Yemen ve Suriye’ye yayıldı. Sosyal medya ile bir araya gelen ve yaşananları yine bu kanalla dünyaya duyuran genç nesil, Orta Doğu’da yepyeni bir dönemi başlatmış oldu.

Kuzey Kore’yi şeffaflaştıracak lider

Geçen yıl Aralık ayında babasının ölümü üzerine yıllardır dünyanın en kapalı ülkesi olarak bilinen Kuzey Kore’nin başına geçti. Babası Kim Jong-il dünyanın en gizemli lideri olarak tanımlanıyordu. O dönemde Kuzey Kore ile ilgili bilenenler nükleer silah ürettikleri ve sık sık Güney Kore’yi tehdit etmek için uzun menzilli füze denedikleriyle sınırlıydı. Ancak Kim Jong-un ile birlikte ülkede değişim de başlamış oldu. Genç lider göreve geldikten iki ay sonra nükleer moratoryum ilan etti. Bunun üzerine ABD ülkeye 240 bin ton gıda yardımı yapmayı kabul etti. Zira BM’nin son raporlarına göre 24 milyon nüfuslu ülkenin 16 milyonu devletin ayda iki kez yaptığı gıda yardımına bağımlı bir şekilde yaşıyor. Ancak değişim uzun soluklu olmadı. Büyük tepkilere rağmen nisan ayında denenen uzun menzilli füze, ABD’nin yardımdan vazgeçmesine neden oldu. Öte yandan babasının medyanın elinde olan sınırlı fotoğrafına karşı onun özel hayatından kareleri sık sık basında görmeye başladık. Hatta devlet televizyonundan bir popstarla evlendiği açıklandı böylece ilk kez bir Kuzey Kore liderinin eşi kamera önüne geçmiş oldu. Kuzey Kore’de yaptığı reformlarla adından söz ettirirken bu yaz vuran Muson yağmurlarının ardından ülkesinin dış yardıma ihtiyacı olduğunu açıklaması da değişimin bir işareti olarak algılandı. Kore Savaşı’ndan sonra barış anlaşması imzalanmadığı için halen kağıt üzerinde savaş halinde olduğu Güney Kore’nin yardım teklifini kabul etmesiyse değişimin en büyük sinyali oldu.

Şili’de bakanları deviren öğrenci lideri

Şili’de bir yılı aşkın süredir süren öğrenci hareketinin başında. Eğitimin kalitesinin artması ve özelleştirilen okulların tekrar devlet kontrolüne geçmesini istiyor. Zira Şili dünyada eğitimin en pahalı olduğu ülkelerin başında geliyor. Camila’nın liderliğindeki on binlerce öğrencinin isyanı ülkeyi felç etti. Gösteriler o kadar güçlüydü ki Kültür Bakanı “olaylar ancak Camila ölürse biter” bile dedi. Devlet Başkanı Sebastian Pinera’ya destekse yüzde 26’ya kadar geriledi. Gelişmeler karşısında geri adım atmak zorunda kalındı ve öğrencilerle masaya oturuldu. Kültür Bakanı ise sözleri nedeniyle kovuldu. Ancak ülkede uzlaşma sağlanamayınca gösteriler yine şiddetlendi. Ardı ardına görevlendirilen iki Eğitim Bakanı istifa etti. Eğitime ayrılan bütçenin artırılacağı açıklansa bile bunu ‘oyalama’ olarak gören öğrenciler eğitim tamamen parasız olana kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı.

Putin’in belalısı maskeli kızlar

21 Şubat’ta Moskova’daki bir katedralde söyledikleri Devlet Başkanı Vladimir Putin karşıtı ‘ahlaksız’ şarkı hayatlarını değiştirdi. Eylem sadece birkaç dakika sürdü ve Pussy Riot üyeleri güvenlik tarafından hemen dışarı çıkarıldı. Ancak dine hakaret etmekle suçlanarak yargılanan grup üyeleri Maria Alyokhina (24), Nadezhda Tolokonnikova (22) ve Ekaterina Samutcevich (30) holiganlık suçundan ikişer yıl hapis cezasına çarptırıldı. Pek çok kişi kararın siyasi olduğu konusunda hemfikir olunca Rusya son yılların en büyük protesto gösterilerine sahne oldu. Putin dine hakaret edenlerin cezalandırılması gerektiğini savunurken toplumda tansiyon giderek arttı. Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre Mayıs ayında yüzde 60 seviyesinde olan Putin’e destek Ağustos’ta yüzde 48’e kadar geriledi.  Sokaklara inen on binlerce kişinin sesi ülkeyi 12 yıldır yöneten Putin’e karşı ilk kez bu kadar yüksek çıkıyordu. Başbakan Medvedev bile grup üyelerinin serbest bırakılması gerektiğini ima eden bir açıklama yaptı. Kendilerine Ortodoks Misyonerleri diye adlandıran bir grupsa karşı saldırıya geçti. Grup üyeleri son olarak Moskova metrosunda Pussy Riot t-shirtü giyen bir genci öldüresiye dövdü. Olayı videoya çeken ve sosyal paylaşım sitesi YouTube’a koyan grup üyeleri Pussy Riot’çular cezalandırılmadığı sürece eylemlerine devam edeceklerini söylüyor.

, , , , , , , ,

Related Post

Mal mülke değil, anılara odaklanıyoruz

Dünyayı ‘yeni nesil’ liderler kurtaracak

Kitap çocuğu değil Google çocuğu

Kimdir Kim? Dosta güven veren, düşmana korku salan lider…

Yorumlarınız benim için çok önemli...