İsrailli Ronny ve eşi Nobel’e nasıl aday oldu

2012/10/14 Dünya,Sosyal Medya damladogan

Siyasilerden birbiri ardına gelen sert açıklamalar, İsrail hükümetinin kurduğu acil SMS ve uyarı sistemleri, İran’ın verdiği gözdağı… İsrail ve İran arasında savaş çanları bugünlerde daha yüksek sesle çalıyor. Ancak halkların gündemi farklı. İki ülke halkları arasında sosyal medyada başlayan bir kampanya yaratıcılarının Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmesine neden oldu. İşte size sosyal medyada bir ‘tık’la başlayan ve Nobel’e uzanan bir kampanyanın hikâyesi.

 


Beyaz gömlekli 40 yaşlarında bir adam. Kucağında tuttuğu küçük kızının elinde İsrail bayrağı var. İşte her şeyi başlatan fotoğraf karesi bu. İsrailli grafik tasarımcısı Ronny Edry, yedi ay kadar önce İran ile tansiyonun yükselmesi üzerine bir kampanya başlatmak istedi. Kızını kucağına aldı ve bu fotoğrafı çektirdi. Eşi Michal Tamir ile birlikte fotoğrafın üzerine kısa bir mesaj yazdı: “İranlılar. Ülkenizi hiçbir zaman bombalamayacağız. Sizi seviyoruz.” Amacını anlatmak için de kısa bir video hazırladı. “Daha önce hiç tanışmadığım insanlardan nefret edemem” dedi. Televizyonlara çıkıp İran’ı bombalamaktan bahsedenlerin tüm İsrail halkını temsil etmediğini vurguladı. Siyasilere sert bir mesajı verdi: “Sizin savaşınızda ölmeye hazır değilim.”

İsrail ve İranlılar 48 saat içinde birbirlerine sevgi mesajı gönderdi

Posterin Facebook’ta yayınlanması binlerce İsrailliyi harekete geçirdi. Ronny’nin videosu bir haftada 150 bin kişi tarafından izlendi. Mesaj alınmıştı. Onun gibi düşünenler benzer yazılarla süsledikleri fotoğrafları Facebook’ sayfasına yüklemeye başladı. Kampanya 48 saatte İranlıların da dikkatini çekti. Onlar da birer birer fotoğraf yüklemeye başladılar. Bu kez mesaj “İsrailliler sizi seviyoruz”du. Ancak konan her fotoğraf bir noktayı da gözler önüne serdi. Pek çok İranlı fotoğraflarda yüzlerini göstermekten çekiniyordu. Çoğu ülkesinde bu kampanyaya destek vererek nasıl bir sorumluluğun altına gireceğini bilmiyordu. Bu nedenle de fotoğraflarda ya objektife bakmıyorlar ya da yüzlerinin sadece bir kısmını postere koyuyorlardı.

Sosyal medya sayesinde kampanya uluslararası olmayı başardı

‘İsrail, İran’ı Seviyor’ kampanyasının temeli işte böyle atıldı. Ronny’nin o videoyu çekerek internete koymasının üzerinden aylar geçti. Kampanyanın popülerliği her iki ülkede de her geçen gün arttı. Siyasiler üzerinde etkili olmuş mudur pek bilinmez ama İsrail ve İran halkı arasında köprü kurduğu kesin. Kampanyanın bu derece destek görmesi aslında devletlerin ve halkların farklı yüzlere sahip olduğunu bir kez daha hatırlatmış oldu. Zira siyasilerin söylemleri tüm insanları temsil etmiyordu… Son olarak Ronny ve Michal’in başlattıkları bu kampanya Nobel Barış Ödülleri’nin 231 adayından biri oldu. Onlara destek olmak içinse yine sosyal medyada imza kampanyaları başlatıldı.

Bir tık veya mesajla siz de ‘pasif eylemci’ olabilirsiniz

 

Bu kampanya aslında tek bir ‘tık’ veya ‘mesaj’ ile istediğini beğenen ve eleştiren bir dünyaya ya da kısaca “pasif eylemcilik” dönemine girdiğimizin de bir göstergesi oldu. Dünyanın dört bir köşesinden milyonlarca insan artık bir sayfayı beğenerek ya da takip ederek belli bir amacın savunucusu olabiliyor. Son dönemde sosyal medya üzerinden insanların ne kadar hızlı bir şekilde organize olabildiğini en net gösteren şüphesiz Kony 2012 kampanyasıydı. ABD’li sivil toplum kuruluşu “Invisible Children” (Görünmeyen Çocuklar) Orta Afrika’da olduğu tahmin edilen savaş suçlusu Kony’nin yakalanması için onun kim olduğunu anlatan yarım saatlik bir videoyu Mart ayında video paylaşım sitesi Youtube’a koydu. Video kısa bir sürede 100 milyon insan tarafından izlendi. Üstelik izleyenlerden yaklaşık 1.5 milyonu da “Beğendim” seçeneğine tıklayarak kampanyayı desteklediklerini belirtti. 60 binden fazla çocuğu kaçırarak çocuk asker olarak kullanan “Tanrı’nın Direniş Ordusu” lideri Kony’nin yakalanması için pek çok ülkede çok sayıda kişi organize oldu. Farklı ülkelerde yapılan eş zamanlı gösterilerde Kony’nin yakalanması için devletlerin harekete geçmesi istendi. Göstericilerin sesleri duyuldu. Afrika Birliği, Kony’i yakalamak için bölgeye beş bin asker gönderdi. Kony henüz yakalanamadı. Ancak bu süreç çok farklı bir şeyi göstermiş oldu. İnternetten başlatılan düşük maliyetli küçük bir kampanya devletlerin karar alma mekanizmalarını doğrudan etkileyebilmişti…

, , , , ,

Related Post

İran’ın ‘duran’ kadınları

Modern çağın uyuşturucusu: Sosyal medya

Yoksa siz de mi sosyal medya narsistisiniz?

Kim Kardashian’ın başını soyulmadan önce yaptığı paylaşımları mı yaktı?

Yorumlarınız benim için çok önemli...