İki kadın, iki sembol isim

2012/12/30 Dünya,Kadınsal Mevzular damladogan

Kadınlar bu haftayı dünyanın iki farklı ucunda ayakta geçirdi. Suudi Arabistan’da kadınların araba kullanma yasağına karşı verilen mücadelenin simgesi Manal el-Şerif kendi ülkesinden alamadığı ehliyetini Birleşik Arap Emirlikleri’nden aldı. Hindistan’da otobüste toplu tecavüze uğrayan 23 yaşındaki genç kız için ülkede başlatılan protesto giderek yayılıyor.

 


Suudi Arabistan, kadınların araba kullanmalarının yasak olduğu tek ülke. Bu sanıldığı gibi şeriat yasaklarından kaynaklanmıyor. Nedeni yıllar önce verilen bir fetva… İşte bu yasak yüzünden Arap Baharı’nın rüzgarı geçen yıl Suudi Arabistan’a kadar da ulaştı. Bu kampanyanın öncüsü 33 yaşındaki Manal el-Şerif’ti. El Şerif bilgisayar mühendisi. Eşinden boşanmış ve iki çocuğu var. Kadınların ilk kez 2015 seçimlerinde oy kullanabileceği, mirastan yarım pay aldığı, yarım şahit sayıldığı bir ülkede, Suudi Arabistan’da yaşıyor. Birey olarak sesini duyurmak istiyor. Ehliyetini yıllar önce ABD’den almış. Bu ehliyetle istediği ülkede araba kullanma hakkına sahip. Ama kendi ülkesi dışında… Suudi Arabistan’da araba kullanmak için yerel ehliyete sahip olmak gerekiyor. Ancak bu ehliyet kadınlara verilmiyor.

Suudi kadınların direksiyon devrimi

 

Manal el-Şerif yıllardır kendi ülkesinde ehliyet almanın mücadelesini veriyor. Geçen yıl direksiyon başındaki çektirdiği videosunu Youtube’ta paylaşmasının ardından ‘kamu düzenini bozduğu’ gerekçesiyle tutuklanmıştı. Dokuz gün sonra bir daha bu tarz eylemler yapmayacağı konusunda bir belge imzalayınca serbest bırakıldı. Suudi yetkililer bu sayede benzer eylemlerin önüne geçileceğini sandı. Ancak sosyal medyada büyüyen isyan durdurulamaz hale geldi. Yani Şerif sadece bayrağı diğer kadınlara devretmişti. Manal el-Şerif’in arkasındaki destekle ülkede sivil itaatsizlik eylemi başladı. “Women2drive” yani ‘Kadınlar Araba Kullanacak’ kampanyasını başlatan kadınlar araba kullanırken çektikleri videoları ardı ardında video paylaşım sitesi Youtube’a koydu. Onlarca kişi yasağın kalkması için dilekçe yazdı. Kimi gözaltına alındı, kimi kırbaç cezasına çarptırıldı. Ama şüphe götürmeyen tek gerçek yıllar sonra Suudi kadınların sürücü koltuğuna geçmeye başlaması oldu.

BAE ehliyeti almak da bir mesaj

Manal el-Şerif geçen hafta Birleşik Arap Emirlikleri’nden ikinci ehliyetini de aldı. Ehliyetinin fotoğrafını da sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan paylaştı. Altına ‘inşallah kısa sürece kendi ülkemden de ehliyetimi alacağım’ diye yazdı. Birleşik Arap Emirlikleri ona göre Suudi Arabistan’a büyük benzerlik taşıyan bir ülke. Toplum yapısı neredeyse aynı. Mesela iki ülke de dünyada en fazla android telefona sahip ülke. Oran ABD’den de Avrupa ülkelerinden de çok daha yüksek. Ancak Suudi Arabistan’da çok daha muhafazakar bir yönetim var. Manal el-Şerif’in amacı ‘kadınlar komşumuz Birleşik Arap Emirlikleri’nde araba kullanabiliyorsa biz neden kullanmayalım ki’ mesajını vermekti.

ONUN ADINI ‘DAMİNİ’ KOYDULAR

 

Onun ismi, kişi haklarına gösterilen saygı nedeniyle açıklanmadı. Hakkında tek bildiğimiz 23 yaşında ve tıp öğrencisi olduğu. Hindistan halkı ona “Damini” ismini verdi. Hintçe’de anlamı ‘yıldırım’ demek… Bollywood’un kadın hakları konusunda çekilen sembol filmlerden birindeki ana karakterin adı… Filmdeki karakter, tecavüz mağduru olan hizmetçisinin tecavüzcülerinin yakalanması için büyük bir mücadele veren bir kişiydi.

Vahşeti bindiği otobüste yaşadı

Damini’nin hayatı 16 Aralık Pazar günü değişti. Bir erkek arkadaşıyla sinemaya gitmişti. Dönüşte evine gitmek için otobüse bindi. Arkadaşı da yanındaydı. Otobüsün gitmesi gereken güzergâhtan saptığını fark ettiler. Arkadaşı neler olduğunu sordu. Tartışma çıktı. İçeride tahminlere göre altı kişi vardı. Damini’nin arkadaşını ölesiye dövdüler. Otobüsten attılar. Ardından sıra ona geldi. Hepsi tek tek tecavüz etti, dövdü. Otobüsteki vahşet yaklaşık bir saat sürdü. Bu sırada otobüs üç devriye polis aracının yanından geçti. Ancak kimse içeride olanları fark etmedi. Damini’nin bilincini yitirdiğini fark edince de yol kenarına attılar. Bulunduğunda durumu ağırdı. Geçirdiği üç ameliyatın ardından Singapur’a nakledildi. Damini şuanda hastanede hayatta kalma savaşı veriyor.* Onun adına mücadeleyi Hindistan halkı sürdürüyor.

*Bu yazı yayına hazırlandığı sırada umudumuz Damini’nin iyileşmesiydi ancak Cuma akşamı hayatını kaybetti

Kötü şöhret: Delhi ‘tecavüz’ün başkenti

Damini’nin uyandığındaki ilk cümlesi “Yakalandılar mı?” oldu. Onun istediği olmuştu; otobüsteki altı kişi de bulunmuş ve tutuklanmıştı. Ancak bu halkın tepkisini dindirmeye yetmedi. Damini Hindistan’da kadın haklarının sembolü oldu. Olay ülkenin en büyük ikinci kenti Delhi’de yaşanmıştı. Şehir gelişmişti. Fakat yıllardır ‘Hindistan’ın tecavüz başkenti’ olarak nam salmıştı. Sadece bu yıl başından beri Delhi’de 582 tecavüz vakası yaşandı. Hindistan genelindeyse sayı geçen yıl 24 bini geçti. Yani 1971’den bu yana tecavüz vakaları ülkede yüzde 873 artmıştı. Damini’nin yaşadıkları bardağı taşıran son damla oldu. Tecavüzlere dur demek için halk sokaklara dökülürken ülkede deyim yerindeyse taş taş üstünde kalmadı. Mevcut yasaları yetersiz bulan öfkeli bazı milletvekilleri tecavüzcüler için idam cezasının geri getirilmesini bile önerdi.

, , , , , , , , , , ,

Related Post

Körfez’de kadınların baharı

Başörtüsüz TV spikeri olay oldu!

Yukarıdan aşağıya protesto

Yorumlarınız benim için çok önemli...