Bir fotoğraf ölüm gerekçesi olabilir mi?

2013/03/31 Kadına Yönelik Şiddet,Portre damladogan

 

Arap Baharı sırasında kadınların davranışları Batı kamuoyundaki ‘Arap kadını’ algısını yerle bir etti. Kimi zaman yüzlerindeki boyalarla meydanlarda, kimi zaman ellerinde silahlarla cephedeydiler. Ancak bugün ‘devrim’ olan ülkelerde kadınlara baharın geldiğini söylemek zor. Devrimlerin ardından ‘eşitlik’ beklenirken Tunus’ta internete yüklenen bir fotoğraf ölüm fetvasını gündeme getirdi, dünyayı şoke etti.


Arap Baharı’nın kadın önderleri

Arap Baharı boyunca kadınlar hep ön saflardaydı. Mısır’da 28 yaşındaki Esma Mahfuz’un Ocak 2011’de internetten paylaştığı bir video isyanın fitilini ateşledi. “Tunusluların yaptığını yapabiliriz. Vatanını seven Tahrir Meydanı’na gelsin” diye haykırdı o görüntülerde. 6 Nisan Gençlik Hareketi’nin kurucularından biri oldu.
Libya’da da Kaddafi karşıtı hareketi başlatanlar kadın avukatlardı. Hatta onlardan biri, İman el-Ubeydi, gösteriler sırasında tutuklanmıştı. Trablus’ta perişan halde yabancı gazetecilerin kaldığı otele girdi. “Hapishanede Kaddafi’nin 15 askerinin tecavüzüne uğradım” diye çığlık attı. Tüm dünyanın dikkatini Libya’da yaşananlara çekti. Yemen’deki gösterileri organize eden ve ‘Devrimin Anası’ denilen Tevekkül Karman o kadar etkili oldu ki, 2011 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.

Devrim geldi, kadınlara bahar gelmedi

Ancak devrimin ardından işler değişti. Özellikle de kadınlar için… Devrimin sadece siyasi değişim değil, eşitlik de getirmesi umuluyordu. Fakat onlar bekledikleri hakları alamadı. Tekrar meydanlara indiklerinde akıllarda Tahrir Meydanı’nda askerlerin sürüklediği, mavi sütyenli, isimsiz bir kadın kaldı sembol olarak. Bu kez seslerini duyurmak için ‘farklı’ yöntemlere başvurdular. İnternet, mücadelelerini en kolay yürütebilecekleri alandı. Açılan bloglar, atılan tweetlerle sesleri daha yüksek çıkmaya başladı. Fakat aralarından sıyrılan bir isim için bu, ölüm fetvası demekti…

Göğüsler bıçaktan keskin olursa

Onun hakkında tek bilinen 19 yaşında ve adının Amina olduğu. Takma isim mi yoksa gerçek mi belli değil. Tunuslu Amina, 11 Mart’ta FEMEN’in Facebook sayfasına iki fotoğraf yükledi. Birinde Arapça “Bedenim bana aittir, kimsenin şeref kaynağı değildir,” diğerindeyse İngilizce “S..kiyim sizin ahlakınızı” yazılıydı. Bu hareketi Tunuslu muhafazakarları; muhafazakarların tepkisi de tüm dünyayı ayağa kaldırdı.

Fetva: Kırbaç cezası veya recm edilsin

Fotoğrafın yayınlanmasının ardından Tunus’taki Ahlakı Koruma Komisyonu hemen devreye girdi. Komisyonun Başkanı olan din adamı Alami Adil, Amina’nın şeriat yasalarına göre 80-100 kırbaç cezasına çarptırılacağını söyledi. Fakat Selefi din adamının kişisel görüşü farklıydı. Ona göre bu diğer kadınlara da fikir vereceği için bulaşıcı bir hastalık gibi yayılma ihtimali bulunuyordu. Bu yüzden Amina’nın karantina altına alınması hatta recm edilmesi gerekiyordu… Hakkında dava açılan Amina şeriat hukukundan kurtarsa bile iki yıl hapse mahkum olması ve 800 dolar tazminat ödemesi gündemde.

Asıl cezayı ailesi mi verdi?

Bu gelişmelerin ardından Amina ile iletişim bir anda kesildi. Telefonu da Facebook sayfası da kapandı. Ailesinin onu akıl hastanesine kapattığı iddia edildi. Ailenin Amina adına tuttuğu avukat bunu reddetti, “Amina güvende” dedi. Fakat Amina’nın halası video paylaşım sitesi YouTube’a yüklediği görüntülerde “Bizim için Amina ölmüştür. Yaptıklarının cezasını çekmeli. Babası ilk günden beri ağlamaktan helak oldu. Amina ülkesini de Tunus kadınlarını da temsil etmiyor” açıklaması yaptı.

Madalyalı atlet Ghiribi de tepki görmüştü

Üstelik Amina Tunus’ta bu tavra maruz kalan tek kadın değil. 2012 Londra Yaz Olimpiyatları’nda Tunus’a madalya kazandıran Habiba Ghiribi de muhafazakarların tepkisini çekmişti… Habiba, 3000 metre su engelli yarışını ikinci sırada tamamlayarak olimpiyatlarda ülkesinin bayrağını dalgalandırdı. Madalyasını ‘Yeni Tunus’a, Tunus kadınlarına ve Tunus halkına’ ithaf etti. Ne var ki madalyasını armağan ettiği Tunus halkı onunla pek de gurur duymadı. Aldığı tepki sertti. Sosyal medyada saldırıya maruz kaldı. Yarı çıplak bir kadının, hem de Ramazan ayında kendilerini temsil etmesi muhafazakarların hoşuna gitmemişti. Pek çok kişi bunun Tunuslu bir kadına yakışmadığını söyleyerek tepki gösterdi.

Amina’ya destek için bir imza da siz atın

Ukraynalı kadın hakları grubu FEMEN 4 Nisan’ı ‘Amina ile Dayanışma Günü’ ilan etti. O gün dünyanın dört bir yanındaki insanlar seslerini Tunus yönetimine duyurmaya çalışacak. Twitter’da açılan #Amina etiketiyle kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor. Tunus hükümetine gönderilmek için de change.org üzerinden bir imza kampanyası başlatıldı. Atılan imzaların sayısı bir haftada 100 bini aştı. Amaç 150 bin imza toplamak. Dünya çapında çok sayıda kadın da vücutlarına ‘Free Amina’ yani ‘Amina’ya özgürlük’ yazarak fotoğraflarını internete yüklemeye başladı. Tunus’ta kendini yakan seyyar satıcı Muhammed Buazizi Arap Baharı’nı başlatmıştı. Bakalım Amina hangi fitili ateşleyecek ve neleri değiştirecek?

, , , , , , , , , ,

Related Post

FEMEN’in ülkesini alev alev yakan hafta!

Bingazi’den yükselen dalga nerelere ulaşır, ABD’de ne olabilir

Yorumlarınız benim için çok önemli...