İçinden şiddet geçmeyen protestolar

2013/06/23 Dünya,Siyaset damladogan

Gezi Parkı protestoları yaklaşık üç haftadır devam ediyor. John Lennon’ın “Şiddetle nasıl başa çıkacaklarını bilirler. Başa çıkmayı bilmediği tek şey pasif direniş ve mizahtır” sözü kulaklarımızda yankılanırken gösteriler önce birbirinden eğlenceli duvar yazılarına dönüştü. Ardından başlayan Duran Adam eylemi ise çığ gibi büyüdü. Bazılarına komik hatta saçma gelse de belirli kurallara uymayı reddederek sisteme tepkinin gösterildiği pasif direniş sayesinde aslında yıllardır büyük başarılar elde edildi. İşte o hikâyelerden bazıları…


Pasif direnişin babası Gandhi

Pasif direniş denince akla ilk gelen isim şüphesiz Mahatma Gandhi. Mücadelesine 1800’lü yılların sonunda Güney Afrika’dayken siyahların ve Müslümanların hakları için başladı. Batı’nın dayattığı giysileri çıkarttı. Vücuduna beyaz bir örtü geçirerek pasif direnişe başladı. Ülkesi Hindistan’a döndükten sonra bu kez amacı İngiltere’den bağımsızlık kazanmaktı. 1930 yılında düzenlediği tuz yürüyüşü ise tarihin en ilginç protesto gösterilerinden biriydi. 61 yaşındaki Gandhi İngilizlerin koyduğu tuz vergisini protesto etmek ve denizden tuz çıkarmak için 23 günlük bir yürüyüşe çıktı. O bu yolculuğa yanındaki 78 yoldaşı ile birlikte çıkmıştı. Ancak ilerledikçe peşine binlerce kişi katıldı. 24’üncü günde Gandhi denize ulaştı ve bir avuç tuz çıkardı. Böylece bir Hindu’nun denizden tuz elde etmesini yasaklayan yasayı ihlal etti. O gün Gandhi ile birlikte 80 bin kişi tutuklandı. Ancak İngiltere’ye karşı başlatılan harekette bir tuz tanesi Hindistan’ın bağımsızlığına giden yolun önünü açmış oldu.

21’inci yüzyılın Gandhi’si: Hazare

Son dönemde Hindistan’da gündemde olan bir diğer isimse Anna Hazare. Pek çok kişi onu Hindistan’ın yeni Gandhi’si olarak niteliyor. 2011’de polisin verdiği izinle 15 günlük açlık grevine başladı. Ülkedeki yolsuzlukların önüne geçilmesi için sert bir yasa hazırlamıştı ve bunun kabul edilmesini istiyordu. Ona göre Hindistan bağımsızlığını kazansa da yolsuzluklar yüzünden halk halen özgür değildi. Bu nedenle de mücadelesini İkinci Bağımsızlık Savaşı olarak adlandırdı. Yüz binlerce kişi onu desteklemek için sokağa döküldü. Hükümet önce direndi, sonra daha yumuşak bir yasa hazırladı. 76 yaşındaki Hazare açlık grevine devam ederek kararlılığını gösterdi. Sonunda yönetim geri adım attı ve onun hazırladığı yolsuzluk yasasını kabul ettiğini açıkladı. Ancak aradan geçen iki yıla rağmen yasanın meclisten geçmemesi üzerine Hazare bu hafta bir kez daha Yeni Delhi yönetimine seslendi ve yasa kabul edilmezse 2 Ekim’de yeniden açlık grevine başlayacağını duyurdu.

Tiannanmen’de tankları durduran adam

 Çin’in Tiananmen Meydanı’nda yaşananlar hafızalara tek bir fotoğraf karesiyle kazındı. 15 Nisan 1989’da Çin’de öğrenciler yönetime tepki göstererek ayaklanmıştı. Pekin’in ünlü Tiananmen Meydanı’nı dolduranlar demokrasi ve özgürlük talep ediyordu. Olayların giderek büyümesi üzerine orduya 4 Haziran’da vur emri verildi. O gün Tiananmen’de korkunç bir katliam yaşandı. Resmi kaynaklara göre 300, Çin Kızılhaçı’na göreyse üç bin kişi hayatını kaybetti. Katliamdan bir gün sonra çekilen görüntüler olayın sembolü oldu. O karede bir adam koskoca tankların karşısında dimdik duruyordu. Tanklar ilerlemek için manevra yapmak istemiş, o ise yine tankların önüne geçmişti. Sonunda tek başına dört tankın durmasını sağlamıştı.  Kim olduğu ya da sonrasında başına ne geldiği halen net değil. Kimi kaynaklar hapse girdiğini, kimi idam edildiğini söylüyor. Çin ise adamın kim olduğunu belirleyemediklerini savunuyor. Elindeki pazar filelerinden yapılan yorum evine gitmekte olan ‘sıradan’ bir vatandaş olduğu yönünde. Tek bilinen ‘tank adam’ ya da ‘meçhul asi’ ismiyle anılan bu adamın çığlıkların tarih yazdığı.

Süngünün ucundaki çiçek

Sekiz yıl süren Vietnam Savaşı bir süper gücün 17 milyonluk küçük bir ülkede nasıl bataklığa saplandığının öyküsü oldu. 1965’te başlayan savaş Amerikan halkı için büyük bir hayal kırıklığıydı. Bu süre boyunca savaşın kendisi kadar yapılan savaş karşıtı gösteriler de dikkat çekti. Bunlardan biri de 17 Nisan 1965’te Washington’da düzenlenen yürüyüştü. 25 bin kişinin katıldığı bu gösteri aslında büyük değildi. Ancak Amerikan gençlerinin polislerin onlara doğrulttuğu silahların süngülerine çiçek yerleştirdiği görüntüler protestoların sembolü haline geldi. Bu eylem Vietnam Savaşı sırasında düzenlenen hemen her protesto gösterisinde tekrarlandı.

John Lennon yatak odasını açtı

Vietnam Savaşı’na karşı düzenlenen unutulmaz protesto eylemlerinden biri de Beatles grubunun üyelerinden  John Lennon ve eşi Yoko Ono’nun 1969’daki ‘yatak eylemi’. Evlenmelerinin yarattığı kamuoyu ilgisinden faydalanan ikili balayındayken bir hafta yataktan çıkmayacaklarını açıkladılar. Magazin basınının ilgi odağı haline gelen çiftin odasına yüzlerce gazeteci akın etti. Basın sansasyonel haber peşindeyken ikili yaptıkları her açıklamada dünyanın ilgisini Vietnam Savaşı’na çekti.

Irak için ölen Amerikalılar

ABD’de son dönemin en ses getiren eylemlerinden biri de 15 Eylül 2007’de düzenlenen Irak Savaşı karşıtı protestoydu. Gösteride başkent Washington’daki Kongre binası önünde toplanan binlerce kişi yere ölü gibi yatmıştı. Irak’ta hayatını kaybedenlere dikkat çekmek ve savaşın biran önce bitmesi için Bush yönetimine çağrıda bulunmak için yapılan eylemin ardından 200’e yakın kişi gözaltına alındı.

Raylarda insan zinciri

Nükleer karşıtı eylemler arasında en dikkat çekeni Fransa – Almanya sınırında düzenlenen protesto gösterileri. Fransa’da işlenen nükleer atıklar Almanya’nın Gorleben kenti yakınlarındaki bir atık deposuna gömülüyor. Bu atıklar ise trenlerle taşınıyor. İlk kez 2003 yılında başlayan eylemde insan zinciri oluşturan binlerce gösterici trenin geçişini engellemek için tren raylarını işgal etti. Kimi rayların üzerine yattı, kimi gitar çaldı. Dünyanın dört bir yanındaki televizyonlarda canlı yayınlanan bu eylem nükleer atıkların tehlikelerini de herkese duyurmuş oldu. Benzer eylemler artık her yıl düzenleniyor.

Pasif direnişin kitabı da var

Amerikan teorisyen Gene Sharp’ın 1973 tarihli üç ciltlik Şiddetsiz Eylem Politikası pasif direnişin kitabı olarak görülüyor. Bu çalışmadaki “198 Şiddetsiz Eylem Yöntemi” başlıklı liste ise sivil itaatsizliğin mihmandarlığını yapıyor. Duran Adam eylemi de işte bu listede 163’üncü sırada. Şarkı söylemekten sembolik kıyafetlerin giyimine, toplu yürüyüşlerden oturma eylemlerine listede pek çok ilginç madde bulunuyor. 85 yaşındaki Sharp bugüne kadar üç kez Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilse de hakkında büyük tartışmalar var. Renkli devrimlerin olduğu Ukrayna, Kırgızistan, Gürcistan ve Sırbistan’ın yanı sıra Venezuela’da, 2009 cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasında İran’da ve Arap Baharı’nın fitilini ateşleyen Tunus ve Mısır’da onun öğretileriyle belli grupların devrimlere yön verdiği iddia ediliyor. Hatta Myanmar’daki hükümet karşıtı grupları 1990’lı yıllarda bizzat eğittiği öne sürülüyor. Sharp zaman içinde diktatörlerin korkulu rüyası olurken devrimlere rehberlik ettiğine inanılan kitapları otokrasiyle yönetilen pek çok ülkede yasaklandı. Hakkında CIA ajanı olduğuna dair de onlarca yazı yazıldı.

, , , , , , , , , , , , , , , , ,

Related Post

Gaz maskenizi takıp okuyun

Yorumlarınız benim için çok önemli...