Gezi Parkı out, Ay’da park in

2013/07/14 Dünya,Teknoloji,Uzay,Yaşam damladogan

Parklar ve yeşil, son birkaç aydır olduğu kadar hiç gündemde olmamıştı. Siyasilerin konuşmaları bize son on yılda 2 milyar 800 milyon ağaç dikildiğini öğretti. Sınavlarda ezberlediğimiz işçi problemlerinin formülleri hafızalarımızın derinliğinden çıkarıldı, kaç işçinin dakikada kaç ağaç diktiği bile hesaplandı. Geçen haftaysa gündem Gezi Parkı’nın tekrar halka açılması oldu. Parkta 23 gün süren yenileme çalışmaları tamamlandı ve Gezi Parkı Pazartesi günü törenle açıldı. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu hayırlı olsun diye başladığı konuşmasını “Park artık İstanbullularındır,” diyerek noktaladı.


20 Temmuz Ay’a ilk inişin yıldönümü

Ancak öyle olmadı. Eylem yapılır endişesiyle park dört saat sonra tekrar kapatıldı. Bu kez sosyal medyada ‘aç-kapa’, musluk esprileri yankılandı. İşte Türkiye gündemi bunlarla doluyken dünyanın diğer ucundan, Amerika Birleşik Devletleri’nden bambaşka bir haber geldi. Apollo 11’in ilk kez Ay’a indiği 20 Temmuz 1969’un yıldönümü yaklaşırken iki Demokrat Senatör, Ay’a insan taşıyan altı uzay mekiğinin indiği yerleri kapsayan, tarihi bir park yapalım önerisinde bulundu. İstanbullular Gezi Parkı’nın akıbetini tartışırken ABD Ay’a park yapmayı konuşmaya başladı. Fikir ilginç olsa da park eğer yapılırsa ziyaret etmek için 384 bin kilometrelik yolculuk, bir de oksijen tüpü gerekecek.

Ay’daki 17 nokta korumaya alınsın

ABD’deki öneri Maryland Senatörü Donna Edwards ve Teksas Senatörü Eddie Bernice Johnson’dan geldi. Amaç bugüne kadar ABD’nin Ay’a inen altı uzay mekiğinin yüzeye konduğu noktaların korunması. Bu mekiklerden ilk 1969’da Neil Armstrong’u da taşıyan Apollo 11’di. Sonuncusu 1972’de inen Apollo 17. Apollo serisinin 13’üncüsü Ay’a ulaşamamıştı. Senatörlere göre Ay’a tekrar astronotların gitmesi ya da turizmin başlaması durumunda, insanlığın en büyük başarılarından birinin yaşandığı bölge zarar görebilirdi. Üstelik Dünya’ya dönüş yolunda modüllerinin daha hafif kalkış yapması için sadece Apollo 11’deki astronotlar aralarında kendi uzay botları, alet-edevat ve yemek torbalarının da olduğu yüzden fazla eşyayı geride bırakmıştı. O eşyaların yanısıra hatıra olarak dikilen Amerikan bayrağı ile bırakılan aile fotoğraflarının da korunması isteniyor. Yasa tasarısı Armstrong’un Ay’da bıraktığı ilk ayak izinin UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmasını da talep ediyor.

Ay, Amerika’nın babasının malı mı

Ancak bu fikir pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Tartışmaların en temeli Ay’ın ABD’ye ait olmadığı, bu nedenle de Ay üzerine park inşa edilemeyeceği yönünde. Armstrong Ay’a Amerikan bayrağı dikmiş olsa da, bu ABD’nin Ay’a sahip olduğu anlamına gelmiyor. Üstelik uzay hukukunun temeli sayılan ve kısaca Dış Uzay Anlaşması olarak bilinen anlaşma, uzayı insanlığın ortak alanı kabul ediyor. 1967’den bu yana yürürlükle olan anlaşma hiçbir devletin uzayda egemenlik tesis edemeyeceğini belirtiyor. Bu anlaşmaya ABD ve Türkiye’nin de aralarında olduğu yüzden fazla ülke taraf. Öte yandan ABD’de geçen yıl yapılan başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin başkan aday adaylarından Newt Gingrich’in seçim vaatlerinden biri olan Ay’a daimi bir üs kurma fikri de sert tartışmalara neden olmuştu.

Sanal ortamda Apollo 11’e eşlik edebilirsiniz

Konuya ilgisi olanların sanal da olsa Apollo 11’in yolculuğunu an be an yaşama imkânı bulunuyor. Bunun için wechoosethemoon.org adresini ziyaret etmek yeterli. Web sitesi biraz yavaş çalışıyor olsa da adreste Apollo 11’in fırlatılma anından Ay yüzeyine inişine kadar geçen her aşamaya animasyonlarla tanık olunabiliyor. Üstelik o dönemde radyo ve televizyonlardan canlı yayınlanan, uzay mekiği ve Florida’daki merkez arasında yapılan görüşmeleri de eşzamanlı olarak dinleme şansı bulunuyor.
 

, , , , , , ,

Related Post

Y kuşağı dünya sahnesine İspanya’da çıktı

Yorumlarınız benim için çok önemli...