Gaz maskenizi takıp okuyun

2013/09/01 Dünya,Suriye,Teknoloji damladogan

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad kimyasal silah kullandı mı? Geçen hafta en çok tartışılan konu buydu. Bölgede savaş rüzgarları eserken ilginç ama acı tesadüf tarihte ilk kez kimyasalların yine Suriye topraklarında kullanıldığını ortaya koyuyor. Peki kim icat etmiş, kim kullanmış? İşte size kimyasal ve biyolojik silahların hikâyesi…


MS 256

 

İlk saldırı Suriye topraklarında

Olay Suriye’nin doğusunda, Fırat nehrinin kıyısında meydana gelmiş. Suriye topraklarının tabi o zamanki hakimi Roma İmparatorluğu. Bir tünelde bulunan kılıçlarını sıkı sıkı tutan 20 Roma askerinin kalıntıları, onların bir kimyasal ile öldüğünü ortaya koyuyor. Sasani İmparatorluğu, Roma kontrolündeki şehre saldırmak için şehri çevreleyen surların altından tüneller kazmaya başlamış. Romalılar da onları karşılamak için benzer bir yönteme başvurmuş. Fakat kimya Sasanilerin yanındaymış. Tahminler Sasanilerin hazırladıkları zift ve sülfür karışımını ateşe atarak kimyasal bir gaz bulutu oluşturduğu ve bu gazı da Roma askerlerinin üzerine körüklediği yönünde. Roma askerlerinin dakikalar içinde öldüğü bu saldırı tarih sayfalarına dünyanın ilk kimyasal saldırısı olarak geçecekti.

1346

Atılan cesetlerle veba yayıldı

Orta Çağı sarsan veba salgınının Kırım topraklarına gelmesi bir savaşın seyrini değiştirecekti. O dönemde bugünkü Ukrayna sınırlarındaki Kaffa kenti Tartarların kuşatması altındaydı. Askerlerin neredeyse yarısının ölmesi Tartarları zor durumda bırakırken komutanların aklına değişik bir fikir geldi. Vebadan ölenlerin cesetleri mancınıkla şehrin içine atılmaya başlandı. Vebanın Kırım’da yayılması askeri avantajı Tartarlara geçirecekti.

 

1763

Kızılderililere battaniyelerle çiçek

Yeni Dünya’nın çiçek hastalığı ile tanışması da biyolojik saldırı olarak niteleniyor. 18. Yüzyıl’da süren Yedi Yıl Savaşları sırasında iddialara göre İngilizler çiçek hastalığı mikrobu taşıyan battaniyeleri Kızılderililere vererek sessizce bir biyolojik saldırı uyguladı ve yüz binlerce kişinin ölümüne neden oldu. 1781’de Amerikan Bağımsızlık Savaşı sırasında ise İngilizler bu kez Amerikalı köleler arasında çiçek hastalığı yaymakla suçlandı.

1915

İdrarlı bezlerle korunmak

Birinci Dünya Savaşı ‘kimyagerlerin savaşı’ olarak tarihe geçti. Hem Almanlar hem de Fransızlar zaman zaman gaz bombası kullanmasıyla biliniyordu. Ancak modern zamanların ilk kimyasal saldırısı 1915’te Belçika sınırlarında oldu. Alman ordusu sarı-yeşil klor gazını savaş meydanına salması yüzlerce Fransız askerinin ölümüne yol açtı. Gaz saldırılarının artması üzerine her iki taraf da çareler üretmeye başladı. İdrara batırılan pamuklu bezlerle kimyasallardan korunmaya çalışıldı. Ancak hardal gazının savaşlarda kullanılmaya başlanması bu yöntemi de işlevsiz kıldı.

1925

‘Artık yeter’ protokolü

Birinci Dünya Savaşı’nda 100 bine yakın kişinin gaz saldırılarında hayatını kaybetmesi o zamanki adıyla Milletler Cemiyeti’ni harekete geçirdi. Hazırlanan Cenevre Protokolü ile kimyasal ve biyolojik silahların kullanımı yasaklandı. 1925’te 30 ülke imza koyarken bugün bu rakam 100’ü geçti. Bu yasağın getirilmesini en fazla destekleyen ülke olan ABD’nin anlaşmayı imzalaması ise 1975 yılında oldu.

1943

Harvard’dan Napalm bombası

Napalm, yani insanın derisini eriten yapışkan benzin gibi bir madde… İşte bunun 1943’te Harvardlı kimyager Louis Fieser ve ekibi tarafından geliştirilmesi bir kez daha dünya tarihini değiştirdi. İkinci Dünya Savaşı sırasında Napalm bombası ABD tarafından Tokyo’ya atıldı ve tek bir saldırıda 100 bin kişinin ölümüne yol açtı. Bu Nagazaki’ye atılan atom bombasında ölenlerin sayısından fazlaydı. ABD’nin içine zaman ayarlı napalm bombası yerleştirilmiş yarasaları Japonya’ya salma fikri ise stok yetersizliği nedeniyle hayata geçirilmedi. 1960’larda Vietnam Savaşı sırasında da ABD kullandığı portakal gazı kadar napalm bombasıyla da binlerce kişinin ölümüne yol açtı.

 

1980’ler

Sarin gazı dehşeti

Tek bir damlası bile etkili olan Sarin gazı ve hardal gazı Saddam yönetimi tarafından İran-Irak Savaşı sırasında sıkça kullanıldı. Üstelik geçen hafta ortaya çıkan belgeler CIA’in de bundan haberdar olmasına rağmen Irak’la istihbarat paylaşımını sürdürdüğünü ortaya koydu. 1988 yılında ise Saddam kimyasalları bu kez Halepçe’de Kürt halkına karşı kullanacak ve beş bin kişinin ölümüne neden olacaktı.

 

2001

Şarbon mektup zarfından çıktı

11 Eylül saldırılarından kısa bir süre sonra dünya bu kez şarbon saldırıları ile tanıştı. ABD’deki medya kuruluşları ve ünlü isimlere yollanan mektuplardan çıkan bu toz beş kişinin ölümüne neden oldu. Bu kişiler ABD’nin ilk bio-saldırı kurbanları olurken ülkenin bu tarz saldırılardan korunmak için ayırdığı savunma bütçesi giderek arttı ve yıllık 4 milyar dolara ulaştı. Saldırılardan sorumlu tutulan devlet memuru Bruce Ivins ise soruşturma sürdüğü sırada 2008 yılında intihar etti.

, , , , , ,

Related Post

İçinden şiddet geçmeyen protestolar

Yorumlarınız benim için çok önemli...