Piste dön Schumi!

2014/01/05 Sağlık,Spor damladogan

Aslı Nemutlu… Türkiye kayak güvenliğini onun Ocak 2012’deki ölümüyle tartışmaya başladı. 17 yaşında milli kayakçıydı. Erzurum’da antrenman yaparken pistten çıktı. Tahta kar perdelerine çarptı. Boynu kırıldı ve yaşamını yitirdi. Çok konuşuldu, çok yazılıp çizildi. Gerekli önlemler alınmamıştı, tipiye rağmen pist kapatılmamıştı. İddialar böyleydi. Ailenin açtığı davanın uzun bir süreci var. Tek bilinen gencecik bir insanın hayatının yok yere solduğu. Şimdi çok benzer bir kaza, bu kez tüm dünyanın gündeminde: Formula 1’in efsane pilotu Michael Schumacher.

Ya kaskı olmasaydı

Geçen Pazar Fransa’dan gelen haberle sarsıldı tüm dünya. F1’de 7 dünya şampiyonluğu, 91 yarış zaferi vardı Schumacher’in. Kırılması zor onlarca rekor kırmıştı. Haberler Schumi’nin pistten çıktığı ve kaza geçirdiği yönündeydi. Ancak Formula 1 grandprix’inden değil, kayak pistinden çıkmıştı. Düşmüş ve başını kayaya çarpmıştı. “Başında kaskı olmasa kesin ölmüştü” dedi doktorları. Kaskını kıracak kadar sert çarpmıştı kayalara… Peki, nerede, ne hata yapılmıştı? Schumacher mi kayak güvenliğini ihmal etmişti yoksa kayak merkezinin sahipleri mi? Güvenli kayak nasıl yapılabilir? İşte yanıtlar…

Güvenli kayağın 10 kuralı

200 milyonu aşkın kayakçı ve snowboardcu için Uluslararası Kayak Federasyonu belirliyor güvenli kayağın kurallarını. 10 kural var. Kontrol edilebilir bir hızla kaymak en önemlilerinden. Uzmanlar en iyi hızın her an durulabilecek hız olduğunu savunuyor. Kayan diğer kişilere saygı göstermek ise aslında kalan tüm kuralların üst kümesi gibi… Yani birini geçerken yeterli alanı bırakarak bilinçli davranmak, diğerlerini tehlikeye atmayacak rotalar seçmek, kayak ya da snowboardunu çıkarıp yürünmesi halinde pistin kenarından yürümek, zorunlu haller dışında pist üzerinde durmamak, her türlü işaret ve tabelaya uymak, yardıma ihtiyacı olan birine mutlaka yardım etmek ve bir kazaya tanık olunursa mutlaka yardım etmek…

Doğru ekipman kullanın

Gelelim takılması gereken aksesuarlara. Kask olmazsa olmaz. Hayat kurtarıcı. Schumacher’in durumunda olduğu gibi… Kayak ve snowboardda yaşanan 1 milyon 850 bin kazadan sadece biri ölümle sonuçlanıyor. Fakat riske girmeye gerek yok. Yaralanmalı kazaların risk oranı ise daha yüksek. Kayakçılar için kayılan her bin günde 1-2, snowboardcular içinse her bin günde 3-5 yaralanma geçirilebilir. Pek çok uzman özellikle de ailelere uyarıda bulunuyor. Çocuklar için kask takmayı bir tercih meselesi bile yapmayın diyorlar. Mümkünse sırtlık takılması da tavsiyeler arasında. Ama yine aynı önemde bir şey varsa o da doğru ekipmanı kullanmak. Yani bir arkadaşınızdan ekipmanını ödünç almamak. Boyunuza ve kilonuza uygun olan ayakkabıyı, kayak ya da snowboardu kullanmak kontrollü kaymak için büyük önem taşıyor. Gerekirse bu ekipmanları kaldığınız otelden kiralama yoluna gidebilirsiniz.

Dikkat edilmesi gereken tavsiyeler:

* Uzmanlar mutlaka bir arkadaşınızla beraber kaymanız gerektiği konusunda ısrarcı. Yalnız kaymak kaybolma ya da kaza geçirme riskini artırıyor. Eğer arkadaşınızla ayrılırsanız bile düzenli zaman aralıklarıyla belirli buluşma noktaları seçin kendinize. Tabi kayarken her türlü kaybolma ihtimaline karşı cep telefonunuzun şarjının tam olduğundan emin olun.

* Ara vermek de önemli. Kaymak çok fazla enerji isteyen bir spor. Bu yüzden sık sık dinlenin. Sıkça yemek yiyin ve sıvı tüketin. Yorulduğunuzu hissettiğinizde ‘kaç günlüğüne buradayım ki, yorulsam da olur’ düşüncesine kapılmayın. Unutmayın büyük kazalar hep yorgunlukta ve dikkat dağınıklığında meydana gelir.

* İnsanın kendi sınırlarına saygı duyması belki de en mühim erdem. Kayak pistleri eğimlerine ve zorluk derecelerine göre ayrıntılı bir şekilde renklere ayrılmıştır. Yeteneğinizi ve sınırlarınızı sizden iyi bilen olamaz. Bu yüzden yok yere gaza gelip kendinizi tehlikeye atmayın. Emin değilseniz, zor olan siyah pistlere çıkıp gereksiz heyecan yaşamanın hiçbir anlamı yok. Kayak keyfini göz göre göre işkenceye çevirmeyin.

* Öngörülebilir kazaların da önüne geçmek gerek. Mesela atlayış yapmadan önce mutlaka atlayacağınız alanı kontrol etmeniz lazım. İster yakından inceleyin, ister dürbünle uzaktan… Ancak konacağınız zeminin kayalık olmadığından emin olmadan sakın atlayış yapmayın.

Biyonik adam Schumacher

Doktorları, “Eğer bu kadar ‘fit’ bir vücudu olmasaydı Schumacher hayatta olmazdı” diyor. Dünyanın fiziksel olarak en yorucu sporlarından biri F1. Schumacher de anatomisiyle onlarca sporcu arasında sıyrılıyordu. Peki, onu bu kadar ‘farklı’ yapan, adını biyonik adama çıkaran neydi? İşte Schumi’nin günde altı saati bulan rutin egzersizinin sırları!

Beyin – kalp ilişkisi

Kalp ritmini beyin gücüyle kontrol etmek bir sürücünün olmazsa olmazlarından… Normal bir insanın 70 olan nabzı, yarış sırasında 200’e kadar çıkabiliyor. İşte bu, kontrol edilmezse bayılmalara yol açabilecek bir rakam. Bazı sürücüler nefes alış verişleri ile yarış sırasında nabızlarını düşürmeyi başarıyor. Bazıları ise yardımcı olması için yarıştan önce meditasyon haline bile giriyor. Schumacher de meditasyondan yardım alanlardan. Kalp ritmini ayarlayabilmek, saatte 300 km hızla giderken hem korkunun önüne geçmek hem de adrenalini dengeleyip hızlı kararlar vermek için hayati önem taşıyor.

Boyun

İşte F1 sürücüsü için en önemli, Michael Schumacher’in vücudunun en sorunlu bölgesi… Kask ve boyun desteği derken boynun yarış sırasında taşıması gereken yük 6.5 kiloyu buluyor. Schumi ise 2009 yılında İspanya’da geçirdiği motosiklet kazasında boynundan ciddi bir sakatlık yaşamıştı. Bu nedenle de her gün 6 saati bulan antrenmanlarında en büyük önemi boyun egzersizlerine veriyordu. Ünlü sürücü kokpit şeklinde bir egzersiz aleti dizayn ettirmişti. Saatlerce bağladığı ağırlıklarla başını bir sağa bir sola döndürerek boyun kaslarını güçlendirmeye çalışıyordu.

Kollar

Boyundan sonra bir F1 sürücüsü için en önemli bölge kollar. Özellikle de dirsekten bileğe kadar olan önkol bölgesi. Formula araçlarının direksiyonunu çevirmek normal arabalardan çok daha fazla güç istiyor. Bu da tabii kol kaslarına yük demek… Schumacher’in biyonik egzersiz kokpiti ağırlık iliştirilmiş bir direksiyona da sahipti. Böylece çalışırken, gerekli olan kol kaslarını da güçlendirebiliyordu. Kol kasları için yaptığı egzersizi daha eğlenceli hale getirmek için her gün ipli tırmanış da yapıyordu.

Kişiye özel diyet

Her yarışta 3 kilo veriyor F1 pilotları. Bu nedenle de yedikleri, içtikleri her şey büyük önem taşıyor. Nasıl ki mühendisler en iyi performansı verecek araçlar dizayn ediyorsa, takımlar da en iyi performansı verecek pilotlara sahip olma derdinde. Her pilotun tam da bu yüzden özel bir doktoru ve kendileri için hazırlanan özel bir diyet programı bulunuyor. Schumacher’in diyet programında da performansını en üst seviyede tutmak için çok düşük yağ oranı barındıran yiyecekler bulunuyordu. Yarıştan birkaç gün önce ise karbonhidrat alımını artıran bir diyet programı uygulardı. Böylece enerji seviyesini en üst düzeyde tutabilirdi.

Alkol tüket(me)mek

Podyuma çıktıklarında şampanya ile yıkanmak aslında çoğu pilotun içkiye en yaklaştıkları zaman. Schumacher için de durum benzer. Bugüne kadar gece kulüplerinde ya da elinde içki kadehiyle neredeyse hiç görüntü vermedi efsane pilot. Disiplinli yaşam tarzı onu alkollü araba kullanılmasına karşı hazırlanan kamu spotlarında ekrana bile taşıdı.


, , , , , ,

Related Post

Schumi, hayatının virajını nasıl döndü?

Yorumlarınız benim için çok önemli...