Küre ısındı ‘Arap Baharı’ geldi

2014/01/26 Dünya,Küresel Isınma damladogan

Dan Brown’un son kitabı Cehennem’in konusu… Ana karakterlerden dâhi genetikçi Bertrand Zobrist’in savunduğu akım: “Malthus’un nüfus teorisi.” Dünya nüfusu geometrik olarak artarken dünya üzerindeki kaynaklar aritmetik olarak artıyor çok tartışılan bu teoriye göre. Tabii bir noktada nüfus öyle artacak ki, kaynaklar yetersiz kalacak. Kıtlıklar savaşlara neden olacak, eğer nüfus kontrolü sağlanmazsa insanoğlu tamamen yok olacak.  Başlı başına hayli ürkütücü… Buna şimdi bir de Malthus’un 18. yüzyılda öngöremediği küresel ısınma eklendi. Kaynaklar daha da tehlikeye girdi.


İç savaş da çıkarır mı?

Pulitzer ödüllü gazeteci Thomas L. Friedman. Geçen hafta New York Times’taki köşe yazısında Nisan ayında yayımlayacağı yeni makalesinin bir nevi tanıtımını yaptı. O makale küresel ısınmanın, isyanları tetiklediğini savunuyordu. Yani Arap Baharı, Friedman’ın teorisine göre küresel ısınmadan dolayı çıkmıştı. Çok tartışılacağı şimdiden kesin. Ancak elimizdeki yerküreyi şöyle bir döndürüp de etraftaki sıcak noktalara bakmak teorinin aslında çok da uzak olmadığını gözler önüne seriyor. Buyurun size küresel ısınmanın nasıl iç savaş çıkarabileceğinin hikâyesi!

Açsan rahatsızsındır

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni bilirsiniz. Piramidin en tepesine çıkıp, bir kişinin kendini gerçekleştirebilmesi için, piramidin en altındaki nefes almak, yemek yemek, uyumak, cinsellik gibi temel ihtiyaçları gidermesi gerekir. Denklem basit. Açsan rahatsızsındır, başka hiçbir şey düşünmezsin. Bu da çoğu zaman isyana yol açar. Mısır’da da, Suriye’de de olduğu gibi. Yanlış anlaşılmasın. Kıtlık iç savaş çıkarır demiyorum. Küresel ısınmanın yol açtıkları ‘tetikler’ bu süreçleri. Hem de fazlasıyla. Küresel ısınmadan en fazla etkilenen Arap coğrafyasının ‘bahar’ın odağı olması da bu yüzden tesadüf değil.

WikiLeaks Suriye’yi de sızdırdı

8 Kasım 2008 tarihli WikiLeaks belgeleri… ABD’nin Şam Büyükelçiliği’nden yollanmış. Washington’ı uyarıyor. “Suriye’de 2006’dan beri süren kuraklık tehlikeli, büyük nüfus hareketliliğine yol açabilir” diyor. Buna göre köylerde yaşayanlar büyük kentlere göç edecek, hayat pahalılaşacak, orta sınıfın memnuniyetsizliği artacak, sosyal doku zayıflayacak. Yani istikrar bozulacak. Adeta bir kehanet… Zira bu kuraklık 2010 sonuna kadar sürdü Suriye’de. Kırsal kesimlerde yaşayan bir milyon kişi evlerini terk edip büyük kentlere yerleşti. Zamanlama manidar; ülkedeki isyan da çok kısa bir süre sonra, Mart 2011’de patlak verdi. Zaten rahatsız olan halk, Tunus ve Mısır’daki demokrasi uyanışını hızla benimsemişti…

Mısır’daki ekmek kavgası

Bir diğer örnek… Arap Baharı’nın Suriye’den önceki durağı, Mısır… Orada da ilk protestolar ekmek fiyatlarına yapılan zamla başladı. Haziran 2010’da tonu 157 dolar olan buğday fiyatı Şubat 2011’de 325 dolara çıkmıştı. Neden dünyanın dört bir yanındaki aşırı sıcaklardı. Ekmek fiyatları da zıpladı hal böyle olunca. Mısır, halkın günlük kalori ihtiyacının üçte birini ekmekle karşıladığı bir ülke… Yapılan zam da halkı doğrudan etkiledi.  Tahrir Meydanı’nındaki kıvılcım kısa sürede büyük bir yangına dönüştü.

Ukrayna’ya ver “gaz”ı

Ve bu aralar dış habercilerin kalbinin attığı meydan: Kiev’in adeta savaş alanına dönmüş Maidan’ı… Ukrayna’nın isyanı da aslında küresel ısınmaya dayanıyor. Ülkede ilk gösteriler geçen yıl Kasım ayında başladı. Nedeni, ülkenin AB ile yapacağı Ortaklık Anlaşması’ndan son anda vazgeçmesi, yerine tekrar Rusya’yla yakınlaşmasıydı. E nasıl yakınlaşmasın ki, eli mahkûm. Küresel ısınmanın etkisiyle her kış giderek daha da soğuk geçiyor Ukrayna’da. Isınma ihtiyacı, doğalgaz tüketimini doğrudan etkiliyor haliyle. Her geçen yıl daha fazla doğalgaz tüketiliyor ülkede. Doğalgaz için tek kaynak ise Rusya. Moskova’ya 60 milyar dolarlık doğalgaz borcu var Ukrayna’nın. Ülkenin milli gelirinin neredeyse üçte biri… Bu yüzden anlaşmaları feshedip yeni bir ülkeyle uzlaşmak pek de kolay değil. Üstelik Rusya yaşanan gösterilerin ardından Ukrayna’nın ağzına bir parmak bal çalmak için gazın satış fiyatını o kadar düşürdü ki, başka bir hareket alanı kalmadı Kiev yönetiminin. Yani Rusya’ya bağımlılar… Sovyetler’in etkisinden kurtulmak isteyen, AB yanlısı muhalefet ise çığırından çıkmış durumda. Sokaklar yangın yeri. Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç yönetimi geri adım atmamakta, muhaliflerse direnmekte kararlı.

, , ,

Related Post

Küresel ısınma sofranın da tadını kaçırdı

23 yıla suyumuz kalmayacak!

Yeni petrol su mu olacak?

Bordeaux şarabına veda vakti!

Yorumlarınız benim için çok önemli...