FEMEN’in ülkesini alev alev yakan hafta!

2014/02/23 Dünya damladogan

Biz onları üstsüz eylemleriyle tanıdık. Tabii eylemler sansasyonel olunca medyanın ilgisini de çektiler fazlasıyla. Ülkeleri Ukrayna’da sokaklar alev alevdi geçen hafta. Ancak onlar yoktu. Peki sokaktakiler kimdi ve erken seçim kararı nasıl geldi? İşte bir ülkeyi iç savaşın eşiğine getiren hikâye…


FEMEN şuan sokakta olmasa da Yanukoviç ile aralarındaki gerilimin voltajı hayli yüksek. Daha Aralık ayında çok konuşulan bir eyleme imza attılar. Paris’teki Ukrayna Büyükelçiliği önünde toplanıp Yanukoviç’in fotoğrafı üzerine idrarlarını yaptılar. Sadece bu da değil. Yanukoviç’in 2010’da seçildiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de FEMEN eylemi vardı. Sandıkta Yanukoviç oy kullanırken yarı çıplak salona girmiş, yaka paça dışarı çıkarılmışlardı. Bu nefretin sebebi aslında açık…

Yanukoviç yıllarca hapis yattı

Yanukoviç hayli tartışmalı bir isim Ukrayna’da. Mesele yüzünün Rusya’ya dönük oluşu ya da hakkındaki yolsuzluk iddiaları değil sadece.  İlk kez 1967’de henüz 17 yaşındayken hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkûm edildi. Afla yedi ay sonra serbest kaldı. 1970’de bu kez adam yaralamadan iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bunların hepsini ‘gençlik hatası’ olarak niteledi verdiği röportajlarda. 2004’teyse hakkında tecavüze teşebbüsten dava açıldı. Şikâyet geri çekilince dava düştü. Yüklü miktarda para verdi iddiaları dolandı etrafta. 2004’teki Turuncu Devrim’de “suçlu bir devlet adamı istemiyoruz” çığlıkları yükseldi. Ancak devrimle başbakanlık koltuğundan indirilse de 2010’da tartışmalı bir seçimlerle bu kez devlet başkanı oldu. Tabii tepkiler her geçen gün derinleşti.

Rusya Ukrayna’yı kaybedemez

İlk gösteriler Kasım ayında Yanukoviç AB ile olan ortaklık ve serbest ticaret anlaşmasını imzalamaktan vazgeçince başladı. Rusya için Ukrayna sembolik bir anlam taşıyor. Balkanlardaki eski Sovyet ülkeleri ardı ardına AB üyesi olurken, Gürcistan’la da sıcak savaş yaşayacak kadar gerildi ilişkiler. Ukrayna’yı da kaybetmek istemiyor Rusya. Her türlü doğal gaz indirimi ve maddi yardım kartını oynuyor bu yüzden de. 2010’daki seçim sonuçlarının haritalı analizleri çok açık. Anadili Rusça olan halkın yoğunluğu ile Yanukoviç’in aldığı oy oranları birebir örtüşüyor. Bu da ülke bölünür mü tartışmalarına neden oluyor işte.

Peki ya şiddet?

Hikâye çoğumuz için tanıdık aslında. Müdahale sertleştikçe halkın tepkisi de sertleşti. Bir süre sonra sokaklardakiler sadece AB yanlıları olmaktan çıktı. Masum başlayan gösteriler adım adım bir ülkeyi iç savaşın eşiğine getirdi. Sonunda Yanukoviç geri adım attı ve erken seçime gitme kararı alındı. Kendi yetkilerini artırdığı mevcut anayasadan da vazgeçti. Peki bu çözüm diplomasiyle gelmez miydi? Sokakları yangın yerine çeviren kimlerdi? İşte o gruplardan bazıları:

Futbol fanatikleri: TOMA ele geçirdiklerini duymadık henüz ama ilk günden beri Kiev’de meydandalar. Başta Dinamo Kiev olmak üzere 20’ye yakın futbol takımının taraftar grubu gösterilere destek veriyor. Amaçları hem polisin hem de provokatör sağcıların şiddetine karşı halkı korumak.

Sağ Cephe: Radikal ve milliyetçi kesim. Bir nevi Neo-Naziler. Onları fark etmek kolay… Çoğunun yüzünde tanınmamak için kar maskesi var. Halk şiddetten korunmak için bisiklet ya da kayak kaskı takarken onların profesyonel kaskları, gaz maskeleri ve kalkanları var. Atılan Molotof kokteylleri ve el bombaları hatta ateşlenen silahların onların elinde olduğu tahmin ediliyor.

Ortak Dava: Bir diğer aşırı sağcı grup… Bakanlık binalarını işgal edenler onlar. Daha ılımlı gruplar onları provokasyonla suçluyor.

Tituşkiler: Onlar da hükümetin provokatörleri. Paralı sivil milisler. Son yıllarda sık sık sokaklarda görünüyorlar. Göstericiler üzerine doğrudan ateş açan ve çatışmaya girenlerin onlar olduğu tahmin ediliyor.


, , , , ,

Related Post

Bir fotoğraf ölüm gerekçesi olabilir mi?

Yorumlarınız benim için çok önemli...