Kupa niçin kazananın olmuyor?

2014/07/13 Dünya,Dünya Kupası,Spor damladogan

Nefesler tutuldu, heyecan dorukta. Uğruna onca ter ve gözyaşı dökülen ‘o’ kupa bu gece sahibini bulacak! Peki o kupanın arkasında ne var? Yeri gelince ayakkabı kutusuna, yeri gelince hırsız çuvalına giren işte o paha biçilmez kupanın hikâyesi ve bilinmeyenleri…

 


Dünya Kupası finallerinin en duygusal anıdır bana göre. Kazanan belli olduktan sonra o ülkenin adı itinayla işlenir kupanın üzerine. Ve kupa ‘onun’ olur. Onun dediysem öyle temelli değil. Bir sonraki şampiyonaya kadar… Çünkü kupaların öyle kazanana verilmemesinin çok ilginç bir hikâyesi var.

Brezilya’nın kupası müzeden çalındı

Yıl 1970. Brezilya 3. kez Dünya Kupası’nı kazanmış. O zamanki kurallara göre kupayı 3 kez kazanan temelli evine, yani müzesine götürüyor. Brezilya da öyle yaptı. Fakat beklenmedik bir şey oldu. 13 yıl sonra kupa Rio De Janerio’daki müzeden çalındı! Üstelik o kupa Brezilya’ya gittikten sonra 1974 şampiyonası için yeni bir kupa tasarlanmıştı. Yani Brezilya’nın elindeki, son Jules Rimet Kupası’ydı. Aradan geçen yıllarda ne çalanlar bulunabildi ne de kupa. Tahminler hırsızların kupayı eritip, altınını sattıkları yönünde. Koskoca Dünya Kupası’nı çalmışsın niye eritirsin o ayrı tabii…

İngiltere’de çalılıklarda bulundu

Üstelik tek çalınma hikâyesi bu da değil. 1966’da da İngiltere’de Dünya Kupası’nın başlamasına birkaç ay kala çalındı kupa. Hemen İngiliz dedektifler girdi işin içine. Sonunda Pickles yani Turşu isimli bir köpek Londra’nın güneyindeki bir kenar mahallede buldu kupayı. Gazete kâğıdına sarılmış, çalılıkların arasına bırakılmıştı.

Ayakkabı kutusuna giren kupa

Kupayla ilgili bir diğer ilginç not… 2. Dünya Savaşı dönemi. Ülkeler bu kez maç sahasında değil, savaş alanında karşı karşıya. Kupa o dönemde 1938 şampiyonu İtalya’da. En büyük korkuları “Nazi Almanya’sı bizi işgal ederse kupayı da alır götürür”… Biz Akdeniz insanlarında genetik herhalde… Çözümü ayakkabı kutusunda bulmuşlar. Dönemin FIFA yöneticilerinden İtalyan Ottorino Barassi ayakkabı kutusuna koyup savaş bitene kadar kendi yatağının altında saklamış kupayı.

Kural değişti, replikası veriliyor

3. kez kazanın kupayı evine götürme uygulaması devam etseydi bu geceki maç çok ilginç bir mücadele olacaktı. İstatistikler 1974’teki yeni tasarım kupayla sıfırlandı. O günden bu yana Almanya ve Arjantin 2’şer kez kazandı kupayı. Yani eğer o hak devam etseydi, bu maçı alan kupanın replikasını değil, aslını koyacaktı müzesine. Fakat Brezilya’nın kupayı çaldırmasının ardından değişen kurallar en çok onları vurdu.

Kupa dediğin…

Boyu 37 santimetre. Ağırlığı 6.1 kilogram. Kupanın 5 kiloluk kısmı 18 karat altından. Taban kısmı ise bakırdan. Çok ağır olmasın diye içi boş. Aksi takdirde 50 kilo olurdu diye tahmin ediliyor.

Maç sırasında çıt çıt çıt tweet atıldı

Brezilya-Almanya mücadelesinde tüm zamanların Tweet rekoru kırıldı. Maç esnasında 35.6 milyon tweet atıldı. Yani neredeyse saniyede 6600 tweet… Turnuvanın en çok konuşulan ikinci maçı, 16.4 milyon tweet atılan Brezilya-Şili maçı, diğeriyse 14.2 milyon tweet atılan Hollanda-Arjantin maçıydı.

Brezilya-Almanya maçı sırasında Twitter’da en çok hangi oyuncu konuşuldu?

Brezilya: 1. Júlio César 2. Oscar 3. Fred
Almanya: 1. Miroslav Klose 2. Toni Kroos 3. Thomas Müller

Arşivdeki ‘farklı’ skorlar

Almanya Brezilya’ya attığı 7 golle yarı finalde en fazla gol atan takım oldu. Dünya Kupası grup maçlarındaysa rekor Macaristan’ın… 1982’deki Macaristan – El Salvador maçı 10-1 bitti. Bu skor ayrıca en ‘farklı’ skorlardan biri… 9 farklı maçların diğerleriyse 1954’te yine Macaristan’ın Güney Kore’yi 9-0 yendiği maç ve 1974’te Yugoslavya’nın Zaire’yi (şimdiki Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ni) yine 9-0 yenmesi.

Papalar arası savaş

Final maçının bir özelliği de ‘Papalar arasında’ oluşu. Geçen yıl görevi bırakan eski Papa 16. Benedikt Alman. Yeni Papa Francis ise Arjantinli ve sıkı bir futbol hayranı… Bakalım hangisinin duası tutacak ve bu ‘kutsal’ yarışı kim kazanacak?


, , , , ,

Related Post

Yeşil sahaları moda heyecanı sardı

Altı üstü bir kupa değil o

Yorumlarınız benim için çok önemli...