Robin Williams’ı yazmasam olmazdı

2014/08/17 Portre,Sinema damladogan

 ABD’li ünlü aktör Robin Williams’ın ölümüyle sarsıldık hepimiz geçen hafta. 63 yaşındaki aktör bir süredir depresyondan mustaripti. Üstüne bir de Parkinson hastası olduğunu öğrendi. Ailesine göre bu ona büyük bir yük ve korku getirdi. Dayanamadı canına kıydı… Verdiği karar, onu seven milyonları yasa boğdu.


Neden hep en çok gülen, en çok güldüren insanlar en mutsuz olur ki? Sanki kendi yakınımı kaybetmiş gibi hissediyorum haberi duyduğum andan beri. Dışarıdan bakmak dedikleri belki de. Hep gülerken görmeye alıştığım için konduramıyorum üzüntü ve ölümü ona….

İçeride kopan fırtınalar

Onun gibi dışarıdan çok güzel bir hayatı olduğunu zannettiğimiz birçok kişiden benzer haberler aldık yakın zamanda. Robin Williams’ın bipolar kişilik bozukluğu olduğu belirtiliyordu. Dünyanın en güzel kadınları diye bir liste yapılsa açık ara en üst sıralara koyacağım Catherine Zeta Jones da aynı hastalıktan mustarip. Uzun yıllardır depresyon tedavisi görüyor. ABD’li oyuncu Owen Wilson 2007 yılında depresyon sonucu intihara teşebbüs etti. ABD’li ünlü talk şovcu Ellen DeGeneres ve Matthew Perry de depresyonda olduklarını belirten açıklamalarda bulundu… Liste hayli uzun…

Çocukların son dileği

Oysaki o filmlerinde hep güldürdü bizi. Hep iz bırakan rollerde oynadı. Hayatımıza dokundu. Can Dostum’da psikolog oldu, Insomnia’da psikopat. Dadı da oldu, cin de. Eşcinsel de oldu asker de… Bende en çok yer eden filmi hangisi derseniz kesinlikle Patch Adams. Kırmızı pon pon burnuyla sevgi dolu ve eğlenceli bir doktoru canlandırdı o filmde. Ardından da kanser hastalarının umudu oldu. Öyle anılar var ki internette onunla ilgili… Kanser hastası çocukların son dileklerini gerçekleştirmek için uçak biletini alıp binlerce kilometre uzaklara seyahat etmiş defalarca. Sırf onları son kez mutlu edebilmek, yüzlerini güldürebilmek için. İyileşenler de hayatını kaybeden çocukların aileleri de sevgiyle anıyor onu…

Savaş karşıtlarını kızdırdı

Ama madalyonun hep iki yüzü olmak zorunda… Onunla ilgili bir de tartışma başladı internette. Savaş karşıtları başını çekiyor o tartışmanın. Zira ölümünün ardından Amerikan Savunma Bakanlığı daha önce yayınlanmamış görüntülerini yayınladı Robin Williams’ın. Irak, Afganistan ve Kuveyt’teki ABD askerlerini ziyaretinin ve onlara yaptığı konuşma/stand-up’ların görüntüleriydi bunlar… Ziyaretleri biliniyordu ama böyle kanlı canlı görmek, Amerikan rüyası konuşmaları ve askerlere söyledikleri hayal kırıklığı yarattı bir kesimde. “Sen de mi Brütüs” dedikleri belki de… Biz sanatçıları savaş karşıtı eylemlerde görmeye alışmıştık hâlbuki. Williams bir anda bu imajı yerle bir etti.

IŞİD üyeleri üzüntü duyarsa…

Bir de ilginç olay yansıdı basına ölümünün ardından. Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üyeleri arasında da kriz çıktı. Twitter’dan oyuncuya duydukları sevgiyi ilan eden IŞİD üyelerine örgüt içinden tepki yağdı. Kimi intihar etmiş olmasına dikkat çekti, İslam’a aykırı dedi… Kimi Williams’ın ‘Weapons of Self Destruction’ isimli komedi gösterisinde İslam ve cihatla ilgili dalga geçen sözlerinin olduğu YouTube videolarını paylaştı. “Böyle bir adama nasıl sevgi gösterisinde bulunursunuz,” diye o IŞİD üyelerine tepki gösterdi.

 

, , , , , , , ,

Yorumlarınız benim için çok önemli...