Kadın ahalisi olarak Christian Grey’de ne bulduk?

2015/02/15 Kadınsal Mevzular,Yaşam damladogan

Bugünlerde ellerinde kelepçeyle kalıp da yardım istemek için itfaiyeyi arayanlar olursa hiç şaşırmayın! Son yılların en kışkırtıcı filmi “50 Shades of Grey” vizyonda. Hazır mısınız?

 

 


Elli tonlu, her tonu birbirinden farklı, her tonu birbirinden şaşırtıcı adam: Christian Grey. Peki, Grey’de bizi bu kadar çeken ne? Gerçekten kadınların gizliden gizliye sadomazoşist fantezileri mi var? Yoksa sadece onun güçlü, kontrolcü kişiliği mi etkiledi bizi? Sanırım kadın ahalisi olarak gittik yine ‘kötü’ adamın peşine düştük. Vah halimize…

Hayalimizdeki beyaz atlı prens figürü

Kadınların çok küçük yaşlardan beri hayalini kurduğu beyaz atlı prens… Takım elbiseli, yakışıklı, zengin… Ve kaslı. Modern zamanların dayatması bir nevi… 1990’larda Özel Bir Kadın’ın Edward Lewis’i, 2000’lerde Sex And The City’nin Mr. Big’i… Milyoner, dengesiz, geçmişi sorunlu biraz ‘kötü çocuk’. Belki de biz kadınların en sevdiği… Çözmek, yaralarını sarmak için peşinden koştuğumuz… İşte bu kötü çocuğumuz son dönemde yepyeni bir karakterle çıktı karşımıza: Christian Grey.

Güçlü, kontrolcü kadınların bayıldığı erkek

Bir elinde kırbacı, diğerinde kelepçesi… O kışkırtıcı adam bir anda biz kadınları büyülemeye başladı. Hele bir de kitaptaki ‘sivri’ yönleri filmde törpülenince… Onu herhalde bu kadar özel kılan çizdiği güçlü erkek figürü… Sanırım itiraf etmek istemesek de çoğumuz bu sahiplenen erkek modelinden içten içe hoşlanıyoruz. Hem hayatta hem de yatakta ne istediğini bilen ve kontrol eden… Kitapta bana göre rahatsız edici’ yanları vardı Grey’in. Anastasia’ya asılan birine kafa göz giren, hediye ettiği cep telefonundaki GPS’ten gittiği her yeri kontrol edip, onu bulan Grey filmde yok. Daha sakin bir tablo çiziyor. Ancak yine de Anastasia’nın ne giyeceğinden, ne yiyeceğine, hangi otomobili kullanacağına, hatta ne kadar uyuyacağına her şey kendi kontrolünde olsun istiyor. Grey’in bir diğer etkileyici yanı ise Anastasia’ya olan tutkusu. Onu hayatının tam ortasına koyması… Anastasia kendisinden bahsederken bir şeyi sevdiğini ya da istediğini söylerse, Grey mutlaka yeri gelince onu bir şekilde karşısına çıkartıyor.

Grey’in Yunan tanrısı vücudu

Kitapta ‘Yunan tanrısı’ olarak anlatılan Grey ve vücudu da onu sevmemizde bir etken tabii. Grey karakteri kitabı okuyanların gözünde öyle büyümüştü ki, yapımcılar filmde o karakteri Charlie Hunnam’ın canlandıracağını duyurduklarında kıyamet koptu. Yeterince ‘tanrı’ değildi çünkü o. Hunnam eleştiriler yoğunlaşınca rolü bıraktı. Yerine son yıllarda ‘en seksi erkekler’ listesinin en üst sıralarında yer alan Jamie Dornan seçildi. O da hakkını verdi rolünün. O vücudu elde edebilmek için fazlasıyla çalışmış. Mükâfatını alınca da filmde bol bol sergilenmiş kasları. Dornan’ın eşi ise her ne kadar bu konuda başta destekleyici olsa da dayanamam diye filmi seyretmeme kararı almış.

Grey’in sorunlu ve gizemli erkek tavırları

Gizem ve sorunlu erkek figürü de Grey’de kadınları etkileyen yönler. Geçmişini soramazsın, vücudundaki yanıkların nedenini bilemezsin, sevişirken dokunamazsın, aynı yatakta uyuyamazsın. Peki, kardeşim derdin ne? Orası kocaman bir sessizlik… Tek bildiğimiz sorunlarını ‘oyun odasında’ aşabildiği… Anastasia da birçoğumuzun yapacağı gibi yaralarını sarmaya koyuluyor bu gizemli adamın. “Anlat da derdine derman olayım” diye… Ancak hep duvara çarpıyor. Sex and the City’de Carrie’yi nikâh masasında bırakan sorunlu Mr. Big’e aşık olan nesil, bu kez Grey’in peşinden koşturuyor. Sanırım biz kadınlar bu konuda iflah olmayız.


, , , ,

Related Post

Kışkırtıcı, seksi, şehvetli: İşte karşınızda Christian Grey!

Yorumlarınız benim için çok önemli...