Dijital hafızayı silmek mümkün mü?

Dijital hafızayı silmek mümkün mü?

12 Nisan 2015 0 Yazar: damladogan

Türkiye gündemi her gün değişiyor bir gündem fazlamız var malumunuz. Ama geçen haftaya damgasını vuran olay sosyal medya yasaklarıydı. Amaç teröristlerin şehit ettiği savcının rehin alınmış halinin görüntülerinin dijital hafızadan yok edilmesiydi. Peki, bunda ne kadar başarılı olunabildi? Bugüne kadar kimler sanal âlemden neler sildirdi? Google kimi unuttu kimi unutmadı? Buyurun bakalım…

 


Son dönemde başucu kitabım… George Orwell’in meşhur 1984’ü. Ana karakteri Wilson’ın çalıştığı Arşiv Dairesi en sevdiğim bölümlerinden kitabın. Arşivcilerin görevi tarihi ‘düzeltmek’ o kitapta. Mesela Büyük Birader gazeteye bir demeç vermiş Avrasya kuvvetlerinin Kuzey Afrika’ya çıkarma yapacağını söylemiş. Oysa Kuzey’e değil, Güney’e çıkarma yapmış birlikler. Hoop Büyük Birader’in o söylevi baştan yazılıyordu. Zira “tahminler gerçekle uygun olmalıydı”. Ya da diyelim ilk çeyrek için 145 milyon ayakkabı üretilecek tahmini yapıldı ama üretim 62 milyon oldu. Yine Winston giriyor devreye. Eski haberi yakıyor, tahmini 57 milyon olarak değiştiriyor. Böylece ekonomide yine bir hedef daha aşılmış oluyordu. Nasılsa istatistiklerin hepsi hayal ürünüydü. Astronomik rakamlar kâğıt üzerinde kalsa da ülkede herkes yalınayaktı. Kitaplar, afişler, belgeler her şeye uygulanıyordu bu düzeltme işlemi. İnsanlar hafızalarına güvenemeyeceklerine göre, ileride açılıp bakıldığında Parti’nin tüm tahminlerinin doğruluğu belgelerle kanıtlanabiliyordu.

Dijital hafıza silinsin diye internet karardı

Bunu niye mi anlattım. Bu aralar çok düşünür oldum bu kitabı da ondan. Türkiye olarak ‘birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz’ bir seçim dönemine daha yaklaşıyoruz hayırlısıyla. Geçen Mart’taki yerel seçimlerden önce olduğu gibi yine sosyal medya karartmasıyla karşılaştık geçen hafta. Geçen sefer milli güvenliğimizi tehdit eden ses kayıtlarının sosyal medyadan yok edilmesi içindi o karartma. Bu kez ise terör örgütü DHKP-C tarafından şehit edilen savcının rehin alınmış haldeyken çekilen görüntülerinin kaldırılması için… Nitekim mahkeme karar verince uyuldu. 100’den fazla internet sitesi, Facebook, Twitter, Youtube hatta Google görüntüleri kaldırdı. O vahşetin en net görüntüsü dijital hafızadan silindi.

Biz unutsak da artık Google unutmuyor

Tabii büyük bir tartışmayı da beraberinde getirdi bu karar. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti karar için açıkça ‘sansür’ dedi, Facebook ‘uyduk ama temyize götüreceğiz’ diye karşı çıktı. Ancak günümüzde internet çağının geldiği bu noktada dijital hafızayı silmek ne kadar mümkün olabilir ki? Hâlâ Google Görsellere olayla ilgili birkaç kelime yazdığımda çıkan ilk 10 fotoğraftan 4’ü savcılığın kaldırılmasını istediği o malum kare. Çünkü sen unutsan artık Google unutmaz.

AB’de hukuken unutulma hakkı alındı

Google’ın bu ‘unutma’ konusu bir süredir büyük mevzuu aslına bakarsanız. Tek istisnası Avrupa’da… İspanyol avukat Mario Costeja 2013’te gündeme getirmişti konuyu. Kendisiyle ilgili Google’dan bir arama yapıldığında 1998 yılındaki borçlarıyla ilgili haberler çıkıyordu. O haberleri internetten kaldırtamayınca Avrupa Birliği’nin en yüksek düzeydeki mahkemesi olan Avrupa Adalet Divanı’na dava açtı. Ve beklediği karar Mayıs 2014’te geldi. Silinmemesi için özel bir neden olmadığı sürece, kullanıcılar kendileriyle ilgili linkleri arama motorundan kaldırtabilecekti…

Google 863 bin URL’yi ‘unuttu’

Kararın ardından eli mahkûm Google özel bir başvuru formu hazırlayıp AB, İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn vatandaşlarından talep almaya başladı. Bugüne kadar da 863 bin link’in kaldırılması için talep geldi Google’a. 303 bin URL kaldırıldı. Örneğin İtalya’da ismi açıklanmayan bir kadın kendi adının da geçtiği, kocasının cinayetiyle ilgili çok eski bir makalenin kaldırılmasını istedi. Almanya’da bir tecavüz mağduru, Belçika’da 18 yaşından küçükken bir yarışmaya katılan bir kişi yine benzer taleplerde bulundu. Hepsi ‘unutuldu’. Dijital hafızadan silindi. Ama önemli bir farkla! Bu bilgiler bireylerle ilgili kişisel şeylerdi. Haber niteliği taşımıyor ya da kamu yararı gözetilmiyordu.