63 yılda Kraliçe Elizabeth’ten ne öğrendik?

2015/09/13 Dünya,Kadınsal Mevzular,Portre damladogan

63 yılda Kraliçe Elizabeth’ten ne öğrendik?

O artık İngiltere’nin en uzun tahtta kalan hükümdarı. 89 yaşındaki Kraliçe 2. Elizabeth’ten bahsediyorum. 63 yıl 7 ay 2 günlük süreyle Kraliçe Victoria’yı geçti. Peki bu sürede bize neler öğretti? Gelin bir bakalım…

Bizim nesil kendisine biraz mesafelidir aslında. Eski gelini Prenses Diana’nın 1997’de trafik kazasında ölümünden hep o sorumlu tutulmuştur. Bir nevi Hürrem Sultan gibi ortalığı karıştırdığı, arkadan kalemleri kırdığı iddia edilir hep. Ama öyle ya da böyle 9 Eylül itibariyle, tahtta geçirdiği 23 bin 200 günün ardından o artık bir rekortmen. Winston Churchill’den David Cameron’a 12 İngiltere Başbakanı, onlarca dünya lideri geldi geçti. O hep oradaydı. Bize neler mi öğretti? Buyurunuz…

En yüksek görev için her zaman hazır olun

Elizabeth’in kraliçe olması tuhaf değildi belki ama kesinlikle beklenmedikti. Doğduğunda monarşinin 3 numaralı varisiydi. Amcası 8. Edward 1936’da Amerikalı bir kadına aşık olup evlenebilmek için tahttan çekildi. Yerine King’s Speech (Zoraki Kral) filminden tanıdığımız Kraliçe Elizabeth’in babası 6. George geçti. Babasının 56 yaşındaki beklenmedik ölümü üzerine ise 26 yaşındayken Kraliçe oldu. Yani kıssadan hisse… En üst pozisyonlara gelen çok az insan birkaç yıl öncesinden bunu tahmin edebilir. Her zaman bir üst pozisyon için kendinizi hazırlayın. Her an biri aşık olup gidebilir, tüm yetkiler size kalabilir…

Teknolojiye ayak uydurun

Kariyerinin en başında bile (1952 yılından bahsediyorum), teknolojiyle hep haşır neşirdi Kraliçe Elizabeth. O dönemin son teknolojisi televizyondu. O da onu kullandı. 1953 yılındaki tahta çıkma töreninin izlenmesi gereken bir şey olduğu kanısındaydı. Dönemin Başbakanı Churchill karşı çıksa da diretti. 92 ülkeden gazeteciler geldi törene. 3 saat süren tören dünyanın dört bir yanında televizyonlardan canlı yayınlandı. Büyük yankı uyandırdı. Sadece İngiltere’de 27 milyon kişi canlı izledi töreni. Ülke nüfusu o zaman zaten 36 milyon kişiydi. (Bu arada küçük bir not, ABD adına töreni takip eden gazetecilerden biri de daha sonra Amerikan First Lady’si olan Jackie Kennedy idi). E-posta teknolojisini de ilk kullanan liderlerden biri oldu. İlk e-postasını gönderdiğinde yıl 1976’ydı! Başarılı olmak için siz de yeniliğe açık olduğunuzdan emin olun. Deneyin, denettirin.

Bireylerle temas kurun

Uzaktan iletişim kurmak haberleşmenin tek yolu değil… Kariyerinin başındayken Avustralya’ya yaptığı ziyaret popülaritesini artırmasında büyük rol oynadı. Tahttayken Avustralya’ya giden ilk kral/kraliçe olmuştu. Bunu izleyen onlarca ziyaret daha yaptı. Zaman zaman Avustralya’da ortaya çıkan monarşi karşıtlığına karşı hep ‘yerinde’ müdahalelerde bulundu, kendini sevdirdi. Bize buradan çıkan ders ne mi? E-posta ya da telefon bazen iletişim kurmak için yeterli olmayabilir. Gidin insanları bizzat görün. Bu alt kat da olsa başka bir şehir de olsa… Seyahat etmek için zaman harcamış olmak, karşı tarafın size saygı duymasını sağlayacaktır.

Sakin olun ve ortalığı velveleye vermeyin

Kraliçe Elizabeth’in tahta oturduğu 1952’den bu yana neler neler oldu bir düşünsenize… Soğuk Savaş geldi geçti, devrimler oldu, sömürge döneminin geçmesiyle İngiltere’nin dünyadaki rolü azaldı. Ancak belki de birçok kişinin yapacağı gibi sayıp sövmek yerine, zarafetini koruyarak tüm bu süreçleri iyi atlattı. Elizabeth’in rekorunun bize öğrettiği şey net: Değişime karşı durup ondan korkmak yerine, değişimden heyecanlanıp onu lehinize kullanmayı bilin. Onlarca ayrılıkçı hareket, monarşi karşıtı gösteri yaşanırken sükunetini hiç bozmadı. Kaos ve stres anlarında dengeyi korumak liderlik için büyük önem taşıyor.

Çekişmelerden uzak durun

İngiltere monarşisi siyasi görüş bildirmemekle, sadece danışmanlık yapmakla yükümlü. Kraliçe Elizabeth de uzun zamandır bu görevini layığıyla yapıyor. Yıllardır gelen bütün hükümetlerle aynı mesafeli duruşunu korudu. Öyle ki, İskoçya’nın bağımsızlık referandumu sırasında ilk kez açık açık görüşünü hissettirmesi büyük yankı buldu. Almamız gereken ders açık: Her olay ilgimizi çekmek zorunda değil. Egomuz ne derse desin, bazen fikrimizi kendimize saklamamız daha iyi olabilir.


Benzer yazılar için:

Sarayda II. mini muharebesi
Gelinim sana söylüyorum
Parti kızı Cressida, Kate’e karşı
Düşes hamile!

, ,

Related Post

Sarayda II. Mini Muharebesi

Yorumlarınız benim için çok önemli...