Aşkın ‘kuş’ dili

Aşkın ‘kuş’ dili

11 Ekim 2015 0 Yazar: damladogan

Aşık olmak zor iş. Oldu mu da en olmaması gereken oluyor ya çok fena. Gidip en olmadık kişiye aşık olup patlıyoruz her seferinde. Peki hiç düşündünüz mü neden diye? Niye aşık oluyoruz? Aşık olunca ya da olmayınca farklı ne oluyor? Bilim insanları araştırmış. Hem de bülbüllerle. Kuşdilinde aşk… Buyurunuz…


Araştırmayı yapanlar Alman Max Plank Enstitüsü’nden. Araştırma haberlerinde yazmak adettendir. Bu araştırma PLOS Biology Dergisi’nde de yayımlanmış. Gelelim ayrıntılara. İnsanlar gibi bir kuş seçmişler bu araştırma için: Hint bülbülü. Özelliği ne mi? Çok romantiklermiş… İnsanlar gibi onlar da ömür boyu sürecek bir aşk arıyor. Bu partneri neye göre seçtikleri bilinmiyor. Çünkü normalde hayvanlar aleminde dişiler en güçlü görünen erkeği seçiyor. Yelesi en kabarık aslanı ya da kuyruğu en havalı tavus kuşunu… Ama Hint bülbüllerinde seçimin neye göre olduğunu kimse bulamıyor. ‘İçgüdüsel’ deniyor. Ama bu kuşlar çiftleşmek için bir partner seçtiler mi bu ömürlük oluyor. Yavrularını da romantik romantik beraber büyütüyorlar.

Kuşların seçtikleri eş alınıp zorla başkası verilmiş

160 kuş alıp 20’şer dişi ve erkek olmak üzere 4 gruba ayırmışlar. Önce ilk 80 kuşla yapılan deneyi anlatayım… Bu kuşların eşlerini seçmeleri için doğal ortam hazırlanmış. Eşler seçildikten sonra ise 20 dişi 20 erkek istedikleri yani ‘aşık’ oldukları çiftlerle kalmış. Diğer 20 dişi 20 erkek kuşun ise eşleri karıştırılmış. Mutlu çiftler ayrılıp, yerine hepsine başka başka eşler verilmiş. Görücü usulü evlendirilmek gibi bir nevi… Kuş deyip geçmeyeceksin. Sevdiğinden ayrılmak kolay değil… Bakın neler olmuş neler…

Aşk olmayınca kuşların bile sadakati bozuldu

İş çiftleşme olunca erkeklerin yanına hangi dişiyi koyduğunla ilgili herhangi bir fark yaşanmamış. Travma dişilerde… Sevmediği bir erkek gelince dişi kuşlara bir haller olmuş. Çiftleşmek isteyince reddetmeler, ‘başım ağrıyor’ tripleri falan… Kabullenmişler sonunda tabii. “Eşini öldü zannedip, neslini sürdürme içgüdüsüyle hareket ettiler” diyor araştırmacılar. Ama tek eşlilik konusu farklı tabii. Kabullendi belki ama aşık değil sonuçta. Dişilerin de erkeklerin de gözü dışarıda olmuş. Diğer 80 kuş da burada devreye giriyor işte. Her gruba dış mihrak, yabancı kuşlar yerleştirmiş araştırmacılar. Dişi de erkek de aldatsın diye… Eşini kendi seçen, mutlu birlik ve beraberlikleri olan kuşların aklını çelememişler. Ama diğer grup için aynısını söylemek zor. Zorla eşleştirilen kuşların yanına yenileri gelince bir flörtleşmedir, kurdur başlamış. Monogam bildiğimiz kuş türü bile bozulmuş, yenileriyle de çiftleşmeye başlamış. Hatta dişiler farklı erkeklerden yaptıkları yumurtaları aynı yuvaya koymuş, hepsinin üzerine beraber kuluçkaya yatmış. Aşksız birliktelikler kuşları bile bozmuş anlayacağınız. İnsanlar ne yapsın…

Aşksız doğan yavruların sağlığı da iyi değil

Tek fark bu da değil. İstedikleri eşlerle kalan kuşların yavruları daha sağlıklı olmuş. Aşksız birliktelikten olan yumurtalardan 3 kat daha fazla ölü ya da döllenmemiş yavru çıkmış. Zorla birlikte olanların iyi birer anne-baba olmadığı da ortaya çıkmış araştırmanın sonunda. Yuvadan yumurta bile çalınsa farkına varmamış ‘zoraki’ anneler. Yumurtalar çatlayıp da yavrular çıktıktan sonra ise iki taraf da ilgilenmek istememiş yavrularla. Tabii anne baba ilgilenmeyince ölümler artmış. Yuvaya bağlılıkta da büyük farklar yaşanmış… Yumurtalar çatlamaya başladığı sırada seçilen ve istenen eş, yuvanın etrafında fır dönmüş. E baba olma heyecanı tabii… Zorla eşleştirilen erkek ise yuvayı sahiplenmemiş. Uğramamış bile. Erkek korumadığı ve yemek getirmediği için de olan yine yavrulara olmuş, ölümleri artmış.

Peki, biz bu araştırmadan ne anlayacağız?

“Biz bu bilgileri günlük hayatta nasıl kullanacağız” diyorsanız, yanıtı basit: Aşksız evlilik olmaz. Görücü usulü ya da mantık evliliği falan yalan. Ne çocuklara bakacak bir baba bulabilirsin etrafta, ne de sadık bir eş. Gider yan yuvanın dişileriyle fingirdeşir. Herkesin kulağına  küpe olsun!