Kitap çocuğu değil Google çocuğu

2015/10/26 Çocuk,Eğitim,Y kuşağı,Yaşam damladogan

Kutsal arama motoru Google’a soruyorum: “Uyumayan çocuk nasıl uyutulur?” Karşıma onlarca değil on binlerce sayfa çıkıyor. Çözüm yolları, baş etme yolları, enerji nasıl bitirilir, uykusuz gecelere son… Tam 67 bin 200 sonuç karşımda. Ne yapmam gerektiğini zaten bilmiyorken, kafam daha da karışıyor. Kısa süreliğine kuzenimin oğluna bakma girişimim böylece fiyaskoyla sonuçlanıyor. Eskiden her şey ne kadar da kolaymış hâlbuki. Ara anneni, teyzeni, bir yakınını, “Ne yapmam gerek” diye sor, o ne derse de onu yap. Şimdi seçenek arttı işler zorlaştı. Kafayı sıyırmamak mümkün değil… Üstelik yeni kuşağın çocuk yetiştirmesindeki tek fark bu da değil. Yavaş yavaş çoluk çocuğa karışan ‘Y Jenerasyonu’nun bambaşka alışkanlıklar var!

Artık Y kuşağı da çocuk sahibi

Bu yazıda üç farklı nesilden bahsedeceğim size. Önce kısaca bir onları anlatayım. İlki “Baby Boomers” olarak adlandırılan İkinci Dünya Savaşı’nın sonuyla Soğuk Savaş arasındaki dönemde yani 1946-1964 arasında doğanlar. X kuşağı 1965’ten 1979’a kadar doğanlar. Y kuşağı ise benim de içinde olduğum 1980 sonrasından 1999’a kadar doğanlar. En yaşlısı 35 en genci 16 yaşında. Aşırı koruyucu ebeveynler tarafından yetiştirilen Y kuşağı artık kariyerlerinde istedikleri yere gelmeye başladı. Şimdi yavaş yavaş çocuk sahibi oluyorlar. Ancak bu 3 kuşak birbirinden öyle farklı alışkanlıklara sahip ki… Çocuk yetiştirmeleri de bambaşka oluyor haliyle.

Suçumuz yok, ‘helikopter’ ebeveynlerce yetiştirildik

X kuşağı anne babaları anlatmak için kullanılan bir tabir var. “Helicopter parent”. Yani helikopter gibi her an çocuklarının etrafında pervane olan anne-babalar. Çocuğunun her istediğini yapmak için fır dönen, eğitiminden ne yiyip içtiğine her şeyden haberdar olmak isteyen aileler. Peki, bu neye mi neden oldu? Dünyanın kendisi etrafında döndüğüne inanan bireyler olduk Y kuşağı olarak. (İnanmak dedim ama nasıl yani dönmüyor muydu zaten?) Her birimiz birbirinden özel ‘kar taneleri’ olduğumuzu düşünerek geldik bu yaşa. Bu yüzden de ‘sıradan’ şeyler yapmak tersti bize. Önce kariyerimizde istediğimiz yere gelecek, adam gibi para kazanacak, her şeyi istediğimiz gibi yoluna koyup sonra aile kuracaktık. Öteledik öteledik… 2001’de Türkiye’de kadınların çocuk sahibi olma yaşı ortalama 26.2 iken, 2014’te bu sayı yaklaşık iki yaş arttı ve 27.9 oldu. Ama biyolojik saat işte, zamanı geldi çattı…

Y kuşağı erkekleri de artık çocuk bakıyor

Sadece ABD’de 22 milyon Y kuşağı ebeveyn var artık. Her gün bu kuşak mensuplarının 9 bin bebeği oluyor. Diğerlerinden çok farklı bir jenerasyon olduğumuzdan anne babalığımız da değişiyor haliyle. Cinsiyet rolleri önceki kuşaklara kıyasla o kadar keskin değil. ‘Kadın çocuk bakar, baba çalışır’ algısı yıkılmış durumda. Erkekler de çocuk bakımında en az kadınlar kadar işin içinde. Mama da yapıyorlar bez de değiştiriyorlar. Öyle ki yurtdışında birçok ülkede kadın yerine erkekler de 6 aya kadar doğum izni kullanabiliyor. Türkiye’de de ilk adım atıldı. Eskiden yasalarda böyle bir ücretli izin yoktu. Nisan ayında geçen Torba Yasa ile erkeğe de doğum sonrası 5 gün de olsa ücretli izin geldi.

Çocukların ilk nefesi bile online oldu

Teknoloji, akıllı telefonlar ve sosyal medyayla bu denli haşır neşir olmanın da aile yaşantısında etkisi büyük. Baby Boomers denilen kuşakta sosyal medya kullanım oranı yüzde 59 iken X kuşağında bu oran yüzde 76’ya çıkıyor. Y kuşağında ise fark büyük: Yüzde 90’ı sosyal medya kullanıcısı. Bu da her günümüzü, her anımızı etkiliyor haliyle. Çocuklarının ultrason fotoğraflarını ya da bir günlük bile olmadan önceki fotoğraflarını paylaşanların oranı bir önceki nesilde yüzde 10’ken, bizim kuşakta yüzde 46’ya yükseldi. Hatta pozitif çıkan gebelik testinin fotoğrafını paylaşanlara bile rastlamak mümkün. Bebekler daha ilk nefeslerini aldıkları anda sosyal medyada var oluyorlar. Herhalde bunun bir sonraki aşaması doğumu Periscope’la tanıdıklara canlı yayınlamak…

Her çocuğun ortalama bin fotoğrafı paylaşılıyor

Eskiden anneannelerimiz babaannelerimiz cüzdanlarından çıkarıp konu komşuya torunlarının vesikalıklarını gösterirdi. Devir değişti… Artık ‘övünmek’ için internet var. Hem de daha çok kişiye ulaşma şansıyla… Bir nevi “işte bunu ben yaptım, gurur duyuyorum” içgüdüsü herhalde. Her gün tonlarca fotoğraf paylaşılıyor. İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre ebeveynler çocukları 5 yaşına gelene kadar internette ortalama 973 fotoğraf paylaşıyor! Ne diyeyim, insaf…

 Yeni neslin annesine değil Google’a danışıyor

Her şeyin online ortama aktarılması bir yana, her şeyin yanıtı da orada aranıyor. Bizim neslin bebekleriyle ne yapacağını bilemeyip de Google’a danışma oranı bir önceki nesle göre iki kart artmış. Kitaba bakma alışkanlığı ise diğer neslin yarısı… Ancak bu arayış her zaman işe yarıyor sanmayın. Çocuk doktoru aradığınızı düşünün. Eskiden eş dost, birkaç kişiye sorulup verilebilirdi bu karar. Şimdi ise durum bambaşka… Doktorun ilkokulda nerede okuduğuna kadar her şeyi araştırıp, forumlarda hakkında yazılan en ufak yorumları bile okumak zorundaymışız gibi hissediyoruz. E olan bize oluyor haliyle… 10 dakikada verilebilecek bir karar için saatlerimizi harcayıp yine de mutlu olmuyoruz.

Aileler mini-demokrasi platformlarına döndü

Yeni kurulan ailelerin bir özelliği daha var. Hem de çok baskın… Y kuşağının en büyük özelliği bireysel olmaları ve kendilerini çok rahat ifade etmeleridir. Bu aile yaşantılarına da yansıyor haliyle. Yeni anne-babalar, kendi ailelerini mini-demokrasiler olarak yönetiyor. Eve alınacak en ufak bir eşyadan, gidilecek yerlere her şeye oy çokluğuna göre karar verilmeye çalışılıyor. Sadece anne-baba-çocuk(lar) arasında da karar verilmiyor. En yakın arkadaşlar ve aileler de işin içine giriyor çoğu zaman. Her kafadan bir ses çıkınca da iş iyice karışabiliyor.

(Not: Bu yazıdaki araştırmaların bir kısmı Time dergisinin son sayısından derlenmiştir.)

* 700 bin Y kuşağı mensubu ebeveyn kendini gay, homoseksüel ya da lezbiyen olarak tanımlıyor.

* Yeni nesil annelerin yüzde 80’i ‘mükemmel’ olmaları gerektiğine inanıyor. X kuşağında bu oran yüzde 70.

* Annelerin yüzde 64’ü ebeveynliğin son yıllarda daha rekabetçi olduğu görüşünde.

unnamed

 

, ,

Related Post

Y kuşağının para harcama alışkanlıkları değişti

Anneden yemek tarifi almak mazide kaldı

Ben zengin olacak çocuğu gözünden tanırım

Mal mülke değil, anılara odaklanıyoruz

Yorumlarınız benim için çok önemli...