2016’ya bunlar damgasını vuracak

2015/12/27 Trendler damladogan

2016’ya bunlar damgasını vuracak


Ünlü reklam şirketi JWT her yıl olduğu gibi önümüzdeki yıl neleri konuşacağımızı derledi. Kendi kendini yenileyen ojeden, sensörlü bavullara buyurun şimdiden 2016’nın gündemi!



Silikon Vadisi altyapılara el atacak

2014’te dev teknoloji şirketleri kafayı yaşlanmaya ‘çare’ bulmaya takmıştı. Geçen yıl kremlerden içeceklere bizi hem gençleştirecek hem de ömrümüzü uzatacak onlarca ürün sürüldü piyasaya. Önümüzdeki yıl ise Silikon Vadisi’nin hedefinde halk yararına olan altyapı hizmetlerini geliştirmek olacak. Multimilyarder dahi Elon Musk’ın kurduğu Hyperloop Ulaşım Teknolojileri önümüzdeki yıl New York-Pekin arasını 2 saate indiren ‘aşırı yüksek hızlı tüplü geçiş’ sisteminin inşasına başlıyor. Saatte 1220 km hızla bu yöntemin otomobil, gemi, tren ve uçaktan sonra modern çağın beşinci taşıma aracı olacağını savunuyorlar.  Google yeni girişimi Sidewalk ile şehirleri daha teknolojik ve ‘akıllı’ kılacak. Örneğin tüm New York’u ücretsiz Wi-Fi ile donatma çalışmaları 2016’da bitmiş olacak.


Solunabilir kokteyllerle daha hızlı kafa olunacak

Londra barlarının yeni trendi… Bize de gelmesi an meselesi… Artık moda içilen değil, koklanan kokteyller! Cin tonik kokan bir bulutun içinden geçmek istemez miydiniz mesela? Hem de yüzde 40 daha hızlı sarhoş eden… Ancak uzmanlar uyarıyor. Koku direkt beyne gittiği için çok tehlikeli olabilir. Bir de yasal uyarı: Alkol zaten bütün kötülüklerin anası.


Üniversiteler de online oluyor

Önce sohbetler sonra araştırmalar, oyunlar, alışveriş… Artık her şey online. Eğitim neden olmasın ki? Özellikle de eğitim ücretleri bu denli cep yakıyorken… Bir süredir internet ortamından alınan dersler zaten popülerdi. Şimdi üniversitelerin tamamı çevrimiçi oluyor. İlk örneği ABD’de açıldı bile: Minerva Okulları. Yani anlayacağınız Urfa’da Oxford artık hayal değil!


Yaşadık, kendini yenileyen ürünler geliyor!

Yanlış duymadınız. Teknoloji bu noktaya geldi artık. İngiltere’deki Bristol Üniversitesi Haziran ayında havada kendi kendini tamir edebilen uçak kanadı geliştirdiklerini açıklamıştı. Güzellik firmaları bu teknolojinin üzerine atladı. Şuan geliştirilmek için en çok uğraşılan kendi kendini yenileyen oje… Kadınlar için inanılmaz bir nimet. Bir de kaçmayan çorap yaparlarsa bizden mutlusu olmaz herhalde.



Etoburlar yandı, bitkiler ete de karıştı

Türkiye’de fiyattan, dünyada sağlık endişeleriyle etle aramıza mesafe girdi. Y jenerasyonunun yüzde 60’ı et yerine alternatiflerini tüketiyor. Özellikle de soya kıyması gibi bitkisel etler tercih ediliyor. ABD’li Pat Brown kurduğu şirketle biftekle aynı tatta hatta normal kırmızı et gibi kanayan bitkisel et üretmeyi başardı. Seneye piyasada olacak. Hedef vejetaryenler değil, sağlıklı yaşamak isteyenler.

 

Arama motorları ve e-postalar bitecek

Raporun en iddialı maddelerinden biri bu herhalde. Arama motorlarına ihtiyacımız giderek azalıyor diyorlar. Artık her şeyin kendi akıllı telefon uygulaması var. Örneğin araba kiralamak için Google’a ya da Yandex’e sormaktansa kendi uygulamasına gitmek çok daha hızlı. E-mailler için de durum benzer. Telefonlardaki grup mesajları artık e-posta gruplarının yerini alıyor. Hele hele Slack gibi kurumsal şirketler için olan mesajlaşma uygulamaları her geçen gün daha da büyüyor. “Hızla telefondan mesajlaşmak varken, e-posta atmaya gerek duymayacak insanlar” diyorlar.


Turistler ilk hedefiniz Küba

ABD ve Küba’nın ilişkileri normalleşince birçok ülkeninki de normalleşmiş sayıldı. Turistler eski Küba’yı değişmeden görmek için akın etmeye başladı. İnternet üzerinden ev ya da oda kiralamaya yarayan Airbnb Şubat ayında Küba’da kullanıma girdi. Havayolu şirketleri ve uluslararası markalar pazara açılmak için birbirleriyle yarışır oldu. Hatta Chanel 2017 koleksiyonunu Havana’da tanıtacağını duyurdu. Anlayacağınız biz bu yıl Küba’nın adını daha çok duyacağız.




Bavullara sensör geliyor

Uçaktan inip de bavullarına ulaşamamak ya da yolculuk esnasında bavul kaybetmek hepimizin korkulu rüyası. Ancak artık tarih oluyor. Sensörlü bavulların satışı aybaşında başladı. Yani artık bavulların kaybolmasına son… Seyahat ederken bavulumuzun nerede olduğunun izini cep telefonumuzdan sürebileceğiz.

 


Abur cuburdan vazgeçmeden sağlığı korumak mümkün

Son dönemin en önemli trendi sağlıklı yaşam. Ama bir yandan da o tadını sevdiğimiz abur cuburlardan da vazgeçmek zor. Firmalar çareyi buldu. O tadı, sağlıklı ürünlerle yakalamaya çalışıyorlar. Coca-Cola’nın ardından PepsiCo da sağlıklı, doğal içerikli gazlı içecek çıkarıyor. Doğal içeriklerle üretilen aromalı ‘marshmallow’lar çoktan ABD’de satılmaya başladı. Birçok firma da ürünlerinden genetiği değiştirilmiş organizmaları çıkaracağını açıkladı.



Yosun maskelerden sofraya geliyor

Sadece sushiyle değil, yosun artık her an soframızda olacak. Yosun yağı ABD’de satışa sürüldü bile. Yağın fazla ısınıp bozulmasına neden olan ‘dumanlama noktası’ çok yüksek yosun yağının. Doymuş yağ oranı ise düşük. Önümüzdeki yıl her eve girecek diyor uzmanlar. Yine yosundan yapılan protein tozlarının da daha sağlıklı olduğu iddia ediliyor.




Pazardan pay kapmak için ‘Helal’ kozmetikler

Tüm dünyada Müslüman nüfusun tüketimi artıyor. 2013’te Müslümanlar kıyafet ve ayakkabıya 266 milyar dolar harcamış. Bu Japonya ve İtalya nüfuslarının toplam kıyafet harcamasına denk… Üstelik 2019’da bu rakamın 484 milyar dolar olması bekleniyor. Hal böyle olunca da pazardan pay kapmak için kıran kırana mücadele var. Kullanılan ürünlerin ‘helal’ olmasına dikkat ediyor tüketiciler. Özellikle de kozmetikte uluslararası markaların buna yönelmesi bekleniyor.


Her şey bitti şimdi bakterileri saklayacağız

Yeni trend buymuş efendim. Mide ve bağırsaklarımızdan alınan bakterileri depolatmak… Mantık şöyle işliyor. Kullandığımız antibiyotikler zararlı bakterilerle mücadele ederken, faydalı olanları da yok ediyor. Uzun vadede vücudumuz zarar görürse ve ihtiyaç olursa depodan kendi vücudumuza özgü bakterileri çıkartıp, vücudumuzu ‘restart’ edeceğiz. 


Yemeklere de adrenalin geldi

Vinçle yerden metrelerce yüksekte yemek yeme deneyimi bir süredir yaşanıyor. Anlaşılan bu trend daha da yayılacak önümüzdeki yıl. Donmuş nehir üzerindeki sofralardan, uçurum yamacındaki restoranlara, metrelerce yükseklikteki ağaçevlere bu yıl lüks restoran anlayışımız ‘biraz’ değişecek. 

show_file-page-001

, , , , , ,

Related Post

2018’de bizi neler bekliyor?

Yorumlarınız benim için çok önemli...