#DirenApple

2016/02/21 Teknoloji damladogan

ABD tarihin en önemli davalarından biriyle karşı karşıya

#DirenApple

Başka bir ülkede olsa çoktan kapısına vergi memurları dayanmıştı. Ama Apple hem mahkeme kararlarına hem de FBI’a kafa tutuyor. Yaşasın kişisel gizliliğimiz!

Gündemde çok önemli bir tartışma vardı geçen hafta. Sadece ABD için değil her birimiz için emsal olabilecek bir tartışma hem de. Kısaca özetleyeyim. 2 Aralık’ta ABD’nin California kentinde bir saldırı düzenlenmişti. 14 kişi öldü o saldırıda. Saldırıyı düzenleyen ise radikal gruplarla bağlantılı bir çift çıktı. Kaçarken polisle girdikleri çatışmada öldürüldüler. Ancak haklarında pek bilgi yoktu. Amerikan yönetimi telefonlarından daha fazla bilgi sahibi olmak istedi. Ama saldırganlardan birinin IPhone’u hepimizin kullandığı 4 haneli ekran şifresiyle kilitliydi. ABD’nin iç istihbarat birimi FBI çözemedi o şifreyi. Çünkü riskliydi. 4 haneli şifre için 10 bin farklı kombinasyon var. Ama IPhone’ların özelliği gereği şifre 10 kez yanlış girilirse telefon otomatik olarak içindeki tüm bilgileri siliyor. FBI eli mahkûm Apple’a başvurdu. Yanlış girdiğimizde bilgileri silen bu sistemi devre dışı bırakacak yeni bir yazılım yazın diye. Ama hiç beklemedikleri bir cevap aldılar…


FBI’ın talebi Pandora’nın kutusunu açar

Apple direndi. FBI bunun üzerine mahkeme kararı çıkarttı. Apple yine dinlemedi. Hatta Apple’ın CEO’su Tim Cook internet sitesinden açık bir mektup yazdı. “FBI’a zaten elimizden gelen yardımı yaptık, bizde olan tüm bilgileri verdik” dedi. Onlara göre FBI şimdi Apple’ın da depolamadığı bilgilerin peşinde. Tim Cook talep edilen yazılımı ‘çok tehlikeli’ diye niteliyor. Öyle ki bu yazılım IPhone’u hacklemek isteyenler için bir arka kapı oluşturacak. Pandora’nın kutusu gibi bir nevi. Eğer bu koruma sisteminin ‘panzehiri’ ortaya çıkarılırsa sonuç yıkıcı olabilir. Yanlış ellere geçmesi durumunda, istenen her IPhone’daki tüm bilgiler ortaya serilebilir.


Peki kim haklı?

İşte o sorunun yanıtı çok zor. Özel hayatın gizliliği denen bir olgu var sonuçta. Saygı duyulması gereken…  Bir düşünsenize. Atacağımız her adımı telefonlarımıza not alıyoruz. Banka şifreleri, e-postalardaki özel bilgiler, kişisel notlar, özel fotoğraflar… Ne yediğimizden, gideceğimiz yerlere her şeyi yazıyoruz. Hatta hamile kalma çabasıyla ne zaman seviştiğini not alanlar bile var. Tüm bu bilgilerin ortalığa saçıldığını düşünmek bile korkunç. Google, Facebook, Twitter hepsi bu davada Apple’dan yana. Apple’ın internet sitesine girdiğinizde gizlilik konusunda uzun uzun metinler karşılıyor sizi zaten. Hatta Tim Cook imzalı bir de yazı var. “Gizliliğinizi koruma sözümüz, müşterilerimize duyduğumuz derin saygıdan geliyor. Güveninizin kolay kazanılmadığını biliyoruz. Bu yüzden, güveninizi kazanmak ve korumak için elimizden geldiğince çok çalışıyoruz ve her zaman da çalışmaya devam edeceğiz” diye. Şimdi o güveni kaybetmemek için çok önemli bir sınavla karşı karşıyalar.


ABD terörle mücadele kartını oynuyor

Amerikan yönetimi ise terörle mücadeleden vuruyor Apple’ı. Türkiye’de yaşayıp da bunun hassasiyetini bizden iyi bilen yoktur zaten. Güvenlik ve kişisel özgürlükler çok hassas bir denge. Beyaz Saray Sözcüsü konuşurken ABD Başkanı Obama’nın da özel hayatın gizliliğinden ve bireysel özgürlüklerden yana olduğunu ama bunun bir istisna olduğunu söyledi mesela. Tartışma aslında uzun süredir var. İngiltere Başbakanı David Cameron da geçen yıl “istihbarat birimleri izleyemiyor” gerekçesiyle WhatsApp ve iMessage gibi uygulamaların yasaklanmasını istemişti. Kasım ayında Fransa’yı kana bulayan IŞİD saldırılarının ardından Paris yönetimi de buna sığındı. Teröristlerin sıkı güvenlik kodları olan online mesajlaşma uygulamaları kullandıklarını, bu yüzden de konuşmaların izlenemediğini savundu. Bu uygulamalar olmasaydı istihbaratımız olurdu, saldırı önlenirdi denildi. Türkiye de benzer tutumda. Sık sık kullanıcıların IP adreslerinin açıklanması talebi nedeniyle Twitter ile tansiyon yükseliyor.


Direnişin etkisi büyük olacak

Eski CIA ajanı Edward Snowden’ın 2013’te sızdırdığı belgeler gündeme damgasını vurmuştu hatırlarsınız. İstihbarat servislerinin teknoloji firmalarıyla işbirliği yaparak kişisel özgürlükleri nasıl hiçe saydığı çıkmıştı ortaya. E-postalar tamamen istihbaratın elindeydi. Telefonunuzun mikrofonu ya da kamerası sizin ruhunuz duymadan açılabiliyordu. Ortam dinlenebiliyor ya da anlık görüntüler kaydedilebiliyordu. İstedikleri konuşmaya sızıp dinleyebiliyorlardı. İşte bu bir dönüm noktası oldu Silikon Vadisi için. Müşterilerin güvenlerini kazanmak için özellikle de Apple gizliliği çok daha ön plana çıkaran ürünler yaratmaya başladı. 2014’te Apple Iphone’lardaki tüm bilgilerin sadece telefonun şifresiyle erişilebilecek çok özel bir sistem geliştirerek kilitledi. Android telefonlara da benzer bir uygulama getirilmeye çalışılsa da performans sorunları nedeniyle daha sonra vazgeçildi. FBI’ın o şifreyi kıramayıp olayı mahkemeye taşımasının Apple için yarattığı reklam değeri ise paha biçilemez.


sayfa (23)

, , ,

Related Post

O hackin zamanlaması manidar!

Bu saate bakmak 21 milyon dolar!

Yorumlarınız benim için çok önemli...