İmdat! Ailemi sosyal medyadan uzak tutun

2016/05/15 Sosyal Medya,Yaşam damladogan

Biz gençlerin en büyük sorunu… Sosyal medyada etkinliği giderek artan ailelerimiz… Çok dertliyiz çok. Buradan hepsine sesleniyorum: Lütfen bu yazıyı okuyun.


Son 5 yılda 11 milyon genç Facebook’tan ‘kaçtı’. Birçoğunun nedeni aynı… Artık Facebook aileler tarafından istila edilmiş durumda. Öyle ki 65 yaş üstü internet kullanıcılarının yüzde 48’inin Facebook’u var. El mahkûm Snapchat gibi yeni platform arayışında herkes. Peki, gençleri mahcup etmeden sosyal medyada var olmak mümkün mü? İşte aileler için sosyal medya kullanma kılavuzu. Okuyun, okutturun 🙂

1) Önce çocuklarınızla konuşun

Çocuklar internet erişimine sahip olmadan önce uzuunca bir konuşmaya maruz kalır. “Aman yavrum şu sitelere girme”, “tanımadığın kişileri arkadaş olarak ekleme, konuşma”, “daha sonra pişman olacağın bir şey paylaşma”. Çoğu zaman girebileceği siteler bile ailelerin kontrolünde olur. İşte bu konuşmanın aynısını aileler de hak ediyor bana kalırsa. Sınırları belirlemek, sosyal medyanın amacı, ne tür yorumlar yapılabileceği tek tek anlatılmalı…

2) Bizimle böbürlenmeyin

Eskiden büyükanneler kiminle tanışsa cüzdanları açar, torun torbanın fotoğraflarını gösterirdi. Şimdi devir değişti. Övünme de sosyal âleme kaydı. Mesela annelerin profilinde “Muhteşem iki kızın annesi,” yazıyor… Kavga kıyamet gidilmesine rağmen “Ailecek mangal keyfi” notlu fotoğraflar paylaşılıyor. Hatta “Gurur duyuyorum” diyerek çocuklarının sınav sonuçlarını çekip paylaşan bile var. Yapmayın…

3) Facebook’un amacını anlayın

Çocuğunuza ulaşamadınız diye duvarından “Neredesin, telefonunu aç,” yazıp iletişim kurmaya çalışmak da nereden çıktı? Oraya yazılanı herkes görüyor. “Sabah evden çıkarken moralin bozuk gibiydi, iyi misin” yazmaya ne gerek var mesela?

4) Benim arkadaşlarım benim. Nokta.

Herhangi bir şeyi ‘like’ etmek sadece onu beğendim anlamına gelmiyor. O konuyla ya da o kişiyle ilgileniyormuşsunuz mesajı veriyor. Sosyal âlemde ‘stalk’ yani kovalamak dediğimiz bir tabir var. Yani tanımadığınız birinin fotoğraflarını beğenmek onu ‘kovalıyormuşsunuz’ izlenimi veriyor. Bir arkadaşımın ertesi gün gelip “Annen fotoğrafımı beğenmiş,” demesi gereksiz değil mi?

5) Hashtag kullanımı önemli

Özellikle Twitter’daki etiketleri yani hashtagleri kullanırken dikkatli olmak gerek. Amaç kategorize etmek. Yani başka birinin ararken sizin Tweet’inize kolay erişebilmesi. “#Ailecek #mükemmel #bir #tatildeyiz” gibi bir Tweet’in anlamı yok. Mesela “Tatildeyiz” yazdıktan sonra #Antalya, #Paris… vb gibi lokasyonu etiket olarak verebilirsiniz.

6) Instagram’ın amacı az ama öz

Instagram internette bulduğunuz fotoğrafları paylaşmak için değil, kendi çektiğiniz fotoğrafları koymak için bir platform. Bol photoshop efektli bir gül resmi koyup altına şiir döşemenin de özlü sözler paylaşmanın da yeri Instagram değil.

7) Her şeye yorum yapmayın

Ailelerle ilgili sosyal medyada yaşadığımız sorunların en büyüğü de sürekli yapılan yorumlar. Her fotoğrafın altına “Maşallah” yazmasanız keşke. Ya da herkesin içinde bize prensesim, oğluşum diye hitap etmeseniz… Hayır, bir şey paylaşsan dert paylaşmasan dert. Uzun süre fotoğraf koymayınca da bu kez Facebook duvarına “Neden paylaşım yapmıyorsun, bir şey mi var” diye yazıyorsunuz. Bize de yazık. Bizim de bir havamız var alemlerde.

 

sayfa (41)

, , ,

Yorumlarınız benim için çok önemli...