İşte öğlenleri 20 dakika uyumak gerekli(ymiş)!

2016/06/05 İş-Güç,Yaşam damladogan

Her gün 7-8 saat uyuyorum ama öğleden sonra enerjim bitiyor diyenlerdenseniz merak etmeyin. Yalnız değilsiniz. Meğer vücudun doğası buymuş. Biz bozmuşuz.

 


İş hayatının en korkunç yanı sabah erken uyanmak bana kalırsa. Ne kadar uyursam uyuyayım yetmiyor bir türlü. Sabah kahveyle ayakta durabilsem de pil dayanmıyor akşamüstüne. Her gün kendime “Daha erken yatacağım” sözleri versem de, meğer ben suçlu değilmişim. Vücudun dengesini de ayarlarını da bozmuşlar!

 

Vücut günde 2 kez uyumak istiyor

 

Araştırma Avustralya’nın Adelaide Üniversitesi’nden. Buna göre öğlen yemeğinden sonra uyku bastırması son derece normalmiş. Nedeni aslında çok basit. Hayatımızın 3’te biri uykuda geçse de aslında bu doğru bir sistem değil. İnsanoğlunun bünyesi ana okullarında ya da yuvada olduğu gibi; günde 2 kez uyumaya göre programlanmış. Bu yüzden de vakti gelince uyumak istiyor. Vücuda bunu vermeyince de sorun oluyor.

 

Vücudu dinlememenin cezası büyük

 

İşte iş yerlerinde öğleden sonra yaşanan iş verimi kaybının en büyük nedeni bu. Çünkü uykusuzluğun vücuda büyük zararları var. Yaratıcılığımız azalıyor mesela. Beynimizi tam kapasite kullanamıyoruz. Dikkatimiz dağılıyor, mantıklı düşünme yeteneğimiz azalıyor. Bedene de etkileri büyük. Mesela kortikosteron adı verilen stres hormonu arttığı için hücre bölünümü duruyor. Motor becerilerimiz bile olumsuz etkileniyor.

 

Peki, ne yapmak gerek?

 

Akıllardaki ortak soru şu: Bu işin doğrusu ne? Araştırmayı yapan Dr. Fiona Kerr’e göre öğle uykusu şart. Saat 14:30 gibi 15-20 dakika ‘kestirmek’ gerekiyor. Bu bilgisayarı yeniden başlatmak gibi… Beyni tazeliyor. Daha hızlı çalışmasını sağlıyor. Hafıza, kıvraklık, algı seviyesi bir yana modumuz bile yükseliyor. Stres azalırken motor becerileri artıyor. Bu uyku yerine “Gece 20 dakika daha fazla uyuyayım” deme şansınız malesef yok. Aynı şey olmuyor.

 

Ya 20 ya 90 dakika uyunmalı

 

Tüm işverenler alıp okumalı bu araştırmayı… Buna göre sessiz, karanlık bir yer bulmak gerek. Dışarıdan gelen olabildiğince az uyarıcı olmalı. İşe yaraması için iki seçenek var. Gözleri kapatıp 15-20 dakika boyunca nefese odaklanılmalı. “Uykuya dalmasanız bile işe yarar,” diyor Dr. Kerr. “Beyne duş aldırmak ya da e-posta kutunuzundaki mailleri silip yenilerine yer açmak gibi,” diye tarif ediyor. Bir diğer seçenek ise 60-90 dakika. Zor bir problemi çözmeden ya da çok zor bir konuyu öğrenmeden önce bu kestirme büyük önem taşıyor. Ama tabii dikkat edilmesi gereken taraflar da var. Eğer 30-60 dakikalık uyku aralığında kalkarsanız çok daha yorgun uyanırsınız. Çünkü 30 dakikadan sonra beyin rüya gördüğümüz REM uykusuna geçiyor. Bu bölümde kalkmamak gerek. 90 dakika sonrası da zararlı. 1.5 saatten sonra beyin tam uyku döngüsüne girdiğini zannediyor. Sarhoş gibi, baş ağrısıyla uyanırsınız aman diyeyim.

 

Siesta geleneği yüzyıllardır var

 

Zaten eski insanlara kulak vermekte her zaman fayda vardır. İspanyollar öğleden sonra boşuna ‘siesta’ yapmıyor. Şu an ütopik gibi gelse de birçok büyük şirket öğle uykusunun önemini anlamaya başladı. Mesela bu tarz yeniliklerin öncüsü olan Google… Kaliforniya’daki merkezde ‘sleeping pods’ yani uyku kapsülleri denen koltuklar var. Onun içine girip öğlen 20 dakika kesirmen gerek. Hatta bunu yapmayanlara nedeni soruluyor. ABD’nin önde gelen haber sitelerinden Huffington Post, dondurmacı Ben & Jerry’s, hatta PricewaterhouseCoopers’ta da bir süredir uyku odaları var. Darısı biran önce başımıza!

 

sayfa (45)

, , , , ,

Yorumlarınız benim için çok önemli...