Yakaladık da ne oldu?

Yakaladık da ne oldu?

17 Temmuz 2016 4 Yazar: damladogan

İmdat, alemi Pokemon Go çılgınlığı sardı!

Metro raylarından, camilere, Soykırım Müzesi’nden Meclis bahçesine dört bir yanımız ‘Pokemon’larla çevrildi. İş artık korkutucu bir boyutta… Herkes onları konuşuyor, herkesin elleri telefonlarında… Peki, nedir bize böyle kafayı yedirten? Oyunu kimler oynamalı, kimler oynamamalı? Uzmanlara sorduk. İşte sizler için Pokemon Go rehberi!

 


 

Aslında her şey sadece 11 gün önce başladı. 6 Temmuz’da Avustralya ve ABD’de yayınlandı oyun. Sonra aldı yürüdü… Aslında sadece o ülkelerde oynanması planlanmıştı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Herkes telefonlarının konum ayarlarını değiştirdi. O ülkelerdeymiş gibi indirdi oyunu. Bir anda tüm dünyada yeni bir fenomen ortaya çıktı. Öyle ki geçen hafta Google’da ‘porno’yu geçip en çok aranan şey ‘Pokemon Go’ oldu. Sosyal medya araştırma şirketi Somera’ya göre Türkiye’de Pokemon Go ile ilgili konuşulanlar neredeyse bir milyar erişime ulaştı.

Pokemon çılgınlığına Freud ne derdi?

Çılgınlığın boyutunu anladık. Herkes onu konuşuyor. Peki, ne oldu da böyle ansızın bir oyunun esiri olduk? Biraz da bunu düşünmek lazım… Aslında işin psikolojik gerekçeleri fazlasıyla ilginç! Freudyen bakmak lazım olaya. Yani bilinçaltına inmek… Uzmanlar en önemli etki ‘nostalji’ diyor. Uzman Klinik Psikolog Canan Altındaş’a göre oyun “Hedeflediği kesim için; yani 90’lı yıllarda çocukluğunu veya ergenliğini yaşamış herkes için hayli tanıdık”. İşte bu yüzden de nostaljik bir etki yaratıyor. Altındaş’a göre oyunun bu denli tutma nedeni “Çizgi film karakterlerinin tanıdıklığı ve onları gerçek dünyamızla birleştirdiğimiz bir ‘artırılmış gerçeklikte’ yakalama şansı.”

Bizim nesil için Pokemon ‘yarım’ kalmış bir tutku

Türkiye’deki çılgınlığı anlatan bir analiz daha var. Çocukluğumuzu ve Pokemon’u bir anda kaybetmemizi işaret ediyor. Kendini Pokemon sanıp da camdan atlayan bir çocuk nedeniyle bir anda yayından kaldırılmıştı çizgi film hatırlayacaksınız. Hâlâ Ekşisözlük’te çeşit çeşit, kafiyeli beddualar yazılıyor o çocuk için… İşte bizim için Pokemon’a duyduğumuz tutku, bir anda yarım kaldı. Aslında o dönemde çocukluk ve ergenlik yaşayan yani şuanda 20-30’lu yaşlardaki bizim kuşağın benliğine de büyük zarar verdi bu hamle. Vedalaşamadığımız için kopamadık. Bu yüzden de yeniden bulunca kendimizi kaybedercesine bağlandık.

Ergenlik çağındakiler arayış içinde

Ergenler için ise durum biraz daha farklı. Altındaş’a göre “Onlar zaten hep bir arayış içinde.” Bu yüzden de yenilikleri hayatlarında çok çabuk kabul ediyorlar. “Yeni çıkan ürünlerin başarısı aslında onlara ne kadar satabildiğinizle doğrudan orantılı”. Uzman Psikolog Hande Kızılöz’e göreyse “Pokemon Go ile ergenlik çağındakilerin hissetmek istediği güç ve kahramanlık duygusu günlük hayat içinde karşılanabilir bir olanak oldu.” İşte bu da onları oyuna bağladı.

11 yaşından küçükler oynamasın!

Her şeyin fazlası zarar… Konu oyun olunca da aynı… Kızılöz’e göre “Bir çocuğun gözleriyle gördüğü nesnelerden daha fazlasının var olduğunu hissedebilmesi soyut düşünmeyi gerektirir.” Bu düşünce sistemi de gelişimsel olarak bir çocuğun hayatına 11 yaşından sonra giriyor. Yani bu yaştan önce oyunu oynamak aslında çocukların gelişimi için olumsuz etkilere sahip. Bu nedenle de Uzman Psikolog Kızılöz bu oyunlara bir yaş sınırı getirilmesinden yana. Şimdilik resmi bir yasak olmadığı için de bu konuda da iş aslında ebeveynlere düşüyor.

Rakam rakam Pokemon Go

Günlük Pokemon Go kullanımı 43.2 dakika
Günlük WhatsApp kullanımı 30.3 dakika
Günlük Instagram kullanımı 25.2 dakika

Daha ilk haftasında oyunu sadece ABD’de her gün aktif olarak oynayanların sayısı 21 milyon. Bu, tarihte bir ilk. Candy Crush’ın en popüler olduğu dönemde bile bu rakam 20 milyondu.

Oyun firmaya günde 1.6 milyon dolar para kazandırıyor

 

Fitness ölçümü yapan uygulamalara göre oyun piyasaya çıktıktan 9 gün sonra insanların attıkları adım sayısı günde ortalama 8 bin 375 arttı. Bu, insanların Pokemon avlayayım derken normalden %62.5 daha fazla hareket ettiğini ortaya koyuyor.

Oyunun %100’deki telefon pilini tüketme hızı: 2 saat

 

Yeni başlayanlar için 5 soruda Pokemon Go

 

1. Nedir ki bu Pokemon Go?
Yeni nesil bir oyun kendisi… 1990’lardaki çizgi filmin akıllı telefonlara uyarlanmış hali. Belli lokasyonlarda Pokemon dediğimiz ‘cep canavarları’ var. Siz etrafta yürüdükçe haritada onları bulabiliyorsunuz. Yanına ulaştığınızda da Poke Toplarınızı atarak yakalıyorsunuz o hayvancıkları. Sanki çizgi filmin içine ışınlanmışsınız gibi… Ne izlediysek şimdi sanal gerçeklikle aynısını yaşayabiliyoruz. Üstelik telefonunuzun konumu önemli. Mesela parktaysanız daha çok böcek ya da çim kategorisindeki Pokemonlar geliyor. Deniz ya da göl kenarındaysanız ördek, balık gibi su kategorisindekiler… Gece ise hayaletler… Bu yüzden de tüm Pokemonları yakalamak için sürekli farklı farklı yerlere gitmeniz gerek… Yakaladığınız Pokemonları yine dış dünyanın belli noktalarında belirlenmiş GYM adı verilen yerlere gidip savaştırıyorsunuz. (Mesela Ankara’da CHP ve MHP Genel Merkezleri GYM olarak belirlenmiş) Böylece onlar deneyim, siz puan kazanıyorsunuz.

2. Oyunun iyi yanları neler?
Aslında oyun sağlıklı yaşam ve sosyalleşme açısından büyük öneme sahip. Netice giderek obezleşen toplumlardan bahsediyoruz. Şimdi hepsi sokakta Pokemon avlayacağım diye yürüyüp duruyor. Ayrıca insanlar belli noktalarda toplandıkları için tanımadıkları birçok kişiyle de tanışıp sosyalleşme imkânı buluyor. Bir dönem “Gezi” aşklarından bahsederdik. Şimdi anlaşılan hayatımıza, “Pokemon” oynarken tanışıp evlenenler girecek.

 

3. Yok mudur çılgın tavsiyeler?
Olmaz olur mu? Mesela en çok yapılan telefonunun GPS ayarlarıyla oynamak. Böylece normalde erişiminizin olmayacağı Pokemonları yakalayabilirsiniz. Telefonunu insansız hava aracına bağlayanlar bile var.

 

4. Bu çılgınlık nereye kadar gider?
Pokemonların bol olduğu yerlere pusu kurup soygun yapan çeteler çoktan çıktı. Şimdi pazarlama için kullanılması gündemde. Birçok firma oyuna nasıl dâhil olabileceklerinin hesabını yapıyor. Pokemonların eğitim merkezlerinin olduğu yerlere çoktan ünlü yiyecek ve içecek markaları stant kurmaya başladı. ABD’de Demokratların Başkan Adayı Hillary Clinton miting noktalarını Pokestop’lara göre belirliyor. “Gelin hem birbirinizle savaşıp puan kazanın, hem de bize üye olun” Tweetleri atılıyor kampanya ekibi tarafından.

 

5. En iyi Pokemon hangisi?
Bu konuda objektif olamayacağım. 20 yıldır görüşüm aynı. En iyi Pokemon kesinlikle Jigglypuff’tır. Şarkı söyleyip herkesi uyutuyor daha ne olsun. Bu aralar işe geç kalırsak yeni bir bahanemiz var: “Dün akşam bir Jigglypuff yakalamıştım da, farkında olmadan uyutmuş beni…”

 

pokemongo