ABD seçimlerini anlama kılavuzu

2016/11/06 Donald Trump,Dünya,Obama,Siyaset damladogan

Soluklar tutuldu. Tüm dünya iki gün sonra, Salı günü yapılacak ABD Başkanlık seçimlerine kilitlenmiş durumda. Kolay değil bir süper devin lideri, önümüzdeki 4 yılın politikalarının mimarı belirlenecek. Üstelik seçilmesi beklenen o 2 aday birbirinden bambaşka. Peki, nasıl olacak bu seçim işi? Gelin anlatayım.


 

fullsizerender-1

 

Halk nasıl seçim yapıyor?

ABD seçim sistemi bizimkinden epey farklı… Halk başkanı aslında doğrudan seçmiyor. Kullanılan oylar “Electoral College” yani “Seçiciler Kurulu” seçmeye yarıyor. Bu kurul toplam 538 üyeli. 270 üyeyi kazanan seçimi kazanmış sayılıyor. Her eyaletin seçiciler kurulundaki üye sayısı nüfusuyla orantılı. Yüzde 1 bile daha fazla oy alan o eyaletteki üyelerin tamamına sahip oluyor. Yani bir aday delege sayısı fazla olan eyaletleri kazanırsa, oy oranı diğer adaydan düşük bile olsa seçimi kazanabiliyor. Örneğin 2000 yılında Demokratların adayı Al Gore toplamda Cumhuriyetçi aday George W. Bush’tan 500 bin fazla oy aldı. Ama Bush kritik eyaletleri önde bitirip, daha fazla seçiciler kurulu üyesi kazanınca seçimi de kazanmış oldu.

 

İnsanlar neden Donald Trump’a bu kadar karşı?

Birçok kişiye göre Donald Trump ciddi bir siyasi figür değil. Somut siyasi önerilerden ziyade çelişen vaatlerde bulunduğu iddia ediliyor. Başkan Obama ondan bahsederken “ABD Başkanı seçilecek kişi en azından ülkelerin yerlerini ve liderlerinin isimlerini bilmeli” diyecek kadar ileri gidiyor. Trump kızdığı engelli bir muhabiri kürsüde konuşurken taklit ediyor, Meksikalılara ‘tecavüzcü’ diyor, sık sık kadınlarla ilgili aşağılayıcı ifadeler kullanıyor. Anlayacağınız pek çok kesimin tepkisini çekiyor. ABD seçim tarihinde yaşanmasa da normalde tarafsız duran gazeteler de ünlü isimler de açık açık taraflarını belli ediyor.

 

Peki, yine de Trump kazanabilir mi?

Valla olur olur. Son anketlerde Clinton ve Trump arasındaki oy farkı 1 puana kadar indi. Ama farklı bir teori de var. Bazı uzmanlara göre iki aday da tarihin en az sevilen adayları. Birçok kişi aslında Clinton’a oy vermek istemiyor. Ama ne olur ne olmaz Trump seçilir endişesiyle mecburen ona oy verecekler. Anketlerde oy farkı açılınca insanlar rahatlar da sandığa gitmezler diye kaygı vardı. Anketler başa baş olunca Clinton’ın da oyu artabilir deniyor.

 

Oy farkı nasıl oldu da son anda kapandı?

İşte tüm seçimin en sansasyonel yanı bu. Oylardaki bu hızlı oynamanın nedeni tamamen magazinsel. Olay, durmadan konuşulan e-posta ve ses kaydı meselelerinde… Clinton 2015’te hacklenmiş, dışişleri bakanıyken Yahoo e-posta hesabından yaptığı yazışmalar ortaya çıkmıştı. Devlet sırrı olabilecek bu e-postalar için neden bakanlığın adresini değil de kişisel hesabını kullanıyor da Amerikalıların güvenliğini tehlikeye atıyor diye çok sert tepki çekti. FBI konuyu araştırdı. Temmuz 2016’da soruşturmaya gerek olmadığına karar verdi. FBI ne derse desin Clinton, Trump’ın dilinden hiç kurtulamadı. Ta ki kendi ses kayıtları ortalığa düşene kadar. 7 Ekim’de, 2005 yılına ait bir ses kaydı ortaya çıktı. Evli bir kadını baştan çıkarmaya çalıştığını anlattığı o kayıtlarda Trump kadınlar hakkında cinsel içerikli ve çok kaba ifadeler kullanıyordu. Gündeme bomba gibi düştü haliyle… Eşi “Erkek muhabbeti” diyerek Trump’ın arkasında dursa da anketlerde büyük düşüş yaşadı. Ardından Trump tarafından taciz edildiğini iddia eden kadınlar bir bir çıktı ortaya. Sayı 10’u geçti. Ortalık çalkalanırken gözleri tekrar Clinton’a çeviren FBI oldu. Clinton’ın sağ kolu Huma Abedin boşanma davası sırasına eşinin 15 yaşında reşit olmayan bir genç kızla cinsel içerikli yazışmalar yaptığını iddia edince evdeki tüm bilgisayarlara el konuldu. Ama iş beklemedikleri bir noktaya geldi. Yapılan incelemelerde Clinton’ın Yahoo adresinden yolladığı e-postaların bir önceki soruşturmada fark edilenden çok daha fazla olduğu belirlendi. Devlet sırlarına özen göstermediği şüphesi doğunca FBI ikinci kez soruşturma başlattı. Seçime 11 gün kala gelen bu haber Trump’ın yaptıklarını unutturup iki aday arasındaki oy farkını bir anda kapattı.

 

Neden eşler de bu kadar ön planda?

Bu yıl seçimler kadar başkan adaylarının eşleri de olaylı. Hillary Clinton’ın eşi zaten malumunuz, ABD’nin eski Başkanı Bill Clinton. Taa üniversitedeyken sırayla başkanlık yapma hayali kuruyormuş ikili. Ama Bill Clinton’ın çapkınlık hikâyeleri seçim kampanyası boyunca hayli başını ağrıttı Hillary Clinton’ın. Trump’ın eşi Melania Trump deseniz o apayrı bir vaka. Eski model, yeni mücevher ve saat tasarımcısı kendisi. Trump’ın göçmen karşıtı söylemlerine rağmen aslında o da bir göçmen. Slovenyalı. Ama yasal yollardan gelip Yeşil Kart almış olmakla savunuyor kendini. En büyük skandalı ise geçen aylarda oldu. Cumhuriyetçi Parti Kongresi’nin açılışında yaptığı konuşmada bir bölüm olduğu gibi First Lady Michelle Obama’nın 2008 Demokrat Parti Kongresi’ndeki konuşmasının aynısıydı. Konuşmayı yazan (kopyalayan) danışman kovuldu. Donald Trump ise “Michelle Obama aynı konuşmayı yapınca gülüyorsunuz, benim eşim yapınca olay oluyor” diyerek yaşananları tiye aldı.

 

Kimin kızı daha popüler?

Clintonların tek kızı Chelsea adeta bir proje çocuk. 1980 doğumlu. Doğduğundan beri göz önünde. En iyi eğitimi alıp, mükemmel evliliği yapan bir ‘Amerikan Rüyası’ adeta. Trump’ın ise 5 çocuğu var. En ünlüsü 3 çocuk annesi 34 yaşındaki Ivanka Trump. Eski bir model. Şimdilerde ise iş kadını kimliğiyle ön planda. Cumhuriyetçi Parti’nin kongresinde yaptığı konuşma o kadar beğenildi ki bir sonraki seçimlerde onun başkan adayı olması için sosyal medyada şimdiden kampanyalar başlatıldı.

 

Kim ne kadar zengin?

Aslında çok tartışılacak bir yanı yok. Donald Trump, New York’u gökdelenlerle donatan, kentin siluetini değiştiren isim. 3.7 milyar dolarlık serveti var. 33 ülkenin milli gelirinden daha fazla… Clinton ailesinin serveti ise 110 milyon dolar seviyesinde.

 

Seçimlerde sadece 2 aday mı var?

Hayır. En az bir eyalette seçime girecek 31 aday var. O adaylar arasında savcı da var satış elemanı da ekonomi profesörü de… En ön plana çıkan isim ise 51 eyaletin tamamında da Trump ve Clinton’ın rakibi olacak Özgürlükçü Parti’nin adayı Gary Johnson. New Mexico eyaletinin eski valisi kendisi. 2012’deki seçimlerde 1 milyon oy alarak büyük sürpriz yaratmıştı. Bu yıl da gözler üzerinde. Katıldığı bir TV programındaki gafıyla yine gündeme oturdu. Sunucunun “Halep’te yaşananlarla ilgili ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Halep ne demek?” diye yanıt verip herkesi şaşırttı. Hatta günlük jargona yaşanan ani şaşkınlığı anlatmak için “Aleppo moment” yani “Halep anı” diye bir söz bile soktu.

 

Seçim neden Salı günü?

Başkanlık seçimleri 4 yılda bir Kasım ayının ilk Salı günü düzenleniyor. Bu tarihe 1845’te karar verilmiş. O dönemde halkın çoğu geçimini tarımla sağlıyormuş. Bu nedenle de hem hasatın tamamlandığı hem de çok insanların at sırtında oy verecekleri merkezlere gelebilecekleri çok soğuk ve yağışlı olmayacak Kasım ayı seçilmiş. Salı günü olmasının da özelliği var. İnsanlar pazar gününü kiliseye ayırdıkları için pazartesiye yetişemezler diye salı günü seçilmiş.

 

İLGİNÇ BİLGİLER

 

* Trump 1990’da “Hayaletler Beceremez ki” filmindeki rolü ile Altın Ahududu En Kötü Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı.

* Clinton 1997’de “It Takes A Village” adlı kitabının CD kaydı ile “En İyi Müziksiz Anlatım” dalında Grammy Ödülü kazandı.

* Trump içki içmiyor ama kendi votka markası var.

* Hillary Clinton üniversite yıllarında sıkı bir Cumhuriyetçi’ydi. Hatta kapı kapı gezip insanları ikna ediyordu. Siyasi görüşünü değiştiren Bill Clinton’la ilişkisi oldu.

* Trump katıldığı TV programında bölüm başına 375 bin dolar aldı.

* Hillary Clinton’ın hayali astronot olmaktı. Ama 14 yaşındayken başvurduğu NASA’dan “Kadınları kabul etmiyoruz” diye ret yanıtı aldı.

* Trump tam bir temizlik hastası. Bu yüzden insanlarla tokalaşmıyor. Onun yerine elini çakmayı tercih ediyor.

* Clinton görev yaptığı 4 yılda 112 ülkeye giderek tarihin en çok seyahat eden dışişleri bakanı oldu.

img_6133


 

, , , , ,

Related Post

Dünyayı kurtaracak adam

Y kuşağı dünya sahnesine İspanya’da çıktı

Dinleyen dinleyene!

Bal kabağının İrlanda’dan ABD’ye yolculuğu

Yorumlarınız benim için çok önemli...