Karanlıkta uyanmak ya da uyan(a)mamak işte bütün mesele bu

2016/12/11 Sağlık,Yaşam damladogan

Son günlerde kendinizi yorgun ve huysuz hissediyorsanız yalnız değilsin. Gün aydınlanmadan uyanmak birçoğumuzun dengesini alt üst etmiş durumda. Çünkü karanlıkta uyanmak aslında insan doğasına aykırı… Ama demokraside çareler tükenmez. Madem saatler geri alınmıyor, buyurun size, en azından uyandığımız saatte gün aydınlanmış olana kadar uygulayabileceğiniz birkaç yöntem…

 


Bu aralar kime dokunsanız bin dertli. Öğlene kadar herkes zombi gibi dolaşıyor etrafta. Sürekli “Hasta mısın” sorularına maruz kalıyoruz. Hâlbuki yanıt basit: “Sadece uykumuz var.” Alt tarafı bir saat geri almak değilmiş meğer… Bu yaz saati-kış saati uygulamasının kalkması bütün dengemizi bozdu.

Öğrenciler ilk dersleri karanlıkta yapıyor

Zifiri karanlıkta uyanıyor, alacakaranlıkta ofise ulaşabilmek için yola koyuluyoruz. Ama işe giden kesim olarak yine nispeten şanslıyız. Birçok okulda ilk 2-3 ders yapılırken bile hava daha aydınlanmamış oluyor. Refah seviyemiz benzesin diye özeniyorduk ama yanlış anlaşıldı. Resmen ‘havamız’ İskandinav ülkelerine döndü. Hal böyle olunca da bir depresyondur, yorgunluktur gidiyor. Sosyal medya kampanyalarla dolu… Saatlerin tekrar bir saat geri alınması isteniyor.

Gün ışığı hormonları harekete geçiriyor

Peki, bir saatlik değişim bizi neden bu denli etkiledi? Cevabı aslında çok net: “Çünkü doğamıza aykırı.” Uyumamızı sağlayan hormonun adı melatonin. Bu hormon havanın kararmasıyla birlikte salgılanmaya başlıyor. Güneş doğduğu zaman ışık melatonin hormonunu baskılıyor. O anlarda bir yandan da uyanmamızı sağlayan ‘kortizol’un seviyesi yükseliyor. Sağlıklı bir şekilde uyanmak işte bu ikisinin dengesine bağlı. İkisinden birinde eksiklik olduğunda yataktan çıkmak için kendimizi sürüklerken büyük acı çekiyoruz. İşte şu an yaşadığımız tam da bu. Güneşin doğması birçok ilde saat 08:00’i buluyor. Ancak bu saatte birçoğumuz kalkmış hatta yola bile çıkmış oluyoruz.

Mutlu hissetmek de ışığa bağlı

Gün ışığının harekete geçirdiği bir hormon daha var. O da “seratonin.” Yani kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan mutluluk hormonu. Karanlıkta uyanmak bunu da olumsuz etkiliyor. Anlayacağınız bizde herhangi bir problem yok, mutsuz uyanmamız gayet normal. Böyle uyanınca, gün de ‘mutsuz’ geçiyor haliyle. Seratonin olmayınca enerjisiz, kafamız karışık ve uykulu oluyoruz. Bu şekilde yola çıkıyor hatta araba kullanıyoruz. Tabii bu da sadece mutsuzluk değil, trafikte büyük tehlike yaratıyor.

Gün ışığı yoksa kendiniz yaratın

Şimdilik bu uygulama bu şekilde devam edecek gibi görünüyor. Peki, en azından sağlığımızın daha az etkilenmesi için neler yapabiliriz? Öncelikle dikkat etmemiz gereken konu ışık meselesi. Aydınlıkta uyanmamız gerekiyor bu çok net. Bu nedenle de gerekirse yapay ışık bulmamız lazım. Bunun için seralarda bitkiler için kullanılan güneş ışığı lambaları bir çözüm olabilir. Tam spektrumlu floresan lambalar da tavsiye ediliyor. En basiti bu lambaları zaman ayarlı bir prizle kullanmak… Işığın, uyanmak için alarmı kurduğunuz saatten 15-20 dakika önce yanması yeterli. Farkı hissedeceksiniz.

Kahve önemli, ama ne zaman içilecek?

Uyanmak için amiyane tabirle resmen ‘abandığımız’ kahveyle ilgili de bilinmesi gerekenler var. Kahvenin bizi uyandırabilmesi için vücudumuza kafeini en doğru zamanda vermemiz lazımmış. Ve maalesef bu birçoğumuzun yaptığı gibi uyanır uyanmaz değil… Araştırmalara göre sabah saat 06:00 ve 10:00 arası kahve içmek için en ‘kötü’ zaman. Nedeni uyanmamızı sağlayan hormon kortizol… O sabah saatlerinde zaten yüksek. Onu yok sayıp kahve içmek aslında vücudumuza zarar veriyor. Bir süre sonra vücut kendisini uyandırması gerekenin kortizol hormonu olduğunu unutuyor. Onun yerine sürekli kafein takviyesi bekler hale geliyor. Kahve içilecek zaman dilimleri ise kortizol seviyesinin doğal olarak düştüğü; 10:00-12:00 ve 14:00-17:00 saatleri arası. İlk başlarda vücudu normal dengesine sokmak biraz zor olabilir. Ama başarabilirsiniz. Uzmanlara göre vücudun zaten doğal dengesi olduğu için, biraz zorlamayla doğal döngüye 1-2 hafta içinde ulaşabilirsiniz.

document-page-001

, , , , , ,

Yorumlarınız benim için çok önemli...