Prensesler de ağlar

2017/06/18 İlişkiler,Portre damladogan

Mükemmel bir düğün, arka arkaya doğan iki veliaht prens, davetler, yardım çalışmaları… Dışarıdan bakınca Prenses Diana ve Prens Charles’ın peri masalı gibi bir hayatı vardı. Ama gerçekler dışarı yansıtılandan çok farklıymış. Diana’nın biyografi kitabı için 1992’de yapılan ancak ölümünün 20’nci yılında yeni yayınlanan röportajlarına göre güzeller güzeli prenses meğer ağır depresyondaymış. Hatta defalarca intihar teşebbüsünde bulunmuş. Yani o da günümüzdeki gibi içeride fırtınalar koparken, dışarıya mükemmeli oynayanlardanmış.


Son dönemde herkes sosyal medyada “mükemmel” hayatı yaşıyor. Sürekli yiyor, içiyor, geziyor, eğleniyor. Aslında içten içe hepimiz biliyoruz ki o sanal yaşam gerçekten çok uzak. Ama kabullenmek zor. Hatta İngiltere’de geçen ay yapılan bir araştırmaya göre Instagram ruh sağlığını en kötü etkileyen uygulama. Herkes diğerlerinin hayatını sorunsuz sanıyor. Fakat Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 300 milyon kişi depresyonda. Yani neredeyse her 100 kişiden 4’ü… Üstelik bu rakam giderek artıyor. Bunun en ilginç örneği geçen hafta ortaya çıktı. Mükemmellikle özdeşleşen isimlerin başında gelen Prenses Diana’nın da aslında neler neler yaşadığı ortaya çıktı. Herkes şok oldu.

Yıllarca herkes onu konuştu

Tüm dünyanın gözünün üstünde olduğu bir isimdi Prenses Diana. İngiltere tahtının bir numaralı varisi Prens Charles ile düğünü, çocukları, boşanmaları, yeni sevgilisi hep olay oldu. Ağustos 1997’de trajik bir trafik kazasında yaşamını yitirdiğinde cenaze törenini canlı yayında tam 2.5 milyar kişi izledi. Yani o zamanki nüfusla neredeyse her iki kişiden biri… Ölümünün 20’nci yılı yaklaşırken bu kez bir kez daha gündemde. Hem de yıllar önce hakkında yazılan bir kitabın, ortaya çıkan yeni detaylarıyla…

Ünlü yazar kitaba en özel detayları da ekledi

Ünlü yazar Andrew Morton 1992 yılında Diana hakkında “Her True Story” yani “Onun Gerçek Hikayesi” isimli bir biyografi kitabı yayımladı. Kitap görgü tanıkları ve arkadaşların anlattıklarıyla yazıldı denildi. Kimse Diana’nın gerçekten de Saray’ın kurallarını hiçe sayıp bir yazara en özelini anlattığını düşünmemişti. Ancak Prenses’in 1997’deki ölümünün ardından Morton kitabı revize etti. Diana’nın gizli gizli Morton’a röportajlar verdiği, biyografisi için bizzat yardım ettiği ortaya çıktı. Morton bu kez Diana’nın ölümünün 20. yılı için kitabı yeniden yayımladı. Sakladığı akıl almaz detayları da çekinmeden ekledi.

Peri masalında intiharın ne işi var?

Buna göre herkesin imrenerek izlediği, zarafet sembolü Prenses Diana aslında çok ağır bir depresyon içindeydi. Bir yılı bulmayan ilişkinin ardından hızlı bir kararla Prens Charles ile nikah masasına oturmuştu. O 19 yaşında bir anaokulu öğretmeni, Charles ise 31 yaşında, İngiltere’nin veliaht prensiydi. Her genç kızın rüyasıydı yaşanan. Prenses prensine kavuşmuştu. Temmuz 1981’de hayalleri süsleyen bir düğünleri oldu. Milyonlar onun yerinde olmak istiyordu. Ama gelin görün ki Diana hiç mutlu olmadı. Kitapta ortaya çıkan yeni detaylara göre, henüz balayından döndükleri gün Diana mutsuzluktan bileklerini kesmeye çalıştı, son anda durduruldu. Kitabın eski versiyonlarında bu hep birilerine atıfla anlatılıyordu. İlk kez Diana’nın ağzından neden intihar etmek istediğine dair detaylara yer verildi.

Charles’ın tek sözü bulumiya yaptı

Diana ve Charles tanıştıklarında, Charles Diana’nın 6 yaş büyük ablasıyla birlikteydi. 9 aylık ilişkileri iddiaya göre Charles’ın büyük aşkı (2005 yılında evlendiği şu andaki eşi) Camilla yüzünden bitti. Daha sonra Charles ve Diana yakınlaştı. Kısa sürede evlilik teklifi geldi. Ancak iddiaya göre sorunları daha nişanlandıkları hafta başladı. Prens Charles’ın eşinin dış görünüşüne çok önem veren bir yapısı vardı. Yanındaki kadının hep güzel olmasını istiyordu. Nişandan sonra bir ara kolunu Diana’nın beline dolayıp biraz “tombullaştığını” ima etti. Öyle özel bir anda Diana için kaldırabileceğinden fazla bir yüktü. Hemen gitti belini ölçtü. 73 santimetreydi. 5 ayda, düğüne kadar belini 60 santimetreye indirdi. Ama bu sırada bulumiya oldu. Kilo almamak için ne yese kusuyor, ağır sorunlar yaşıyordu. Sarayın onlarca kuralı altında ezilen 19 yaşında gencecik bir kızdı, dayanamıyordu.

Eski sevgiliyi kıskançlıktan ölmek istedi

Düğünden birkaç gün önce Charles’ın Camilla ile telefonda konuştuğunu duydu. “Ne olursa olsun seni hep seveceğim” diyordu. Ayrılmak istedi, ailesi “Artık çok geç” diyerek vazgeçirdi. Düğün günü de hayli travmatikti. Diana’nın anlatımına göre düğünde Camilla ile göz göze geldikleri anda Charles ile aralarında hala çok özel bir ilişki olduğuna emin oldu. Balayı boyunca her gece Camilla ile ilgili kabuslar gördü. Zaten defalarca yalanlansa da birkaç yıl sonra da magazin basını bu yasak ilişkiyi ortaya çıkardı. Diana çok zor günler geçiriyordu. Fakat içinde fırtınalar kopsa da dışarıya yansıtılan hep farklıydı. Düğünden sadece birkaç ay sonra tüm dünyaya beklenen o haber verildi. Yeni veliaht prens yoldaydı.

Bayıldı üstüne Prens’ten azar işitti

Çift mutluluk pozları veriyor, davetlere katılıyordu. Ama Diana’nın durumu her geçen gün kötüleşti. Günlerce yemek yemediği oluyordu. Artık iyiden iyiye kemikleri sayılıyordu. Her davet öncesi arabadan inmeden dakikalarca ağlıyor, sinir krizleri geçiriyordu. Kalabalık önüne çıkmaktan korkar hale gelmişti. Verilen ilaçlar da onu sakinleştirmeye yetmiyordu. Diana ilişkilerinin sembolü olarak 1986 yılından bir anısından bahsediyor. Vancouver’da gittikleri bir açılış sırasında bir anda bayıldı. Ancak anlattığına göre Charles’tan üstüne bir de azar işitti. “Neden gidip de bir köşede kendi kendine bayılmadın da beni rezil ettin” diye kavga ettiler. Bu da evliliklerinde sonun başlangıcı oldu.

 

, , , , , , , ,

Yorumlarınız benim için çok önemli...