Kırmızı stiletto kadınları ayaklandırdı

Artık telefonlardaki yazışmalarımızda kelimeler yerine emojilerle konuşuyoruz. Ancak bir süredir kadınlar bu sevimli görsellere savaş açmış durumda. Bakın neden…


Sosyal medya bir süredir kadın ayakkabılarını tartışıyor. Ama gerçeğini değil, emojisini… Akıllı telefonunuzda ‘ayakkabı’ kelimesini yazdığınızda, otomatik tahmin seçeneği karşınıza hemen kırmızı topuklu bir ayakkabı emojisi çıkarıyor. Emojiler arasında olan 3 kadın ayakkabısı seçeneği de topuklu… İşte bir süredir buna tepki gösterenlerin sayısı iyiden iyiye arttı. Eleştiriler ortak… Bu ayakkabılar kadınları temsil etmiyor diyorlar. Özellikle de kırmızı stilettonun dişilikle özdeşleştirilmesine tepki gösteriyorlar. ABD’li aktivist Florie Hutchinson bunu bir adım öteye taşıdı. Emojiler arasına babet eklenmesi için kampanya başlattı. Üstelik önemi bir kazanım elde etti bile.

Babet ilk toplantıda gündeme alınacak

Emojileri yaratan ve sürekli güncelleyen organizasyonun adı Evrensel Kod Konsorsiyumu. (Evet, sırf bu işten sorumlu bir grup var!) Bilgisayar şirketleri ve gönüllüler oluşturuyor. Hutchinson onların dikkatini çekmeyi başardı. Hatta Kasım ayında komitenin yapacağı ilk toplantıda gündeme bile alındı. Şimdi tek yapması gereken daha çok destek bulup sesini daha güçlü duyurmak. Kadınlar olarak yaşadıklarımız malum. Şort giydik diye tepki gösteren, elimizi sıkmayı tehdit algılayan zihniyetlerle mücadele etmek zorundayız. Günlük yaşamımız zaten fazlasıyla zorlu. “Bunlarla uğraşırken kalkıp bir emojiye mi takılmışlar” diye soruyor olabilirsiniz. Ancak bu tamamen sembolik bir hareket… Hareketimizi kısıtlayan, tüm ayağımızı yara bere içinde bırakan yine de sırf ‘güzel’ olacağız diye mazoşistçe ayağımızdan çıkarmadığımız o stilettolara da bize dayatılanlara da başkaldırı… Kırmızı stilettolar aslında çok uzun süredir seksapalitenin sembolü olarak görülüyor. Kadın hakları savunucularının bile kullandığı bir ikon haline gelmiş. Erkeklerden oluşan “Walk a mile in her shoes” yani “Onun ayakkabılarıyla bir mil yürü” inisiyatifi üyeleri 2001’den bu yana bu simgeyi kullanıyor. Dünyanın dört bir yanında düzenlenen organizasyonlarda erkekler kırmızı topuklu ayakkabılar giyip 1 mil yani 1,6 kilometre yürüyorlar. Böylece kadınların yaşadıkları zorluklara dikkat çekmeye çalışıyorlar.

Yıllardır güzel olmak can yakıyor

Bu adımlar da soruna dikkat çekmek için yapılanlar da önemli. Çünkü güzel olmayanın ya da o kalıba girmeye çabalamayanın ağır bedel ödediği bir dünyada yaşıyoruz. İşe girerken de terfi ederken de bir kıstas olduğu araştırmalarla kanıtlanmış bir durum. ABD’li hukuk profesörü Deborah L. Rhode’un 2010’da yaptığı bir araştırmaya göre görüntümüz için kadınlar olarak dünya genelinde yıllık 200 milyar dolar harcıyoruz. Üstelik ödediğimiz sadece maddi değil, manevi bedeller de var. Akciğerlerimize oksijen gitmesinden vazgeçip daracık korselerle saatler geçiriyoruz mesela. Ya da elbise içinde güzel duracağım diye karnımızı içeri çekmekten yorgun düşüyoruz. Araştırmalara göre bunlar hep çocukluğumuzdan bu yana bize öğretilenler yüzünden. ABD’deki Kenyon Üniversitesi Sevgililer Günü kartları, Cadılar Bayramı kostümleri ve çizgi film karakterlerini incelemiş. Buna göre kadın figürlerin yüzde 90’ı Pamuk Prenses gibi ‘dekoratif kostüm’ diye adlandırdıkları cicili bicili kıyafetler giyiyor. Erkek karakterlerin yüzde 80’i ise Örümcek Adam gibi özgürce hareket etmelerini sağlayacak fonksiyonel kostümler içinde. İşte bu da bilinçaltına kadın ve erkekler için farklı roller oturtuyor. Küçük bir kız çocuğuyken başlayan bu algı, büyüyünce de devam ediyor. Anlayacağınız bir kırmızı topuklu ayakkabı ya da babet emojisi dünyayı değiştirmeyecek belki evet. Ama yıllardır en basit hakları için mücadele eden kadınlara bir umut ışığı yaratacağı kesin.

 

, ,

Related Post

Tampon vergisine son

Yorumlarınız benim için çok önemli...