Akıllı telefonların yarattığı yeni hastalık: Telebaskı

2017/12/10 Sağlık,Sosyal Medya damladogan

Kahvaltı yaparken, uyumadan hemen önce, sinemada, hatta en özel anlarımızda… Telefona gelen bildirimlere ve mesajlara bakmadan, üstelik cevap da vermeden duramaz hale geldik. Psikologlar buna bir isim bile buldu: Telepressure yani telebaskı.


Modern zamanların büyük derdi… Telefona bir bildirim geldi mi anında bakmak, mesaj ya da e-posta ise yanıtlamak için yanıp tutuşuyoruz. İşin içinde flört bile olsa durum değişmiyor. Âdettendir 10-15 dakika bekleteyim desen bile olmuyor. İnsan yeni mesaj bildirimini gördü mü sanki dünya duruyor, o mesaj cevaplanmadan da hayat devam etmiyor. Araştırmalara göre bu da üzerimizde büyük bir stres ve baskı oluşturuyor.

Mesaja 10 dakika cevap gelmezse panik oluyoruz

80 milyon nüfuslu Türkiye’de 66 milyon internet abonesi var. Genç nüfusta ise internet kullanım oranı yüzde 90’ları buluyor. Yani artık elimiz ayağımız gibi bir parçamız internet. Her an online yani erişilebilir durumdayız. Çok değil bundan 5-6 yıl önce bir SMS yollar cevap gelsin diye saatlerce beklerdik. Ama şimdi işler değişti. WhatsApp’tan attığımız mesaja 5 dakika cevap gelmese işkilleniyoruz. 10 dakika cevap gelmezse felaket senaryoları yazıyoruz. Karşımızdaki ya bizden nefret ediyor ya da başına bir şey geldi zannediyoruz. İnsanlardan bunu bekleyince kendimiz de aynısını yapıp hemen her gelen mesaja cevap vermek istiyoruz. ABD’deki Northern Illinois Üniversitesi’nden akademisyenler derinlemesine araştırmış ve sorunun adını koymuş: Telepressure yani Türkçe ismiyle telebaskı. Nerede olursan ol ya da etrafında ne oluyor olursa olsun gelen mesajlara, e-postalara ya da sesli mesajlara anında cevap verme dürtüsü diye tanımlıyorlar.

Sadece iş değil, hiçbir mesajı kaçırmıyoruz

Araştırmacılar 2015 yılında bu ismi ilk bulduklarında konunun sadece iş hayatıyla ilgili olduğunu düşünüyorlardı. O dönemdeki rakamlara göre ABD nüfusunun yüzde 52’si işten önce ve sonra e-postalarını kontrol ediyor, hasta bile olsalar gelen her e-postaya cevap verme zorunluluğu hissediyorlardı. Hatta yıllık izindeyken e-postalarına bakanların oranı yüzde 44’ü buluyordu. Araştırmacılara göre bu, iş ve özel hayat arasındaki ayrımı yapamamaktan kaynaklanıyordu. Hatta o dönemde “Patronunuza bunu borçlu değilsiniz” temalı çok sayıda yazı yazılmıştı insanları uyarma amaçlı. Ancak aradan geçen 2 yılda işleri değişti. Geçen aylarda araştırmanın devamı yapıldı. Buna göre olay artık sadece iş e-postalarını durmadan kontrol etmekten çıkmış. Artık sanal ortamdan gelen her türlü mesaja anında cevap verme zorunluluğu hissediyoruz.

Gençler de işkolikler kadar telebaskı mağduru

Raporda detaylı rakamlara da yer verilmiş. Mesela 2011’de yapılan bir araştırmaya göre cerrahların neredeyse yarısı ameliyat sırasında telefondan mesajlaştıklarını kabul etmiş. Her anımızın bu baskıyla geçmesi riskleri de artırıyor. Örneğin, mesaja hemen cevap vereceğim diye araba kullanırken mesaj yazmaya çalışmak kaza riskini 23 kat yükseltiyor. Araştırmaya göre durum gençler için de vahim. Snapchat, Instagram, Facebook… Genç nüfus artık tüm bu sosyal medya hesaplarını eş zamanlı idare ediyor. Aynı anda WhatsApp’tan da onlarca gruba cevap yetiştirmeye çalışıyor. Haliyle akıllı telefonlarına yapışık halde yaşıyorlar. Hatta akıllı telefon sahiplerinin yüzde 28’i gece bile telefonlarını kontrol etmek için uyanıyor. Araştırmaya göre, telebaskı aynı iş hayatında olduğu gibi gençlerin hayatında da büyük stres yaratıyor. Her an erişilebilir olma derdi tükenmişlik hissine neden oluyor. Uyku ve konsantrasyon sorunları yaratıyor. Kalp hastalıkları ve obezite riski yaratıyor.

Baskıyı azaltmak için birkaç öneri

Peki, ne yapmak lazım? Fransa Ocak ayında çalışanlara “bağlantıyı kesme” hakkı tanıdı. Yani işten çıktıktan sonra artık e-postalara bakmak zorunda değiller. Henüz bu hakka sahip olmadığımıza göre, hazır yeni yıl arifesinde kendi kendimize alacağımız yeni kararlarla yetinmemiz gerek. Eğer ekrana bakmadan ve mesajlara cevap yazmadan duramıyorsanız telefonunuzu ara ara sessize almak önemli bir başlangıç. E-posta ya da mesaj bildirimlerini kapatmak da bir seçenek. Uzmanlar mutlaka gün içinde kendinize “ulaşılamaz” özel zamanlar ayırın diyor. Hele de işin içinde flört durumları varsa… Ne kadar eski moda derseniz deyin bekletmenin gücü olduğu konusunda tüm uzmanlar hemfikir. Psikologlar hayvanlara yemek vererek deney bile yapmış. Kolu çekince hemen yemek gelirse değeri kalmıyor. Bilinmez olmak şart. Yani gelen mesaja anında cevap vermek de karşı tarafın sizi garanti olarak görmesine neden oluyor ve çekiciliğinizi azaltıyor. Anlayacağınız öngörülebilir olmamak gerek. Bir dahaki sefere hoşlandığınız kişiden mesaj geldiğinde önce derin bir nefes alıp bu yazıyı hatırlayın.

, , ,

Yorumlarınız benim için çok önemli...