Dünyayı kasıp kavuran adamın bir günü

2017/12/17 Donald Trump,Portre damladogan

Kimine göre günde 12 diyet kola içtiği için aşırı asabi. Kimi ise gündemi kendi belirlemezse çıldırmasını gerekçe gösteriyor… Her ne olursa olsun, Amerikan Başkanı Trump tek lafıyla Orta Doğu’da yeni bir kriz yarattı. Peki, günlük rutini bize onunla ilgili neler anlatıyor?


Dünya ABD Başkanı Donald Trump’ın tek imzayla fitilini ateşlediği Kudüs kriziyle boğuşuyor. 3 din için de kutsal sayılan Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin ardından sadece Filistin değil tüm dünya ayakta. Pardon, ABD dışındaki tüm dünya… O, kuyuya bir taş attı. Herkes onu çıkarmakla meşgul. Ama kendi ülkesinde gündem bambaşka. Onlar Trump’ın bu kararından çok günlük alışkanlıklarını tartışıyor. New York Times gazetesi geçen hafta aralarında Kongre üyeleri, Trump’ın arkadaş ve danışmanlarının olduğu Başkan’ın yakınındaki 60 kişiyle röportajlardan oluşan bir analiz haber yayınladı. Trump’ın günlük rutinini ortaya serdi. Öyle ilginç noktalar vardı ki, ABD’de adeta yer yerinden oynadı.

TV kumandasına kimseyi dokundurtmuyor

Habere göre ABD Başkanı güne 05:30’da başlıyor. Elinde telefon, pijamalarıyla sabah haberlerini izlemesi en önemli alışkanlığı. Trump’a yakın kaynaklara göre sabahları ilk işi sık sık yalan haber yapmakla eleştirdiği ve kavga ettiği CNN’i açmak. Ardından en sevdiği TV kanalı olan Fox News’a geçiyor. Tüm yayınları kaydeden ve sonradan izlemeye imkan veren TiVo sistemini kullanıyor. Eğer haber bültenlerini kaçırırsa mutlaka açıp tekrarını izliyor. Bir de takıntısı var. O televizyonun kumandasına teknik ekip ve kendisi dışında birinin dokunması kesinkes yasak. En büyük derdi haberlerde kendini görmek. Eğer gündemi kendisi belirlemiyorsa büyük rahatsızlık hissediyor. 8 saat diyen eski haberlerin aksine New York Times’a göre günde en az 4 saatini ekran başında geçiriyor. Ancak Trump bu haberi yalanladı. “O kadar vaktim yok sürekli belge okuyup imzalıyorum,” deyip yalan kaynaklarla yine yalan haber yapıldığını savundu. CNN izlediği haberlerinin de gerçeği yansıtmadığını söyledi. (Tüm haberde tek yalanladığı kısım buydu hatırlatayım.) Trump ayrıca her gün 10’dan fazla gazeteyi elinde keçeli kalemle çize çize okuyup not alıyor.

Günde 12 kutu diyet kola içiyor

Trump’ın bir diğer özelliği ise hiç alkol tüketmemesi. Babasının tavsiyesine uyup ömrü boyunca sadece alkol değil, sigara ve uyuşturucudan da uzak durduğunu söylüyor. Ancak gazeteye göre Trump tam bir diyet kola tutkunu. Aylar önce Trump’ın Beyaz Saray’daki masasına bir buton taktırdığı, ona her bastığında çalışanların kendisine yeni bir kola getirdikleri öne sürülmüştü. Şimdi o iddia bir adım öteye taşındı. New York Times’a göre öyle böyle değil, Trump günde ortalama 12 kutu diyet kola içiyor. Haliyle bu Başkan’ın sağlığıyla ilgili tartışmaları da beraberinde getirdi. Zira yapay tatlandırıcıların kalp krizi ve alzheimer riskini artırdığı söyleniyor. Üstelik bir kutu diyet kolada 42 mg kafein var. Bu, Trump’ın sadece koladan günde 504 mg kafein alması demek. Halbuki yetişkinler için normal kabul edilen sınır 300-400 mg. Fazlası kalpte ritim bozukluğu, uykusuzluk, asabiyet, baş ağrısı, sersemlik ya da ishal gibi rahatsızlıklara neden olabiliyor. Hatta ileri durumlarda kişi halüsinasyon görebiliyor, kaslarını kontrol edemez hale geliyor.

Yıllardır fast-food düşkünlüğü ile biliniyor

Trump’ın yemek tutkusu da diğer başkanlardan farklı. 1995 yılında eski eşi Ivana Trump’la birlikte bir pizza markasının reklamında oynamıştı. Yıllar geçse de alışkanlıkları değişmedi. Beyaz Saray’da akşamları sık sık hamburger ve pizza yiyor. Resmi uçağı Air Force One’da tavuk kanadı yerken görüntülenmişliği bile var. Yurt dışı ziyaretlerinde de liderlerle birlikte fast-food restoranlarına gittiği biliniyor. Japonya’da Başbakan Şinzo Abe’yle gittikleri hamburgerci kısa sürede ülkenin en popüler noktası oldu. Daha önce katıldığı bir talk showda hamburger sipariş verirken asla kendi ismini kullanmadığını, onu sevmeyen bir çalışan çıkmasından endişe ettiğini söylemişti.

Her gün golf oynamadan asla

En büyük tutkularından biri de golf oynamak. Kendisine ait çok sayıda golf sahası var. Hatta geçen haftalarda attığı bir tweette “Bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefonda görüşeceğim, öğleden sonra da golf oynamaya gideceğim” diye yazmıştı. Porto Riko’yu vuran Maria Kasırgası sonrası bile golf oynarken görüntülenmesi büyük tepkilere yol açmıştı.

Tweet atarken kimseyi takmıyor

Twitter tutkusu malumunuz. Şu ana kadar 37 bine yakın Tweet atmış, 44.7 milyon takipçisi var. Selefi Obama ise şu ana dek 15 bin Tweet atmasına rağmen 98 milyon takipçiye sahip. Çok sık uyarılmasına ve özellikle Rusya ve Kuzey Kore ile birçok kriz yaratmasına rağmen tweetlerini atarken kimseye danışmıyor. Biri bir şey söylese bile dinlemiyor. Zaten bu huyu da meşhur… En yakın çevresindekiler söylemediği sürece hazırlanan en ciddi raporlardaki bilgilere bile inanmıyor.

Oval Ofis yolgeçen hanı gibi

Trump’ın gün içinde en çok ilgisini çeken konu CIA Direktörü’nün Kuzey Kore ile ilgili verdiği brifingler. Ancak diğer başkanların aksine kalabalıkta çalışmaktan zevk alıyor. Eski Başkan Obama için Oval Ofis sadece birkaç kişinin önceden randevu alarak girebileceği ‘kutsal’ bir alandı. Trump ise Oval Ofisi toplantı salonu gibi kullanıyor. Yardımcılarına, arkadaşlarına, onu ziyaret etmek isteyenlere kapı her zaman açık. Hava atmaya, insanları müze misali gezdirmeye bayılıyor. Hatta kendi cebinden para verip Beyaz Saray’ı ‘süslüyor’. Son olarak dev kristal bir avize aldı.

, , ,

Related Post

Trump görevden alınır mı?

Trumplı dünya nasıl bir yer olacak?

Google’da en çok ne aradık?

Beyaz Saray’ın en seksi First Lady’si

Yorumlarınız benim için çok önemli...